

Ahmed Davudoğlu açıklaması: Bu hadîsi Buhâri ile Tirmizî «Diyât» bahsinde; Ebû Dâvûd «Hudûd»da; Nesaî «Muharebe» ve «Kaved» bahislerinde muhtelif râvilerden tahrîc etmişlerdir. Hadîs-i şerifte bir müslumanın ancak üç sebepten biri ile öldürülebileceği bildirilmektedir. Birinci sebebi seyyibin zina etmesidir. Seyyib: Bekâr olmayan demektir. Bundan murâd —hâlen evli olsun olmasın— başından sahîh nikâh geçen erkek ve kadındır. Henüz nikahlanmamış kıza Arablar «Bikr» derler. Şeriat ıstılahında, başından nikâh geçen erkeğe «Muhsan» kadına «Muhsane» denilir. Muhsan: Kal'alanmış; muhkem surette muhafaza altına alınmış mânâsına gelir. Nikâh insanı zinadan muhafaza ettiği için evliye veya başından nikâh geçene bu isim verilmiştir. îslâm hukukuna göre muhsan olarak zina eden erkek ve kadının cezası taşlanarak öldürülmektir. Taşlamaya hususî tabîri ile «Recim» denir. Muhsanın recim edileceğine, muhsan olmayan zâniye de yüz dayak vurulacağına bütün ulemanın ittifakı vardır. Yeri gelince bu hususta tafsilât verilecektir. îkinci sebep: Cana karşı candır. Bundan murâd: Kısâsdır. Yâni haksız yere insan Öldüren kimsenin cezası ölümdür. Hanefîler bu hadîsle istidlal ederek zimmî mukabilinde müslümanın, köle mukabilinde hürrün öldürüleceğine kail olmuşlardır. Üçüncü sebep : Dînini terk ederek İslâm cemaatinden ayrılmaktır. îslâm dininden dönene «mürted» denir. Bir erkek —meâzallah— dininden döner de küfründe ısrar ederse bütün ulemânın ittifakı ile kendisine ölüm cezası verilir. İrtidâd eden kadının hükmü dahî ekser-i ulemâya göre budur. îmam Âzam (Rahimehullah) kadınlarla çocukların öldürülmesini yasak eden delilin umumu ile istidlal ederek: «İrtidâd eden kadın öldürülmez.» demiştir. Ulemâdan bazıları hadîs-i şerifteki -cemaatten ayrılan- ifadesi ile istidlal etmiş; ve: icmâyla sabit olan bir hükmü inkâr eden dînden çıkar! demişlerdir. Sahih kavle göre dînden çıkmak için inkâr edilen hükmün namaz, oruç gibi zarurâtı dîniyyeden olması lâzımdır. Ulemâ bu hadîsin, cemaatten ayrılan bâgîlerle haricîlere de şâmil olduğunu söylemişlerdir. Hadîs-i şerîf ölüm cezasının bu üç hale münhasır olduğunu gösteriyor. Îbnü'l-Arâbî bâzı Mâlikîler'-den naklen ölüm cezasının on sebeple verilebileceğini söylemiş: «Fakat bunlar hiç bir surette bu üç şeyden hâriç değildir. Çünkü sihir yapan, Allah'a, Nebi'ye veya Melekler'e söven kimse kâfirdir...» demiştir. Hadîsin mensuh olduğunu söyleyenler de vardır.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.