

AÇIKLAMA: A'mak ile Dabık yahut Dabak Şam'da Halep yakınlarında iki yerdir. Hadîsdeki «Sübu» kelimesi «Sebev» şeklinde de rivayet olunmuştur. Bu takdirde cümlenin manası bizimle, bizden esir aldıklarınızın arasını serbest bırakın, demek olur. Kaadî lyad: «Doğrusu bu kelimenin sübu şeklinde okunmasıdır. Ekser ravîler de onu bu şekilde rivayet etmişlerdir.» demişse de Nevevî: «Her iki rivayet de doğrudur. Çünkü onlar evvela esir alınmış, sonra kafirleri esir etmişlerdir. Zamanımızda bu mevcuttur. Hatta Şam ve Mısır'daki İslam askerlerinin ekserisi esir edilmiş. Sonra bugün Allah'a hamdolsun küffarı esir almaktadırlar...» diyor. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in A'maka mı yoksa Dabıka mı buyurduğunda şekkeden ravîdir. Hadîsin siyakından da anlaşılacağı vocihle üçte biri münhezim olacak askerler müslümanlardır. Bunlar bozulup kaçtıkları için Allah kendilerine tevbe ilham etmeyecek, firarda ısrar edeceklerdir. «Gerçekten Mesih aileleriniz hakkında sizîn yerînîzî aîdı...» cümlesinden murad; memleketinizde bıraktığınız aileleriniz Deccal'ın eline geçti demektir ki, bunun yalan ve batıl olduğu hadîs-İ şerifte tasrih edilmiştir. Hz. îsa hakkında kullanılan «emme» fiili imam oldu manasına değil, müslümanlara uymak, Nebilerinin sünnetini ele almak için yanlarına gitmek istedi, manasınadır. Bazıları bu fiildeki mansub zamirin Deccalla tabilerine ait olduğunu söylemişlerdir. Bu takdirde cümlenin manası: Hz. îsa inerek Deccal'la tabilerini yok etmek için kastedecektir, demek olur. İstanbul fethedilmiş, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in bu mucizesi de yerini bulmuştur.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.