

İmam Buharl'nin attığı başlığın açık ifadesi, bir Müslüman değersiz ve hayırsız insanların arasında kaldığında ne yapacaktır? şeklindedir. Başlıkta geçen "elhusale" kelimesinin tefsiri Rikak bölümünün baş taraflarında geçmişti. Bu başlık Taberi'nin rivayet edip, İbn Hibban'ın sahih olarak değerlendirdiği Ebu Hureyre hadisinde geçen bir ifadeden alınmıştır. Bu rivayete göre Nebi s.a.v. "Ey Abdullah b. Amrl Ahidleri ve emanetleri yok olmuş, ihti!afa düşüp şu hale gelmiş -Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem parmaklarını birbirine geçirerek gösterdi- rezi! ve kötü insanların arasında kaldığında durumun nice olacaktır?" Abdullah "Bana ne emredersiniz?" diye sordu. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Kendi yakın çevrene yapış! Onların avamını kendinden uzak tut"
buyurdu. "Sonra o kullar Kur'an'dan bilgi alırlar, daha sonra da sünnetten öğrenirler." Bu ifade onların sünneti öğrenmeden önce Kur'an'ı öğrendiklerine işaret etmektedir. Hadisteki "sünen" kelimesinden maksat ister vacip, ister mendub Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem' den öğrendikleri şeyler anlamınadır. "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bize emanetin (dünyadan nasıl kaldırıldığını) da şöyle haber verdi." Bu Huzeyfe'nin beklediğini dile getirdiği ikinci hadis olmaktadır. Onun beklediği, emanetin -nadir olanlar hariç- bu sıfatla nitelenen hiçbir kimse kalmayacak derecede yeryüzünden kaldırılmasıdır. Hadisin son kısmında güvenilir olarak nitelenecek kimselerin azlığını gösteren ifade bu hükmü zedelemez. Zira bu yargı, öncekilerin durumuna nispetendir. Huzeyfe "Bugün ise ben filan ve filandan başka kimseyle alışveriş edemez oldum" şeklindeki ifadesi ile yetiştiği son asırdaki kimselere işaret etmektedir. ilk döneme nispeten onlardaki güvenilirlik daha azdı. Huzeyfe'nin ileride beklediğine gelince, emanetin nadir olanlar hariç ortadan yok olmasıdır.
"Emanetin eseri uçuk bir nokta halinde kalır." Bunun manası emanetin hadiste nitelenen eseri hariç olmak üzere hiç kalmayacağıdır. Örnekte geçen '\:...5')1" renkteki siyahlıktır. Aynı şekilde "....." çalışmanın avuç içinde su toplama şeklinde meydana getirdiği eserdir. "....." yani eli su toplayıp, kabarClk bağladı demektir. Arapçada "........" onun eli şişip, su topladı demektir.
Kısacası hadis, emanetin yeryüzünden kaldırılacağı, emin olarak nitelenen kimselerin yok olacağı ve insanın emin iken hain haline geleceği uyarısında bulunmaktadır. Bu, hıyanet ehli kimselerle bir arada bulunan kişilerde görülür. Çünkü bu tip bir kişi, hain haline gelir. Zira arkadaş, arkadaşına uyar. "Öyle bir zaman yaşadım ki. .. " Huzeyfe bu ifadesiyle emanetin o zamana göre azalmaya başladığına işaret etmektedir. Huzeyfe'nin vefatı Hz. Osman'ın katledilmesinden kısa bir süre sonraya hicri 36 yılının başına rastlar. Huzeyfe değişikliğin baş gösterdiği zamanın bir kısmına yetişmiş olduğundan buna işaret etmektedir. ibnü't-TIn "Emanet"
gizlenen ve mükellefte varlığını ancak Yüce Allah'ın bildiği bir niteliktir, demiştir. İbn Abbas şöyle demiştir: Emanet, kulların yapmaları emredilen farzlarla kendilerine yasaklanan şeylerin tümüdür. Bazılarına göre emanet itaattir, bazıları ise mükellefiyetlerdir demişlerdir. Emanetin Yüce Allah'ın kullarından aldığı ahid olduğunu söyleyenler de olmuştur.
Bu ihtilaf, "Biz emaneti göklere, yere ve dağlara teklif ettik"(Ahzab 72) ayetinin tefsirinde zikri geçen emanetin açıklaması konusunda da vuku bulmuştur. et-Tahrfr müellifi şöyle demiştir: Hadiste sözü edilen "emanet" ayette zikri geçen emanetin aynısıdır ki bu bizatihi imandır. Bu emanet, kalpte yerleşti mi kişi kendisine emredileni ifa eder, yasaklanandan kaçar. ibnü'l-Arabi' şöyle demiştir: Huzeyfe hadisinde sözü edilen "emanet"ten maksat imandır.
"Kiminle alışveriş edeceğim diye tasalanmazdım." Rikak bölümünde "Mübayaa" kelimesinden maksadın halifeibe emirlik için bey' at manasında değil, mal ve benzeri ticaret mallarının mübadelesi manasında olduğu geçmişti. Ebu Ubeyd ve başkalarının bu hadiste geçen "mübayaa" kelimesini halifelik şeklinde yorumlamalarına büyük bir tepki gelmiştir ki bu gayet açıktır.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.