

Ahmed Davudoğlu açıklaması: Bu hadîsi Buhari «Kitâbu'l-Müsâkât'da; Ebû Dâvud «Kadâyâ»'da; Tirmizî «Ahkâm» ve «Tefsir»'de; Nesâî «Kada» ve «Tefsir de İbni Mâce «Sünnet» ve «Ahkâm» bahislerinde muhtelif râvilerden tahric etmişlerdir. Hz. Zübeyr'den davacı olan ensârînin kim olduğu belli değildir. İhtimal yaptığı hakaret yolsuz olduğu için râviler tarafından ismi gizli tutulmuştur. Dâvûdî'nin rivayetine göre bu adam münafıkmış. Gerçi hadîste ensardan olduğu bildiriliyorsa da Nevevî ensardan oluşunu münafıklığına muhalif görmemiş : «Müslüman ensardan değil de o kabileden biri olabilir.» demiştir. Hz. Zübeyr sağlığında cennetle müjdelenen on zâttan biridir. Ensârînin verilen hükme kızarak «Yâ Resûlallah! Zübeyr halan oğlu olduğu için mi böyle yapıyorsun?» demesi Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in hürmetini çiğneyen çirkin bir sözdür. Ulemânın beyânına göre böyle bir sözü bugün söyleyen kimse kâfir olur, kendisine mürted hükümleri tatbik edilir. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ona bir şey yapmaması hâdise İslâm'ın ilk zamanlarına tesadüf ettiği içindir. O devirde müellefe-i kulûb vardı. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir taraftan bunları İslâm'a yatıştırmaya çalışır, bir taraftan münafıkların eziyetlerine sabır gösterir ve sabrı tavsiye eder : Muhammed arkadaşlarını öldürüyor demesinler, buyurarak böylelerini affederdi. Hz. Zübeyr'in kuvvetli tahminine göre hadîste bahsedilen âyet-i kerîme bu hâdise hakkında nazil olmuştur. Ulemâdan bazılarına göre ise âyetin sebebi nüzulü çok garib bir hâdisedir. îbni Ebî Hatim'in rivayet ettiği bir hadîse göre vak'a şudur: İki adam Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in huzurunda davaya çıkmışlar, o da davalarını görmüş. Fakat dâvayı kaybeden adam verilen hükme razı olmayarak: Bizi Ömer b. Hattâb'a gönder! demiş. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de: «Pekala ona gidini» demiş. Hz. Ömer'e vardıklarında dâvayı kazanan şöyle demiş : — Ey Hattab oğlu! Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) benim lehime şu adamın aleyhine hüküm verdi. Ama bu adam: Bizi Ömer'e gönder! dedi, o da bizi sana gönderdi. Bunun üzerine Hz. Ömer (Radiyallahu anh): — Ööyle mi? diye sormuş. Adam: — Evet! demiş. Ömer (Radiyallahu anlı): — Ben yanınıza çıkıp aranızda hükmümü verinceye kadar yerinizden ayrılmayın! diyerek içeri girmiş. Az sonra kılıcını kuşanmış olarak yanlarına çıkmış ve hemen «Bizi Ömer'e gönder...» diyeni vurarak öldürmüş. Öteki gerileyerek Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanına kaçmış ve: — Yâ Resûîallah! Vallahi Ömer arkadaşımı öldürdü. Kaçmasam mutlaka beni de öldürecekti, demiş. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Ben Ömer'in mü'min bir adamı öldürmek cür'etinde bulunacağını zannetmezdim.» buyurmuş. Bunun üzerine Allah âyeti indirmiş. Ve bu adamın kanını heder ederek Ömer'i kabahatsiz bulmuştur. Bu hadîs zayıfdır. Fakat zayıf olmayan başka bir tarikle de rivayet olunmuştur. Bâzıları Âyeti kerîme'nin bir yahudi ile münafık hakkında indirildiğini söylemişlerdir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.
Bu hadis 2 ayrı senedle (tarîk) rivayet edilmiştir; zincirler ayrı ayrı gösterilir.