

Ahmed Davudoğlu açıklaması: «İmdi her kim bilirse beraat eder.» cümlesinden murâd: Kim kötülüğü bilir de bunda şüphesiz kalmazsa, günahından berâet etmeye kendisine bir yol açıldı demektir. Bu surette o kötülüğü imkânına göre eli ile veya dili ile değiştirir. Bunlardan âciz kalırsa kalbi ile o işi kerîh görür, «Her kim kerîh görürse berâet etti demektir.» cümlesi de: bu kötülüğü kim kerîh görürse onun günah ve cezasından kurtulur; manasınadır. Bu türlü hareket, kötülüğü eli ve dili ile reddedemeyen hakkındadır. «Lâkin kim rızâ gösterir de tâbi, olursa..» ifâdesi bir şart cümlesidir. Cevâbı mahzuf olup «günaha girer ve ceza görür.» takdirindedir. Hadîs-i Şerif gelecekten haber veren bir mu'cizedir. Verilen haber olduğu gibi zuhur etmiştir. Bir kötülüğü defetmekten âciz kalan insanın mücerred susmakla günaha girmeyeceği, günaha ancak ona kalben râzı olduğu zaman gireceği ve keza halife Islâmın esaslarından bir şey değiştirmedikçe sırf zulmünden ve fıskından dolayı aleyhine ayaklanmama caiz olmadığı bu hadîsin delâlet ettiği hükümlerdendir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.