

Ahmed Davudoğlu açıklaması: Câbir (Radiyallahu anh) hadîsini Buhârî «Müzârea» ve «Hibe» bahislerinde; Nesâî «Müzârea»da; İbni Mâce «Ahkâm»da; Ebû Hureyre rivayetini Buhârî «Müzârea»da; İbni Mâce «Ahkâm»da; Ebû Said (Radiyallahu anh) hadîsini Buhârî «BuyûJ» bahsinde; İbni Mâce «Ahkâmda; Râfi' b. Hadîc hadîsini Buhârî «Müzârea»da muhtelif râvilerden tahrîc etmişlerdir. Bu rivayetlerin mecmuundan anlaşılan mânâ şudur: Ashab-ı kiram tarlalarını ekiciye verirlerdi. Tohum ekiciye ait olur; su altı yahut tarlanın münbit yerlerinden bir parçası sahibine, geri kalan yerleri ekiciye bırakılırdı. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunu menetti. Çünkü taraflardan biri için zararlı olması melhuzdur. Birine ayrılan yerin mahsul getirmemesi veya mahsulünün telef olması mümkündür. Hadîs-i şerifte zikri geçen: «Onu dîn kardeşine ektirsin.» «Dîn kardeşine bahşetsin.» ifadelerinden murâd: Tarlayı bir müslümana emaneten vermek, karşılığında bir şey almamaktır. Buna Araplar «menîha» derler ki, birkaç bâb sonra buna dair hadîsler ayrıca görülecektir. «Mâziniyyât» yahut «Mâzeniyy&t» dere boyları demektir. Bazıları: Dere boylarında yetişen mahsuldür; demiş, bir takımları da: Ark kenarında yetişen mahsul olduğunu söylemişlerdir. Kelime Arapça değildir. Nevevî diyor ki: «Ulemâ arazînin kiraya verilmesi hususunda ihtilâf etmişlerdir. Tâvûs ile Hasan-ı Basrî arazîyi ister zahire mukabilinde, ister altın veya gümüşle yahut çıkan mahsulün bir kısmı karşılığında olsun hiç bir suretle kiraya vermenin caiz olmayacağına kaildirler. Çünkü yeri kiraya vermekten nehî eden hadîs mutlaktır. îmam Şafiî, Ebû Hanîfe ve diğer birçok ulemâ yerin altın, gümüş, zahîre, elbise ve diğer eşya karşılığında kiraya verilebileceğini söylemişlerdir. îcâr bedelinin ekin cinsinden olup olmaması hükmen müsavidir. Ancak çıkan mahsulün üçte biri veya dörtte biri gibi bir cüz'ü mukabilinde îcârı caiz değildir; bu muhabere olur. Muayyen bir parçanın tarla sahibi için ekilmesini şart koşmak da caiz değildir. Rabîa yer icarının yalnız altın ve gümüşle caiz olduğunu söylemiş; îmam .Mâlik: «Altın, gümüş ve saire ile caiz, ancak zahire mukabilinde îcâr caiz değildir.» demiştir. İmam Ahmed ile Hanefîler'den Ebû Yûsuf, Muhammed b. Hasen, Mâlikîler'den bir cemaat ve diğer bir takım ulemâya göre yeri altm, gümüş mukabilinde kiraya vermek ve mahsulün üçte biri, dörtte biri gibi bir cüz'ü karşılığında müzârea yapmak caizdir. Muhakkik ulemâmızdan İbni Şüreyh, îbni Huzeyme, Hattâbî ve başkalarının kavilleri bu olduğu gibi, muhtar ve müreccah olan da budur...» İmam Âzam'la Şafiî'nin delilleri, altın, gümüş ve emsali şeylerle tarla icarının caiz olduğunu bildiren Râfi' b. Hadîc ve Sabit b. Dahhâk hadîsleridir. Onlar babımız rivayetlerini iki şekilde te'vîl etmişlerdir. Birinci te'vîle göre Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in nehyi su boylarının veya tarlanın münbit yerinden bir parçasının mal sahibine tahsis edilmesine yahut mahsulün üçte biri, dörtte biri gibi, bir cüz'ü mukabilindeki îcâra hamledilir. Nitekim râviler de bu şekilde tefsirde bulunmuşlardır. îkinci te'vîle göre ResûluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in nehyi kerâhet-i tenzîhîyye ve tarlanın emaneten verilmesi lüzumuna irşâd mânâsına hamlolunur. Nevevî : «Hadislerin arasını bulmak için bu te'vîller yahut bunlardan biri mutlaka lâzımdır.» diyor. Mahsulün bir kısmı mukabilinde yerin kiralanması meselesinde Tabiînden Atâ' Mücâhid, Mesrûk, Şa'bî, Tâvûs, Hasan-ı Basrî, îbni Sîrîn, Kaasim b. Muhammed ve Hanefîler'den îmam Züfer'in mezhepleri de îmam Azam'la Şafiî'nin kavilleri gibidir. İbni Hazm’in beyânına göre ashâb-ı kiramdan Ebû Bekr, Ömer, Osman, Alî b. Ebî Tâlib, Abdullah b. Ömer, Sa'd, Abdullah b. Mes'ûd, Habbâb, Huzeyfe ve Muâz b. Cebel (Radiyallahû anh) hezerâtı ile tabiînden Abdurrahmân b. Yezîd, İbni Leylâ, Süfyan-ı Sevrî ve Evzâî çıkan mahsulün bir kısmı mukabilinde tarlayı kiraya vermeyi caiz görmüşlerdir. îmam Ahmed'le îshâk tohumun tarla sahibine, hayvan ve ziraat âletlerinin kiracıya âit olduğunu söylemişler; hadîs ulemasından bazıları ise tohum kimden olursa olsun cevaz vermişlerdir. Hanefîler'in fıkhında bu hususta tafsilât vardır. Râfi' b. Hadîc fRadiyallaku anh) rivayetinde Hz. Abdullah , b. Ömer'in Ebû Bekr, Ömer, Osman ve Muâviye (Radiyailahu anh) zamanlarında tarlalarını kiraya verdiği bildirilmekte, bu meyanda Hz. Ali'den bahsedilmemesi dikkati çekmektedir. Bazıları buna «îbni Ömer'in onu zikretmemesi, ona bey'at etmediği içindir.» diye cevap vermişlerse de Aynî: «İhtimal onun zamanında kira ile ziraat yapılmamıştır. » şeklinde cevap vermenin daha yerinde olduğunu söylemiştir. Bu sayfanın devamı için burayı tıklayın

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.