

Ahmed Davudoğlu açıklaması: Bu hadîsi Buhari «Kitâbu'I-Edeb»'de tahrîc etmiştir. Ineb üzüm; hable yahut habele üzüm çotuğu yâni bağı demektir. Kerm de aynı mânâya gelir. Ancak Arablar bu kelimeyi hem üzüm, hem bağ. hem de şa-rab mânâlarında kullanırlardı. Bir de şarab cömertliğe sevk ettiği için ona kerm demişlerdi. Bundan dolayı şeriat bu kelimeyi üzüme ve üzüm ağacına isim yapmayı mekruh saymıştır. Çünkü Arablar bu kelimeyi işitmekle çok defa şarab hatırlarına gelir, nefisleri kabarabilir, hatta içebilirlerdi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu isme ancak müslüman bir adamın yahut mü'min kalbin lâyık olduğunu bildirmiştir. Zira Kerm, keremden alınmıştır. Mü'minirı kalbine kerm demesi; içinde îmân, hidâyet, nur, takva ve bu ismi hak eden sıfatlar bulunduğundandır. Müslüman kişi de böyledir. Lügat ulemâsının beyânına göre Arablar cömert adam ve cömert kadın mânâsına «Raculun kermün» ve «İmraetün kermun», «Nisvetün kermün» derler.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.