

Ahmed Davudoğlu açıklaması: Bu hadîsi Buhârî «Kitâbu't-Tefsîr»de tahrîc etmişdir. Görülüyor ki muhavere Alkame ile Hz. Ebu'd-Derdâ' arasında geçmiş; Ebu'd-Derdâ'nın İbni Mes'ûd kırâeti üzere okuyan bulunup bulunmadığını sorması üzerine Alkame: «Onun kırâeti üzere Kur'ân okuyan ben varım.» demiş. Bunun üzerine Ebû'd-Derdâ' (Radiyallahü anh) ondan İbni Mes'ûd kırâeti üzerine Leyi sûresini okumasını istemiş; o da mezkûr sûrenin başını (kapladığı vakit geceye, erkek ve dişiye yemin ederim!) diye okumuş. Ebud Davudâ' yemîn'ederek kendisinin de Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den bunu böyle okurken işittiğini Lâkin Şamlılar'a bir türlü söz geçiremediğini; Şamlılar'ın bu âyeti (karanlığı kapladığı zaman geceye ve erkekle dişiyi yaratan Allah'a yemîn ederim...) şeklinde okunmasını istediklerini fakat kendisinin, onlara tabî olmadığını söyle-mişdir. Mâzîrî diyor ki : «Bu gibi haberler dinsizlerin Kur'ân-ı Kerîm'in tevatür yolu ile nakline dil uzatmasını mucip olur. Binâenaleyh vaktiyle Kur'ân olarak nazil olduklarını, sonra neshedildiklerini fakat bâzı kimselerin neshi duymadıkları için ilk nazil oldukları şekilde okumaya devam ettiklerini söyliyerek te'vîlde bulunmak îcâb eder. İhtimâl ki bu hadîse bâzı zevatın müttefekun aleyh olan Hz. Osman mushafını duymasından önce vuku' bulmuşdur. Onu duydukdan sonra hiç birinin muhâlefetde bulunacağı zannolunamaz. Hz. Osman Mushaf'ından bütün mensûh âyetler çıkarılmışdır. İbni Mes'ûd (Radiyallahû anh)'dan nakil ulemâsınca sabit görülmeyen birçok rivayetler naklolunmuşdur. İcmâ'a muhâlîf olarak nakledilen sabit rivayet bulunursa, bunları mushafına kendi kanaati olarak yazdığına hamlolunur. Çünkü Hz. İbni Mes'ûd Kur'ân'dan olmadığına îtikaad ettiği bâzı tefsir ve ahkâmı mushafına yazar; bunda bir beis görmezdi. Hâlbuki Hz. Osman'la sâir ashâb-ı kiram bunların zamanla Kur'ândan zannolunması endîşesi ile mushafa Kur'ân'dan başka bir şey yazılmasına cevaz vermezlerdi. Neticede hilaf fıkhî bir mes'eleye müncer oldu. Bu mes'ele mushafa bâzı tefsirlerin yazılıp yazılamaması mes'elesidir. Bir de İbni Mes'ûd 'un mushaf'ından Muavvizeteyn sûrelerinin çıkarılması, onun bütün Kur'an'ı mushafa yazmak lüzumuna kaaîl olmamasından ileri gelebilir. Bu sebeple Muavvizeteyn'den başkâ bütün sûreleri mushafına yazmış; Muavîzeteyn'i ise pek meşhur oldukları için yazmaya lüzum görmemiş olabilir.»

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.