

Ahmed Davudoğlu açıklaması: Bu hadîsi Buhari «Kitâbu'l-Edeb»'de tahric etmiştir. Kavârir : Kâruranın cem'i'dir. Kârûra cam sırça demektir. Kadınlar zaafları ve çabuk kırılmaları sebebiyle sırçaya benzetilmişlerdir, Kaadî İyâd'ın beyânına göre ulema bu hususta ihtilâf etmişlerdir. Birçoklarına göre develeri süren Enceşe güzel sesli idi. Develeri sürerken recez denilen şiir nev'inden kadınlara ait parçalar okurdu. Binaenaleyh kadınlar bunu işitip de kalblerine fitne düşmesin diye Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onu bundan men etmiştir. Zira Arapların meşhur meselelerindendir: Şarkı zinanın muskasıdır derler. Kaadî İyad bu tevcihi Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in maksadına ve sözünün muktezasına daha muvafık bulmuştur. Diğer bir takım ulemâya göre hadîsten maksat develeri yavaş sürmektir. Çünkü develer sürücünün şarkı söylediğini işitince bundan zevk ve şevk duyarak hızlanırlar. Ve üzerindeki insanları sarsarak yorarlar. İşte Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Enceşe'yi bunun için men etmiştir. Çünkü kadınlar şiddetli hareketten bîtab düşer; zarar görürler. Ebû Kılâbe'nin «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) öyle bir söz söyledi ki, onu sizden biriniz söylemiş olsa kendisini ayıplardınız.» sözüne gelince. Bundan maksad «Müslim» şârihi Übbî'ye göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'ln : «Sırçalar için develeri yavaş sür!» Ve diğer rivayetteki: «Sırçaları kırma!» sözleridir. Kirmani diyor ki: «Bu lâtif ve beliğ bir istiaredir. Niçin ayıp görülsün dersen, ben de derim ki: Belki ayıplayan istiarenin şartı kavimler arasında açık ve aşikâr olmasıdır da ona bakmıştır. Sırça ile kadın arasında açık olarak benzerlik yoktur. Fakat hak şudur ki : Bu söz son derece güzel ve kusursuzdur. İstiarede vech-i şebehin açık olması zâtı itibariyle lâzım değildir. Onu açık kılan karinelerden hâsıl açıklık kâfidir. Nitekim bu bahiste de öyledir. İhtimal ki: Ebû Kılâbe 'nin maksadı da bu istiarenin belagatta Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) gibi zevattan sâdır olduğu için güzel sayıldığını, belagatı olmayanlardan sâdır olsa cemaatın onu ayıplıyacaklannı anlatmaktır. Onun makamına lâyık olan da budur.»

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.