

Ahmed Davudoğlu açıklaması: Bu hadîsi Buhari ile Nesâî «Buyu'» ve «Şurût» bahislerinde; Ebû Dâvûd ile Tirmizî «Buyû'»da muhtelif râvilerden tahrîc etmişlerdir. Hadîs-i şerîf râvi tarafından üstadına okunmak suretiyle rivayet olunmuştur. Buna ilm-i hadîs ıstılahında «arz-ı semâ'» denir. İmam Mâlik bu şekil rivayeti başkalarına tercih edermiş. Yalnız hadîsin okunması bittikten sonra üstâd «evet» demez susarsa, bunun ikrar sayılıp sayılmayacağında ihtilâf olunmuştur. Sahîh olan kavle göre üstâd hadîsi bilir; ve susması bir mâni sebebiyle olmazsa ikrar mesabesindedir. Mamafih nizaya mahal bırakmamak için «evet» demesi evlâdır. Bu hadîs buraya kadar geçen mutlak rivayetleri takyîd etmekte ve ariyye muamelesinin beş vesk (yük) de yahut daha azda caiz olacağını göstermektedir. Binâenaleyh mutlak rivayetlerde de bu kayd mu'teberdir. Ariyyeye kail olanların bu husustaki kavillerini Zeyd b. Sabit (Radîyallahu anh) rivayetinin (1539) şerhinde gördük. Şunu da ilâve edelim ki, Kaadî Iyâd ariyyenin yalnız hurma ile üzüme mahsus olmayıp bütün meyvelerde yapılabileceğini söylemiş; İmam Mâlik ile Evzâî'nin mezhepleri de bu olduğunu bildirmiştir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.
Bu hadis 2 ayrı senedle (tarîk) rivayet edilmiştir; zincirler ayrı ayrı gösterilir.