

Ahmed Davudoğlu açıklaması: Bu hadîsi Müslim Hz. Berâ' İbni Âzîb 'den muhtelif tarîklerle rivayet ettiği gibi, Buhârî «Ezan» ve «Namaz» bahislerinde; Ebu Dâvud, Tirmizî ve Nesaî dahi «Namaz» bahsinde muhtelif râvîlerden rivayet etmişlerdir. «Yalan söylemez bir zâttır.» Sözünü hangi râvîlerin söylediği ihtilaflıdır. Yahya b. Maîn ile Humeydî ve îbn'ül-Cevzî'ye göre bu sözü söyleyen Ebu îshâk 'dır. Bununla Abdullah b. Yezîd'in yalan söylemediğine işaret etmiştir. İşareti Hz. Berâ'e ait zannetmemelidir. Çünkü Berâ' (R.A.) Sahâbîdir. Sahabeyi kiramın ise tezkiyeye ihtiyaçları yoktur. Hatîb-i Bağdadî: «Eğer bu söz ishâk'ınsa Abdullah b. Yezîd hakkındadır; Abdullah'ın ise Berâ'e aittir.» demiştir. Hattâbî dahî: Bu söz râvî hakkında bir töhmet icâb etmez. O ancak doğruluğun hakikatini ifâde eder. Zîrâ bir ravînin iyice bilinmesini ve rivayet ettiği hadîsle amel edilmesini istedikleri vakit râvîlerin âdeti böyle te'kîdler yapmaktı. Meselâ Ebu Hureyre: Sâdık ve masduk olan Halîlimden işittim; derdi...» demektedir. Kaadî îyâz dahî aynı yoldan giderek: «Râvî bu sözle tâ'dili kasdetmemiştir. O bununla hadîsi takviye etmek istemiş ve hadîsi hiç bir suretle müttehem olmayan Berâ' îbni Âzib’in rivayet ettiğini söylemiştir.» demiştir. Nevevî: «Bu sözün mânâsı: Hadîsi bana Berâ' rivayet etti. Bilirsiniz ki Berâ' müttehem olmayan bir zâttır. Binâenaleyh size ondan rivayet ettiğim hadîslere îtimâd edin! demektir.» diyor. Bu söylenenlerden anlaşılıyor ki «Yalancı değildir.» sözü Hz. Berâ' hakkında söylenmiştir. Nitekim hadîsin ikinci rivayetinde Abdullah b. Yezîd'in: «Bana Berâ' rivayet etti -ki yalancı değildir.-» demiş olması da bunu gösterir. Bir de hadîsde Berâ' dan sonra zikredilen (Hüve) zamîri kaide îcâbı zikredilen isimlerin en yakınına ait olur (ki o da Berâ') dır. Yahya. b. Maîn'in Hz. Berâ'i yalandan tenzih etmesi Abdullah b. Yezîd dahî sahabeden olduğu halde onun hakkında bir şey söylememesi Hz. Abdullah'in sahabeden olup olmadığına ihtilâf edildiğindendir. Yahya b. Maîn onun sahâbi olduğunu kabul etmemiştir. Filhakika bâzıları onun sahâbî olmadığını söylemiş; imam Ahmed, Ebu Hatim ve Ebu Dâvud bu bâbda tevakkuf ederek bir şey söylememişler. İbni Abdi I-berr, Dâre Kutnî ve diğer hadîs ulemâsı onun sahâbî olduğunu isbât etmişlerdir. Hz. Abdullah'in bu hadîsi rivayet etmesine sebeb Taberânî'nin rivayetine göre, Kufe'de vali bulunduğu sıralarda cemaata namaz kıldırması ve cemâatin imamdan evvel rüku ve secdeye varmaları, başlarını imamdan önce kaldırmalarıdır.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.