

Ahmed Davudoğlu açıklaması: Bu hadîsi Buhârî «Kitâbu't-Tefsir»'de; Ebû Dâvud «Kitâbu'l-Fiten»'de, Nesâî «Kitabu'l-Kısas», «Kitabu'l-Muharebe» ve «Kitabu't-Tefsir»'de muhtelif râvilerden tahric etmişlerdir. Kasden bir mü'mini öldüren kimsenin tevbesi kabul edilip edilmeyeceği hususunda ulemadan birkaç kavil rivayet olunmuştur. Birinci kavle göre: O kimseye tevbe yoktur. Bu kavil İbni Abbâs, Zeyd b. Sabit, Abdullah b. Ömer, Ebü Hureyre, Ebû Seleme b. Abdirrahman (Radiyallahu anh) hazerâtı ile Hasan-ı Basrî ve Dahhâk'den rivayet olunmuştur. Onlara göre âyet muhkemdir. İkinci kavle göre kasden mü'min öldüren kimsenin tevbesi kabul olunur. Ulemâ'dan bir cemâatin mezhebleri budur. Bu kavilde îbni Ömer, İbni Abbas ve Zeyd b. Sabit hazerâtından rivayet olunmuştur. Üçüncü kavle göre: Katilin işi Allah'a kalmıştır. Dilerse affeder. Dilerse tevbesini kabul etmez. Hanefîler'le Şâfiîler'in ve bütün ehl-i sünnetin mezhebi budur. Dördüncü kavle göre âyetin mânâsı: «Şayet ceza verirse cezası cehennemdir.» demektir. Ebû Miclez'in mezhebi budur. Hz. İbni Abbas'dan bu kavil dahi rivayet olunmuştur. Âyet-i kerîmenin mensuh olup olmadığı ulemâ arasında ihtilaflıdır.

Bu hadis için sened ayrıştırması henüz yapılmadı; Arapça metinde zincir aynen yer alır.