

Ahmed Davudoğlu açıklaması: Bu hadîsleri Buhârî «Cenaze» bahsinde; Ebû Hureyre rivayetini Nesâî «Tefsîr»'de; îbnii Mâce «Cenâiz» bahsinde; Ebû Said rivayetini Nesâî «Tefsir» bahsinde muhtelif râvi-lerden tahric etmişlerdir. Bu babda muhtelif hadîs imamları otuz dokuz sahabeden hadîsler rivayet etmişlerdir. «Yemini bozmayacak...» tâbirinden murad; az bir zamandır. Bir adam bir yere ineceğine yemin etse, yemininde durmuş olmak için bir an oraya inmesi kâfidir. Arablar buna «Tahilletü'I-Kasem» derler. Ki yeminini helâl kılmak mânâsına gelir. Bu tâbiri azlıktan kinaye olarak kullanırlar. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu hadîsde : «Müslümanlardan birinin üç çocuğu ölürse, o cehenneme girmez. Girse de orada pek az kalır.» demek istemiştir. Hadîsin Ebû Saîd rivayetinde Nebi (Sallailahu Aleyhi ve Sellem)'e geldiği bildirilen kadın Hz. Enes'in annesi Ümmü Süleym'dir. Bazı rivayetlerde bu kadının Ümmü Hâni, bazılarında da Ümmü Eymen olduğu bildiriliyor. Şu halde hâdise birkaç defa tekerrür etmiş ve Resûlullah (Sallailahu Aleyhi ve Sellem)'e muhtelif kadınlar müracaatta bulunmuş demektir. Hz. Ümmü Süleym'in: «Erkekler senin hadîsini götürdü...» sözünden muradı: Onlar dâima senin yanında bulunuyor, din hususunda bilgi alıyorlar. Biz kadınlar bunu yapamıyoruz. Bize de bir gün ayır da senden dinimize ait bilgi alalım, demektir. Resûlullah (Sallailahu Aleyhi ve Sellem) Ümmü Süleym'in ricasını kabul etmiş ve kadınlara bir gün tahsis ederek kendilerine Allah'ın emir ve nehiylerini bildirmiş; bu arada üç çocuğu ölen kadının cehenneme girmeyeceğini de müjdelemiştir. Ümmü Süleym iki çocuğu ölenin de bu hükümde dâhil olup olmadığını anlamak istemiş; Resûlullah (Sallailahu Aleyhi ve Sellem) o anda kendisine gelen bir vahy ile yahut daha önceden telâkki ettiği bir vahye istinaden : «İki çocuğu ölen de öyle!» sözünü üç defa tekrarlamıştır. Müslim den başkalarının rivayetinde : «Bir çocuğu ölen de öyle!» cümlesi de vardır. Nesâî'nin rivayetinde : «Üç çocuğu ölen bir kimse bunlardan sevab beklerse cennete girer.» buyurdu. Bunun üzerine bir kadın kalkarak: — Yahut iki çocuğu ölen! dedi. ResûluIIah (Sallailahu Aleyhi ve Sellem) «İki çocuğu ölen de öyle!» buyurdular. Kadın : — Keşke bir çocuğu ölen de deseydim! dedi.» buyurulmaktadır. Ulemâ ölen çocukların bulûğa ermemiş olmaları meselesinde hayli söz etmişlerdir. Bâzılarına göre bu annelerin küçük çocuklarına karşı daha fazla muhabbet, şefkat ve sevgi gösterdikîerindendir. Bu sebepten ölen küçük yavrularına daha çok acir ve buna katlanmaları nisbetinde daha çok sevab kazanırlar. Zira âkil baliğ olan çocukları rahmet ve şefkate münafi harekette bulunarak anne ve babalarına isyan etmiş olabilirler. Küçüklerden böyle bir şey tasavvur olunamaz. Onlar muhatab değillerdir. Bir takımları küçük çocukların evleviyetle bu hükümde dâhil olduğunu söylemişlerdir. Onlara göre henüz anne ve babasına hiç bir yardımı olmayan bir küçük hakkında hüküm bu olunca yardımı dokunmaya başlamış çocuk hakkında evleviyetle aynı hüküm sabit olur. Hadîs-i şerifin muhtelif rivayetlerinden anlaşıldığına göre torunlar bu hükümde dahil değildir. Deâmîs: Dü'mûsun cem'idir. Dü'mûs esasen suda yaşayan küçük bir kurttur. Sudan hiç ayrılmaz. Burada ondan murad; küçükken ölen çocuklardır. Onlar cennetin küçükleridir. Cennetten ayrılmazlar. Kıyamette anne ve babalarına şefaat ederek, cennete girmelerine sebep olurlar,

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.