

"Allah'tan korkma." Allah'tan korkma, yüce makamlardan birisidir. Bu, imanın gerektirdiği şeylerdendir. Allahu Teala bu konuda şöyle buyurmuştur: "Şu halde eğer iman etmiş kimseler iseniz onlardan korkmayın, benden korkun. "(Al-i İmran 175) "Şu halde insanlardan korkmayın, benden korkun. "(Maide 44) "Kulları içinden ancak alimler Allah'tan (gereğince) korkar. "(fatır 28) Bundan önce "Ben sizin içinizde Allah'ı en iyi bileniniz ve O'ndan en çok korkanınızım"(Ahmed İbn Hanbel, VI, 122) hadisi geçmişti. Kul, Rabbine ne kadar yakın olursa onun dışındakileri bir yana bırakarak ondan o derece korku içinde olur. Allah'Cı Teala melekleri "Onlar üstlerindeki Rablerinden korkarlar"(Nahl 50) şeklinde nitelerken Nebileri "O Nebiler ki Allah'ın gönderdiği emirleri duyururlar, Allah'tan korkarlar ve ondan başka kimseden korkmazlar"(Ahzab 39) şeklinde nitelemektedir. Allah'a yakın olanların (mukarrabCın) korkuları daha fazla olur. Çünkü onlardan, başkalarından istenmeyen şeyler talep edilir ve onlar bu mertebelerinin hakkını verirler.
Zira o kulun Allah için yapmas1 gereken şey, erişmiş olduğu mertebeye şükretmektir. Dolayısıyla onun işgal ettiği mertebenin yüceliğinden dolayı yapacağı şükür katlanır. Kul istikamet üzere dosdoğru olduğunda korkusu ya kötü akıbete uğramaktan kaynaklanır. Çünkü Allahu Teala "Allah kişi ile onun kalbi arasına girer"(Enfal 24) buyurmaktadır. Ya da derecesinin nispeten eksikleceği endişesinden kaynaklanır. Bu kişi doğru yoldan sapmışsa korkusu yaptığı fiilin kötü akıbetindendir. Bu korku, pişmanlık duygusu ve günahtan vazgeçmekle birlikte ona fayda sağlar. Çünkü korku, yapılan fiilin çirkinliğini bilmekten ve o fiile karşı yöneltilen tehdide inanmaktan ve kendisine tövbe etmenin nasip olmayacağı düşüncesinden kaynaklanır ya da kişinin Allahu Teala'ın bağışlamayı dilediği kişilerden olmadığı düşüncesinden doğar. Netice olarak kul günahından korkmakta, Rabbinden kendisini bağışladığı kimselerin zümresine katmasını talep etmektedir. Bu konuya bundan önceki hadis de dahildir. O hadiste şöyle bir cümle yer almaktaydı: "Bir diğeri de varlıklı ve güzel bir kadının davet ettiği erkektir ki o 'ben Allah'tan korkarım' der." Bu konuya giren bir başka hadis ise mağaraya sığınan üç kişiden söz eden rivayettir. Onlardan birisi Allah korkusuyla bir kadından çekinen ve kendisine verdiği malı ona bağışlayan erkektir. Bu hadisin açıklaması Enbiya Bölümünde İsrailoğulları başlığı altında geçmişti.
"Amelinin kötülüğünü düşünerek" bu kişinin kefen soyucu olduğu daha önce geçmişti. "Fe zerrCınl" Bu fiil "tezriye" kökünden türeme olup, zerrelere parçalamak imlamınadır. "TezrCıhu'r-riyah = rüzgarın savurduğu"(Kehf 45) tabiri de bundandır. "Onu Allah'ın merhamet etmesi telafi eder." Yani ortadan kaldırır. İbn Ebi Cemre şöyle demiştir: Burada sözü edilen kişi, inanmış bir mu'mindi. Çünkü o hesaba çekileceğine ve yapılan kötülüklere ceza verileceğine kesin olarak inanmıştl. Yaptığı vasiyete gelince, her halde bu tövbenin geçerli olması için onların dininde caizdi. İsrailoğullarının şeriatında tövbelerinin geçerli olması için kendilerini öldürmesi biçiminde bir hüküm olduğu sabittir.
Hadisten Çıkan Sonuçlar 1- İbn Ebi Cemre'ye göre bu hadisten bir şeye ona yakın olanla isim vermenin caiz olduğu anlaşılmaktadır. Çünkü hadiste "hadarahu'l-mevtu =ona ölüm gelip çattı" denilmektedir. Oysa bu durumda o kişiye gelip çatan ölüm değil, onun ön alametleridir. 2- Hadisten Muhammed ümmetinin fazileti ve üstünlüğü anlaşılmaktadır. Zira bu ümmete böylesi ağır şer'i mükellefiyetler getirilmemiştir ve hoşgörülü bir din (el-hanmyye es-semha) getirilmek suretiyle ihsanda bulunulmuştur.
3- Hadisten Allahu Teala'ın kudretinin ne kadar büyük olduğu anlaşılmaktadır. Zira o sözkonusu kişinin bedenini ezilip ufaltılarak dağıldıktan sonra toplamış bir araya getirmiştir. Biz de şu hatırlatmayı yapalım: Bunların kıyamet günü alacaklara dair bir haber verme olduğu daha önce geçmişti.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.