

Ahmed Davudoğlu açıklaması: Bu hadîsi Buhâri ile Nesaî «Kitabü't-Tefsîr»de tahrîc etmişlerdir. Hadîsin metninde, biri sahâbî olmak üzere üç İmrân'ın bir araya gelmesi garîb tesadüflerdendir. Hz. Imrân: «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hacc ile umreyi cem etti» sözünden «bu husûsda emir verdi» mânâsını kasdetmiştir. «Bana selâm verenler olurdu.,.» cümlesinden murâd: meleklerin selâmıdır. Hz. Imrân bâsûr illetine mübtelâ imiş. Onun verdiği elem ve ıstıraba sabreder; melekler kendisine selâm verirlermiş. Bilâhare bâsûru dağlamak sureti ile tedâvîye tevessül edince melekler selâmı kesmişler. Tedaviden vaz geçince tekrar selâm vermeye başlamışlar. Bu husûsda bizim söz söylemeye hakkımız yoktur. Cenabı Hak dilediği kulunu dilediği şekilde imtihan ettiği gibi, kulun sabrına da dilediği şekilde mükâfat verebilir. Hz. Imrân'ı da dünyâda meleklerine selâm verdirmek sûretîyle taltîf buyurmuştur. Hz. Imrân'ın gizli tutulmasını istediği cihet meleklerin selâmıdır. Fitneye sebeb olur endîşesi ile sağlığında bunu kimsenin duymamasını istemiştir. «Bir adam»dan muradı: Ulemâdan bâzılarına göre Hz. Osman, diğer bâzılarına göre Ömer. (Radiyallahu anh)'dır. Çünkü bunların ikisi de temettu'a razı değildiler. Maksadlarının bunu haram i'tikad etmek değil, halkı hacc ile Umreye teşvik olduğunu yukarıda görmüştük. «Mut'a ayeti»nden murâd: Bakare süresindeki: «Mahsur kalmaktan emin olduğunuz vakit, kim hacc zamanına kadar Umreden istifâde etmek isterse kolayına gelen hedy kurbanını kesmesi îcâbeder.» âyet-i kerîmesidir. Umreden istifâde, hacc zamanına kadar Umre yapmak sûretîyle ibâdette bulunmakla olur. Bu da ya hacc-ı kır'an veya hacc-ı temettu'da mütesavverdir. Ve her iki takdirde de iki ibâdet ni'metini birden nasîb eden Allah'a şükür için kurbân kesmek îcâb eder. îmrân (Radiyallahu anh)'ın: «Sana bir takım hadîsler söyleyeceğim» sözünden en az üç hadîs söyleyeceği anlaşılırsa da o bunlardan yalnız birini yâni hacc ile Umrenin beraberce yapılabileceğini bildiren hadîsi rivayet etmiş: Ötekilerini söylememiştir. Meleklerin selâmı hadîs değildir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.