

Ahmed Davudoğlu açıklaması: Kulların Allah Teâlâ'yı görmesi meselesi iman bahsinde geçmişti. Hadîs-i şerifdeki «fül» tâbiri «fülan» kelimesinin murahhamıdır.. Kelime münâda olduğu için terhım yapılmış yani; sonu atılmıştır. Aslı «vâ fülânı'dır. Ancak bu terhim kaide hârici yapılmıştır. Maamafih Kaadî Iyâd'a göre «fiil» kelimesi, fülân mânâsına gelen ayrı bir lügattir diyenler de olmuştur. Yine Kaadî Iyâd'a göre Teâlâ Hazretlerinin kuluna: «Ben seni reis yapmadım mı? Sana ganimetin dörtte birini vermedim mi? ilâh...» buyurmasından murad: «Seni hiç bir meşakkate düçâr etmeden rahat yaşatmadım mı? demektir. Ganimetin dörtte birini almak câhiliyyet hükümdarlarının âdeti idi. Dünyada bunca nimetlere nail olmuşken, Allah'ını hatırlamadığı kulun itirafı ile meydana çıkınca Teâlâ Hazretleri: «Öyle ise bugün ben de seni unutuyorum.» diyecektir. Birçok defalar gördüğümüz vecihle Teâlâ Hazretleri hakkında unutmak, hatırlamak gibi şeyler muhal olduğu için, bu cümlenin mânâsı: «Ben de sana rahmetimi men ediyorum.» şeklinde te'vil olunmuştur. îman iddiasında bulunan üçüncü kul'a : «öyle ise şuraya!» buyurulmasının mânâsı: «Sen şuraya ayrıl bakalım, bir de uzuvlarına soralım. Senin hakkında onlar ne gibi şehâdette bulunacaklar...» demektir. Neticede bütün azası aleyhine şehâdet edecek, böylece yalancılığı ortaya çıkacak, Allah'ın azabına düçâr olacaktır.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.