

Ahmed Davudoğlu açıklaması: Cürea: Cerî'in cem'idir. Cerî': Atılgan ve musallat olan kimsedir. Amr r.a.'in; «Ben, sana tâbi olacağım...» demesi: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in, ona : «Sen bu gün için bunu yapamazsın... ilâ ahir...» mukabelesinde bulunması: «Gerçi müslümanlığını îlân ederek bana tâbi olmak ve benimle beraber burada kalmak istiyorsun ama bu gün için buna imkân yokdur. Çünkü müslümanların kuvveti pek zayıfdır. Kureyş kâfirlerinin sana da eziyet etmelerinden korkarım. Sen ecrini kazandın; Müslüman olarak kal, kavminin yanına dön, orada da müslümanlığına devam et! Ne zaman benim muzaffer olduğumu duyarsan, benim yanıma gelirsin.» mânâsına gelir. Sirâ': Sür'at ediyorlar, manasınadır. Bu sür'at: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in getirdiği hak dîne giren hususunda idi. Hz. Amr'in Medine'ye gelişi, Bedir, Uhud, Hendek, hattâ Hayber vak'alarından sonra, Mekke'nin fethinden önce imiş. «Isbatlı şâhidli...» diye terceme ettiğimiz meşhûde ve mahdûra kelimelerinin mânâları: Melekler tarafından şâhid ve hâzır olunmuş yânî meleklerin, görerek şâhid oldukları bir şeydir; demekdir. «Onu mızrağın gölgesi dimdik duruncaya kadar kılmağa devam et!...» cümlesinden murâd: Doğu'ya veya batı'ya meyletmeksizin sol tarafının mukaabilinde duruncaya kadar demekdir ki, buna istiva' hâli derler. Gölge hususunda mızrağın zikredilmesi, araplar bâdiyenişîn oldukları içindir. Onların âdeti günün yarı olup olmadığını anlamak için mızraklarını yere dikerek gölgelerine bakmakdı. Lisân ulemâsı «cehennem» kelimesinin arapça bîr isim olup olmadığında ihtilâf etmişlerdir. Bâzılarına göre bu kelime arapçadır. Ve çirkin mânâsına gelen cühûmetden alınmışdır. Bu takdirde alemiyet ve te'nîsden dolayı gayr-i munsarifdir. Ekseri ulemâya göre ise: «Cehennem» arapçalaştırılmış ecnebî bir isimdir. Gayr-i münsarif olması kendisinde alemiyyet ve ucme bulunduğundandır. Hayâşîm: Hayşûm'un cem'idir. Hayşûm: Burunun yukarıdan nihayet bulduğu yer yâni genizdir. Bâzıları hayâşîm'in, burunla dimağ arasında bulunan bir takım ince kemikler olduğunu söylerler.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.