

Ahmed Davudoğlu açıklaması: Bu hadîsi Buhâri «Kitâbü'lMegazî»'de; bir kısmını da «Temenni» bahsinde tahrîc etmiştir. Hunenyn: Mekke ile Tâif arasında bir vadinin adıdır. Arapların meşhur panayırlarından biri olan «Zülmecâz», Huneyn' in eteğindedir. Buraya «Evtâs» dahi denir. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem); «Siz, isteseniz şöyle şöyle der...» sözü ile «seni kavmin tekzîb etti de, bize sığındın. Seni, evlerimizde misafir ettik, getirdiklerine inandık, sana yardım ettik...» gibi Ensâr'ın hatırlarına gelebilecek söz ve işlere işaret buyurmuştur. Bundan muradı: Tevazu, ve insafını bir daha göstermektir. Aksi taktirde bütün bu husûsâtta minnet Ensâr'a değil, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e aittir. Çünkü kendileri Ensâr diyarına hicret edip, aralarında oturmasa Ensâr'la başkaları arasında hiç bir fark kalmazdı. Onların başkalarından temayüz ettikleri fazilet ve üstünlük ancak ona yâr olmalarındadır. Fahr-i Kâinat (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimizin: «Sizler de Resulullah ile beraber evlerinize dönmeye razı değil misiniz?» sözleri ile bu inceliğe tembih buyurmuştur. Yine aynı cümle Ensâr-ı kiram' in o anda düşünemedikleri büyük bir hakikata işarettir. Bu hakikat başkaları, fâni olan dünyâ mallan ile dönerken Ensâr'ın baki olan âhiret hayatını kazanmış olarak evlerine dönmeleridir. Hattâbi diyor ki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)- «Eğer hicret olmasaydı ben mutlaka Ensâr'dan bir nefer olurdum.» sözü ile Ensâr'in gönüllerini almak, dinleri hususunda kendilerini medh-u sena etmek istemiş hattâ hicret olmasa Ensâr'dan sayılmasını temenni eylemiştir. Yine Hattabi'nin beyânına göre insanın âdedi, yolda olsun mola verilen yerlerde olsun kavminden ayrılmamaktır. Hicaz arazisinin vadileri ve sarp dağ yolları çoktur. Yollar ayrıldığı zaman her kavm-ü kabîle onlardan birini tutar. İşte bu ciheti göz önüne alarak Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Ensâr ile beraber olmak istemiştir. Maamâfih vadiden mezhep mânası kastedilmiş de olabilir. Nitekim araplar: «Filân bir vadide, ben bir vadideydim.» derler. İç ve dış çamaşırı tâbirleri Ensâr-ı kirâm'm Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e yakınlığından kinayedir. Bu sözler Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Ensâr'ın kendisine en yakın insanlar olduklarını anlatmak istemiştir. Hadis-i şerifte zikredilen havuzdan murâd: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'irı mahşer yerindeki havz-u kevseridir. Hadisin son cümlesi ile Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz: «Ölünceye kadar sabredin, öldükten sonra beni havuzumun başında bulacaksınız. Bu suretle sabrınızın mükâfaatını görecek, hem size zulmedenlerden hakkınız alınacak hem de havz-ı kevserden içmek bahtiyarlığına nail olacaksınız. Size orada daha nice i'zâz-u ikramlar yapılcak, sevaplar verilecektir.» demek İstemiştir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.