

İmam Buhârî'nin kullanmış olduğu bu bâb başlığı bir önceki bâbla ilgilidir. Burada anlatılmak istenen, namazdan çıktıktan sonra beklemenin kalkıp gitmeyi gerektiren herhangi bir ihtiyaç bulunmaması durumuyla ilgili olduğudur. Ashâb-ı kirâm'ın Resûlullah'ın bu telaşlı hareketinden endişeye kapılmaları doğaldır. Çünkü onlar Resûlullah'ın alışılmışın dışında telaşlı bir hareketini gördükleri zaman başlarına kötü bir şey geleceğinden korkarlardı.
Resûlullah'ın "Ben de bu düşüncenin beni alıkoymasını istemedim" şeklindeki buyruğu "Bu düşüncenin beni Allah Teâlâ'ya bütün varlığımı vererek yönelmekten ve teveccüh etmekten alıkoymasını istemedim" anlamına gelir. İbn Battal bu ifadenin başka bir anlama geldiğini söylemiştir: "Bu rivayet göstermektedir ki, bir kimse vermesi gereken sadakayı geciktirirse kıyamet gününde alıkonacaktır."
Bu rivayette geçen "Onun hemen dağıtılmasını istedim" ifadesi Ebu Âsim rivayetinde "Onu derhal dağıttım" şeklinde nakledilmiştir. Hadis’ten çıkarılan sonuçlar: 1. Selâm verip namazdan çıktıktan sonra beklemek gerekli değildir. 2. İhtiyaç dolayısıyla cemaatin omuzlarını çiğneyerek ilerlemek mubahtır, herhangi bir sakıncası yoktur. 3. Namazla alakası olmayan hususları düşünmek namazı bozmaz ve hatta kemalini de eksiltmez.
4. Yapılması caiz olan işlere - namazdan sonra yerine getirmek üzere - namaz sırasında karar vermekte herhangi bir sakınca yoktur. 5. Bir kimse bizzat yapabileceği bir işi başkalarına - vekalet vb. yollarla -devredebilir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin bu kitapta geçtiği hadis sayısıdır.