

Tahric: Tirmizi, 2638; Tuhfetu'I-Eşraf, 5099
NEVEVİ ŞERHİ İÇİN TIKLA AÇIKLAMA: Hz. Sunabihi'nin ağlaması ya gördüğü Ölüm ızdırabına yahud bundan sonra Ubade (r.a.)'den istifade edemeyeceğine hamledilirse de en münasibi, huzur-ı ilahiye çıkılacağını hatırladığı için ağlamış olmasıdır. «fçinde sizin için hayır bulunan hiç bir hadîs işitmemişimdir ki onu sizlere rivayet etmiş olmayayım.» ifadesinin mefhumu muhalifinden anlaşılan mana —ki içinde hayır bulunmayan hadîslerdir— muhataplara nis-betledir. Yoksa her hadîsde hayır vardır. Hadîs-i şerifin bu cümlesinden pek ala anlaşılıyor ki rivayeti gizlenen hadîslerin teklif yani emir ve nehiy ifade eden, delillerden olmamaları icabeder. Bu babta Kaadi îyaz şunları söylemektedir: «Bu hadisde Ubadet ü'b nü's-Samit'in zarar ve fitneye sebeb olacağından korktuğu ve her aklın kaldıramayacağı bir şeyi gizlediğine delil vardır. Bu gizleme amel icab etmeyen ve içinde hudud-i şeriy-yeden bir hadd bulunmayan hadisde olur. Bunun gibi bir amel icabetmeyen, zaruriyyattan da olmayan yahud avammın, akılları kavrayamayan veya ravisine yahud dinleyene bir zararı dokunacağından korkulan hadîsleri, ba husus münafıklara veya amirliği ve iyi namları olmayan bir kavve Ebu Saİd-i Hııdrî (R.A.) gibi birçok sahabe-i kirama yetişmiştir. Aslen Mekkeli ise de Beyti Makdis'de yaşamış; Ömer b. Abdilaziz'in hilafeti zamanında vefat etmiştir.
141 NOLU HADİS İÇİN SENED BİLGİSİ: "İbn Adan ... ağladım, yavaş ol, dedi." (1/227) İbn Adan, İmam Ebu Abdullah Muhammed b. Adan el-Medeni'dir. Velid b. Utbe b. Rabia kızı Fatıma'nın azatlısıdır. Abid ve fakih birisi idi. Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in mescidinde bir ders halkası vardı, fetva da verirdi, tabUnden birisidir. Ashab-ı Kiram'dan Enes ve Ebu't-Tufayl'e yetişmiştir. Bu açıklamaları Ebu Nuaym yapmıştır. Ayrıca Enes ve tabiinden rivayet nakletmiştir. Onunla ilgili ilginç haberlerden birisi de annesinin karnında üç yıldan fazla kaldığıdır. Hakim Ebu Ahmed de el-Küna adlı kitabında şöyle diyor: Muhammed b. Adan tabUn arasında sayılır. Kendisince haflZ birisi olmamakla birlikte başkası onun sika bir ravi olduğunu söylemiştir. Müslim burada onun rivayetini mutabaat olarak zikretmiştir. Müslim'in asıl rivayetler arasında onun hiçbir rivayetini zikretmediği söylenir. Allah en iyi bilendir. Senette geçen Muhammed b. Yahya b. Habban ismindeki "Habban"in ha harfi fethalıdır. TabUndendir, Enes b. Malik (r.a.)'dan hadis dinle miştir. İbn Muhayr"ız'in adı ise Abdullah b. Muhayriı b. Cunade b. Vehb elKuraşi el-Cumahi' dir. Cumah oğullarından olup Mekki' dir. Ebu Abdullah . künyeli tabUnden üstün bir zattır. Aralarında Ubade b. es-Sam it, Ebu Mahzure, Ebu Said el-Hudri ve başkalarının da bulunduğu ashab-ı kiram'dan bir topluluktan hadis dinlemiş, Beytu'l-makdis'te yerleşmiştir. el-Evzai der ki: Kim Birilerine uyacaksa İbn Muhayriz gibisine uysun çünkü yüce Allah, İbn MuhayrlZ gibi birisinin bulunduğu bir ümmeti asla saptıracak değildir. Reca b. Hayve de İbn Muhayriı'in vefatından sonra şunları söylemiştir: Allah'a yemin ederim ben İbn Muhayriı'in hayatta kalmasını yeryüzündekiler için bir em an olarak değerlendiriyordum. es-Sunabihi'nin adı ise Ebu Abdullah Abdurrahman b. Useyle elMuradi'dir. es-Sunabih ise Muradlıların bir koludur, kendisi de üstün bir tabUdir. