

Ahmed Davudoğlu açıklaması: Bu rivayetleri Buhârî «Kitâbu's-Salât»'da biri birine yakın yerlerde tahrîc ettiği gibi birinci rivayeti Ebu Dâvud dahî «Salât-'da, ikinci rivayeti İbni Mâce yine «Kitâbu's-Salât'da tahrîc etmişlerdir. Anlaşılıyor ki Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz minberin yanı basma durarak cemaata imam oluyormuş. Çünkü Mescid-i Nebevî'de mihrâb yoktu. Minberle kıble duvarının arasmda da koyun geçecek kadar bir aralık vardı. Bunun sebebi ilk saffda olanların birbirlerini görebilmeleridir. İkinci rivayette de işaret edildiği vecihle: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in mescidinde mushafın konulmasına mahsus bir yer vardı. Bu yer Hz. Osman zamanından beri malum idi. Hadîsin bir rivayetinde Sandığın arkasında namaz kılardı.» denilmesine bakılırsa mushafın bir sandık içine yerleştirildiği ve bir direğin yanma konulduğu anlaşılıyor. Yanına mushaf sandığı yerleştirilen direk «muhacirler direği» nâmı ile mârufdur. Çünkü muhacirler bu direğin yanında toplanırlarmış. Ebu Müslim Hz. Selemetü'bnü Ekva'ın künyesidir. Hadîsden anlaşılıyor kî Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) vaktiyle o direğin yanında namaz kılarmış, bilâhara Hz. Seleme dahî teberrüken onun kıldığı yerde namaz kılmak için orasının boş olmasını kollarnuş. Hz. Âişe'nin: «İnsanlar bu direği bilseler onun yanına durmak için birbirlerine ok atarlardı!» dediği ve onu gizlice îbni Zübeyr'e söylediği rivayet olunur. Onun için Îbni Zübeyr (R.A.) bu direğin yanında çok namaz kılarmış. Îbni Battal: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sahrada değnekten sütre yaptığına göre mescidin direğini kendisine sütre yapması evleviyette kalır. Çünkü sütre yapmak için direk değnekden daha muhkemdir» diyor. Bundan da anlaşılıyor ki Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz direği sütre olarak kullanırmış.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.