

İmam Buharî'nin burada naklettiği rivayetlerin özü şudur: Vitir namazının vakti, bütün bir gecedir. Bunun başlangıcı da yatsı namazından sonra şafağın kaybolma anına kadardır. İbnü'l-Münzir'in naklettiğine göre vitirin başlangıç vakti konusunda görüş birliği (İcma) bulunmaktadır. "Resul-i Ekrem (s.a.v.) gece namazını ikişer rekat halinde kılardı" ifadesi gece namazlarının her iki rekatta bir ara verilerek kılınmasının daha faziletli olduğunu göstermektedir. Çünkü Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem hem bunu emretmiş hem de bizzat uygulamıştır. Buna karşılık ara vermeksizin vitir namazını kılmakla ilgili bir emri bulunmadığı halde, sadece bu yönde uygulamaları vardır.
Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bu iki rekatı kılarken sabah namazının farzı için getirilen kamet sesi kulağına gelirdi" ifadesi söz konusu iki rekatın sabah namazının farzından hemen önce kılındığını göstermektedir. Buradan anlaşıldığına göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem namazın İlk vaktini kaçırmamak için kameti duyan bir kimsenin hızlı bir şekilde namazı kılması gibi acele ederdi.
Resulullah (s.a.v.)'in bu şekilde namazı çabucak kılmasının zorunlu sonucu da farzdan önceki iki rekatta kıraati kısa tutmasıdır. İşte Enes İbn Sîrîn'in bu iki rekatta kıraatin ne kadar tutulacağına dair sorusunun cevabı da böylece verilmiş olur. Ayrıca İbn Ömer'in soruya ayrıntılı bir şekilde cevap vermesi eğer ihtiyaç veya zorunluluk varsa cevabın soruda istenenden daha ayrıntılı olabileceğini de göstermektedir.
"Bu tek rekat da seher vaktine sarkardı.’’ Hz. Aişe'nin bu ifadesi vitir namazının vaktinin duruma göre değişebildiğini gösterir. Buna göre Resul-i Ekrem (s.a.v.) eğer bir rahatsızlığı varsa vitir namazını ilk vaktinde, şayet yolcu ise vaktin ortasında kılmıştır. Fakat Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'’in vitir namazıyla ilgili genel uygulaması, bu namazı vaktin sonunda kılmaktır. Zira O'nun gece namazlarındaki asıl alışkanlığı ve uygulaması bu yöndedir. Her şeyin en doğrusunu sadece Allah bilir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin bu kitapta geçtiği hadis sayısıdır.