

Allah sizi yeminlerinizdeki lağivden (yemin kastı gütmeden yemin etmekten) dolayı sorumlu tutmaz: Şafii bu başlık altında zikredilenHz. Aişe hadisini delil kabul etmiştir. Çünkü Hz. Aişe radıyallahu anhii ayetIerin nazil olmasına şahitlik etmiş olup ayetIerde kastedilen manayı başkalarından daha iyi bilmektedir. Bu ayetin "Hayır, vallahi", "Bilakis vallahi" gibi söiler hakkında nazil olduğunu belirtmiştir.
Ebu Hanife ve arkadaşları ise lağiv yeminini, kişinin doğru sandığı bir konuda yemin edip daha sonra bu durumun aksinin ortaya çıkması olarak tarif etmiş ve geçmişle ilgili olduğunu söylemişlerdir. Lağiv yemininin gelecekle ilgili olduğu da söylenmiştir. Kişi doğru zannederek bir şey hakkında yemin eder' ancak daha sonra yeminin aksi gerçekleşir. Rebia, Malik, Mekhul, el-Evzaı, Leys de aynı görüşü benimsemişlerdir. Ahmed İbn Hanbel'den bu konuda iki görüş naklediimiştir. İbnu'l-Münzir ve bir başkası İbn Ömer, İbn Abbas ve diğer bazı sahabilerden, Kasım, Ata, Şa'bi, Tavus, Hasan-ı Basri'den Hz. Aişe radıyallahu an ha hadisinde delalet edileni nakletmiştir. Ebu Kılabe 'hayır vaııahi, bilakis vaııahi' benzeri lafızların Araplar arasında çokça kuııanıldığını, bu lafızlarla yemin kastedilmediğini, bunların birer bağlaç işlevi gördüğünü belirtmiştir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin bu kitapta geçtiği hadis sayısıdır.