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)' in yanına gitmek üzere yolculuğa çıkmış, kendisi yolda iken Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in ruhu kabzedilmişti. O sırada Cuhfe'de idi, onun varışından beş ya da altı gün önce vefat etmişti. Bundan dolayı Ebu Bekr es-Sıddık ve ashab-ı kiram' dan çok kişiden (Allah hepsinden razı olsun) hadis dinlemiştir. Hadis ile uğraşmayan kimseler sözkonusu ettiği es-Sunabihi'nin adını sahabi olan es-Sunabih b. el-A'ser (r.a.) ile karıştırabilirler. Allah en iyi bilendir. Şunu bil ki, bu isnatta oldukça güzel isnat inceliklerinden bir incelik vardır. O da şudur: Hepsi de birbirinden rivayette bulunan tabiundan dört kişi bu senette bir araya gelmiştir: İbn Aclan, İbn Habban, İbn Muhayriz ve esSunabihı. Allah en iyi bilendir. "es-Sunabih]"den, o Ubade'den, (es-Sunabihl) dedi ki: Onun yanına girdim ... " Bu benzeri çokça görülen bir rivayet tarzıdır. Bunda güzel bir sanat ve incelik vardır. Takdiri de şöyledir: es-Sunabih],' den rivayete göre o Ubade'den şunları söylediği bir hadis nakletmiştir: (1/228) Onun yanına girdim ... Bunun bir benzeri de biraz sonra yakında iman bölümünde: "Üç kişiye edrleri iki defa verilir" hadisinde gelecektir. Müslim (rahimehuııah) dedi ki: Bize Yahya b. Yahya tahdis edip dedi ki: Bize Huşeym, Salih b. Salih'den, o eşŞa'b]"den rivayetle dedi ki: Bir adamın eş-Şa'bi"ye soru sorduğunu gördüm. Dedi ki: Ey Ebu Amr, bizim önümüzde Horasan ahalisinden şöyle diyen kimseler vardır. eş-Şa'b]' dedi ki: Bana Ebu Burde babasından tahdis etti. .. "(hadis 385 numara ile gelecektir.) HADİS'İN AÇIKLAMASI: İşte bu hadis de şu anda üzerinde durmakta olduğumuz hadis türündedir. Takdiri şöyledir: Huşeym dedi ki: Bana Salih, eş-Şa'bl' den bir hadis nakletti. Bu hadiste Salih dedi ki: Ben bir adamı gördüm, eş-Şa'bl'ye sorup dedi ki ... Bunun benzeri pek çoktur. Bunların çoğuna yüce Allah'ın izniyle yerinde dikkat çekeceğiz. Allah en iyi bilendir. "Yavaş ol!" Bana müsaade et, süre tanı demektir. Cevheri dedi ki: Bir kişiye: (~.J 4 ~): Yavaş ol be adam" denilir ve her harfi sakin telaffuz edilir. İki kişiye, çoğula ve müennese de böyle hitap edilir. Mühlet ver, süre tanı, anlamındadır. Sana bu şekilde yavaş ol denilecek olursa sen (olumsuz olarak): "(<4I)\J J.p '1): Allah'a yemin ederim süre tanımıyorum" diyebilirsin, olumsuz olarak: "(~ '1): Süre tanımak yok" demezsin. Yine "(~ ~ <4I)IJ J.p lo ~): Allah'a yemin olsun ki hiçbir mühletin de sana hiçbir faydası olmaz" dersin. Allah en iyi bilendir. "Sizin için kendisinde hayır bulunan her bir hadisi ... " Kadı lyaz (rahimehuııah) dedi ki: Bu hadiste herkesin aklının kaldıramayacağı, zarar ve fitne verebileceğinden korktuğu hadisleri sakladığına delil vardır. Bu ise herhangi bir ameli gerektirmeyen şeriatın hadlerinden herhangi bir haddin bulunmadığı hadisler için sözkonusudur. Bir ameli gerektirmeyen, rivayeti zorunlu olmayan, avamın aklının kaldıramayacağı, söyleyenine ya da dinleyenine zarar verileceğinden korkulan, özellikle münafıklar ile ilgili haberleri ve emirlik ile ilgili haberleri ihtiva eden, güzelolmayan birtakım niteliklerle nitelenmiş bir topluluğun tayin edildiği, başkalarının yerilip lanetlendiği türden hadisleri rivayet etmediklerine dair ashabdan (Allah hepsinden razı olsun) gelmiş benzeri pek çok rivayet bulunmaktadır. Allah en iyi bilendir. "Ölüm etrafımı sarmışken" tabirinin anlamı ölümüm yaklaşmışken, kurtuluştan, hayatımın devam edeceğinden ümit kesmişken ... demektir. etTahrir sahibi der ki: Bu söz aslında aleyhine düşmanları toplanmış ve üzerine geldikleri onun her bir tarafını kurtuluş ümidi kalmayacak şekilde kuşatmaları halinde kullanılır. Onun etrafını sardılar yani bütün yönlerinden onu kuşattılar denilir. (11229) Artık ölümüm yaklaşmış bulunuyor, demek istemiştir. Allah en iyi bilendir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.