

Ahmed Davudoğlu açıklaması: Bu hadîsin bâzı rivayetlerini Buhârî Mevâkîtü's - Salât» ve «Sıfatü'n-Nar» bahislerinde; Ebu Dâvûd ile Tirmizî «Namaz» bahsinde muhtelif râvîlerden tahrîc etmişlerdir. Zemahşerî 'nin beyânına göre «ibrâd»ın hakikati soğuğa girmek demekdir. Maksad namazı soğukda îfâ etmek. Yâni namazı soğuk zamanda kılmak demekdir. Soğuk zamandan murâd dahî, sıcağın şiddetinin kırıldığı hissedilen zamandır. Zîrâ sıcağın şiddeti, namazda huşû'a mâni olur. Hattâbî diyor ki: «İbrâd : Sıcağın öğle zamanındaki şiddetinin kırılmasıdır. Çünkü öğle zamanındaki kaynar sıcağa izafetle sıcağın biraz kırılması soğumak sayılır. Yoksa serinlik zamanına bırakmakdan murâd, namazı günün sonuna; akşam serinliğine bırakmak değildir. Zira bunda bütün imamların kavillerinden hârice çıkmak vardır.» Öğle namazını serinliğe bırakmanın hikmeti hususunda ihtilâf edilmişdir. Bâzılarına göre bu geciktirme meşekkati def etmek içindir. Çünkü sıcağın şiddeti huşû'u giderir. Bir takımları zeval vakti, cehennem kükrediği için namazın geri bırakıldığını söylemişlerdir. Burada şöyle bir suâl hatıra gelebilir: «Namaz rahmete sebepdir. Onu kılmak dahî azabın define vesile olur. Binâenaleyh nasıl olmuşda Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) o hâlde namazın terkini emretmişdir?» Bu suâle iki türlü cevap verilmişdir. 1) Ya'merî'ye göre, ta'lîl şeriat sahibi tarafından gelirse mânâsı anlaşılmasa bile kabulü îcâb eder. 2) Ehl-i Hikmet'e göre, zeval zamanı gadab-ı ilâhînin zuhur ettiği zamandır. Binâenaleyh o zamanda talepde bulunmanın hiç bir faydası yokdur. Bundan yalnız izinliler müstesnadır. Nitekim şefaat hadîsinde beyân edildiği vecîhle kıyamet gününde şefaat hususunda bütün Peygamberler, ümmetlerinden özür dileyecek yâni şefaat edemiyecekler, bizim Nebiimiz Mubammed Mustafa (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ise hiç bir i'tizârda bulunmıyacak zîrâ şefaat için kendisine izin verilecekdir. Ulemâ : «Cehennemin kükremesi bir teşbih ve temsildir; yânî öğle zamanının sıcağı, cehennemin kükremesi gibi şiddetli olur, ma'nâsınadır.» derler. Bâzıları bu sözün hakikat olduğunu söylemişlerdir. Bu takdirde öğle zamanındaki şiddetli sıcak hakîkaten cehennemin kükremesi te'sîri ile olur. Hadîs-i şerifde zikri geçen müezzîn'den murâd: Hz. Bilâl (Radiyallahû onh»'dır. Zîra hadîsin bâzı tarîklerinde ismi sarahaten zikredîlmişdir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.