

Ahmed Davudoğlu açıklaması: Bu hadîs hakkında Darekutnî, İmam Müslim'e itiraz etmiş ve: «Fırat'tan başkası sahîh bir yolla onun Ebû't-Tufeyl'den merfu' olarak rivayet etmemiştir. Abdû'l-Aziz b. Rufey' ile Abdû'l-Melik b. Meysere onu mevkuf olarak rivayet etmişlerdir.» demiştir. İbni Rufey' rivayetini Müslim de mevkuf olarak tahric etmiştir. Fakat bu mevkufiyyet hadîse dokunmaz, çünkü Abdu'l-Aziz b. Rufey' mevsuk bir hafızdır. Onun mu'temed bir râvî! olduğuna hadîs imamları ittifak etmişlerdir. Mevsuk râvînin ziyâdesi (ise makbuldür. Hadîs-i şerîf dumanın kıyamete yakın zuhur ederek kâfirlerin canlarını alacağını, mü'minleri ise nezleye tutulmuş gibi yapacağını söyleyen zatın kavlini te'yid etmektedir. Mes'ele Bed'ül-Halk bahsinde geçmiş, İbni Mes'ud hazretleri bunu kabul etmeyerek: «Bu duman'dan murad; kıtlık zamanında açlıktan Kureyş'in gökyüzünde duman varmış gibi görmelerinden ibarettir.» demişti. Ulemâdan bir cemâat İbni Mes'ud (Radiyallahu anh)'ın kavlini tercih etmiş; Hz. Huzeyfe ile ibni Ömer ve Hasan-ı Basrî ikinci kavle sâhib olmuşlardır. Hz. Huzeyfe bu kavli Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den rivayet etmiş, dumanın yeryüzünde kırk gün kalacağını söylemiştir. Dumanın iki defa görünmesi de ihtimal dahilindedir, îki rivayetin arası bu suretle bulunmuş olur. Dabbetü'l-arzın çıkacağı Kur'ân-ı Kerîm'de haber verilmiştir. Müfessirler bunun Safa dağından çıkacak büyük bir hayvan olduğunu söylemişlerdir. Bâzıları dâbbetü'l-arzın biri Mehdi, diğeri Hz. İsâ zamanında, üçüncüsü de güneş batıdan doğduktan sonra olmak üzere üç defa çıkacağını söylemişlerdir. Hz. Abdullah b. Amr'dan bir rivayete göre dâbbetü'I-arz Deccal hadîsinde zikri geçen cessasedir. Aden; Yemen'de meşhur bir şehirdir. Marûdi'nin beyânına göre Aden Udûn'dan alınmıştır. Udun, bir yerde ikâmet etmektir. Yemen hükümdarı Tübba' suçluları bu şehirde hapsettiği için ona bu isim verilmiştir. Yemen'den çıkan ateş insanları haşredecektir. Bundan sonra görülecek hadîsde Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Hicaz toprağından Basra'dakİ develerin boyunlarını aydınlatacak bir ateş çıkmadıkça kıyamet kopmayacaicter.» buyurmuştur. Kaadî Iyâd insanları bir yere toplayarak ateşin bu olduğunu söylemiş : «İhtimal insanları toplamak için bunlar ayrı ayrı iki ateştir. Yahut ilk çıkışı Yemen'den olacak kuvveti ve zuhuru Hicâz'da müşahede edilecektir.» demişse de Nevevî bunu kabul etmemiş: «Hadîsde Hicaz ateşinin haşre müteâllik olduğu bildirilmemiştir. O, başlı başına bir kıyamet alâmetidir. Zamanımızda altıyüzelli dört tarihinde Medine'de bir ateş çıkmıştır. Bu ateş pek büyük olup, Medine'nin doğusundaki taşlığın arkasından zuhur etmiştir. Onun hakkında bütün, Şam'da ve sâir beldelerde tevâturen ilim sabit olmuştur. Bana da Medînelilerden onu gören haber verdi.» demiştir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.