

Ahmed Davudoğlu açıklaması: Bu hadîsi Buhâri «Menâkıb» bahsinde tahrîc etmiştir. Buradaki işten murâd da hilâfettir. Onu daima Kureyş kabilesi hak edecek demektir. Nevevî diyor ki: «Bu hadîste, hilâfetin Kureyş'e mahsus olduğuna delil vardır. Onu Kureyş'ten başkalarına vermek caiz değildir. Bunun üzerine sahabe ve onlardan sonra gelenler zamanında icmâ' mün'akıd olmuştur. Bid'atçılardan buna muhalefet eden kimse sahabenin icmâı karşısında mağlûptur. Gerçekten Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) insanlar içinde iki kişi kaldığı müddetçe bu hükmün âhir zamana kadar devam edeceğini bildirmiş; söyledikleri onun zamanından bugüne kadar zuhur etmiştir. Gerçi Kureyş'ten olmayan mütegallibe beldelere hâkim olmuş ve kulları kahretmişlerse de yine hilâfetin Kureyş'de olduğunu i'tiraf etmişlerdir. Binâenaleyh hilâfet ismi onlara bakîdir. Hadîsten murâd da müstakillen hükmetmek değil, sadece hilâfet ismidir.» Kaadî İyâd: «Halîfenin Kureyş'ten olmasının şart kılınması bütün ulemânın mezhebidir..,» demiştir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.