

Ahmed Davudoğlu açıklaması: Hz, Âişe rivayetini Buhârî «Bed'ül-Vahy» bahsinde tahric etmiştir. Vahy hakkında evvelce tafsilât vermiştik. Ulemâdan bazılarına göre Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in vahy gelirken işittiği çan sesine benzer ses meleğin sesidir. Bir takımları meleğin değil, kanatlarının sesi olduğunu söylemişlerdir. Bundaki hikmet Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in kulaklarının başka şeylerden boşaltılması tâki kulağında ve kalbinde meleğin sesinden başka bir şeye yer kalmamasıdır. Bu rivayetlerde vahyin hallerinden yalnız çan sesiyle meleğin insan kılığında gelmesi zikredilmiş. Rü'ya halindeki vahyden bahsedilmemiştir. Bunun sebebi vahy soran zâtın Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e mahsus olan şeklini anlamak istemesidir. Rü'ya ise ona mahsus değil, müşterekdir. Bu hadîsde Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in vahy esnasuıda rengi uçardı denilmektedir. Halbuki hac bahsinde Ya’la b. Ümeyye'nin vahy inerken onun yüzünün kıpkırmızı olduğunu gördüğünden bahsedilmişti. Bu iki rivayetin arasım bulmak için yüzü evvelâ kül rengi olmuş, sonra kızarmıştır. Yahut evvelâ kızarmış, sonra kül rengi olmuştur, denilir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.