Saîd b. Abdurrahman b. Ebzâ

Tâbiî, sahâbî İbn Ebzâ'nın oğlu

Vefath. 91
Nisbeel-Huzâî, el-Kûfî
Yaşadığı yerlerKûfe
Tabaka3. tabaka
Cerh-ta'dîlsika (güvenilir)

Hakkında

Saîd b. Abdurrahman b. Ebzâ, Huzâa kabilesinin mevlâsı olan Kûfeli bir tâbiîdir. Babası Abdurrahman b. Ebzâ sahâbîdir ve Saîd hadisleri başta babasından nakletmiştir. Abdullah b. Abdurrahman b. Ebzâ'nın kardeşidir; Ahmed b. Hanbel'e hangisinin daha üstün olduğu sorulduğunda ikisinin de hadisinin güzel olduğunu, Saîd'in ise büyük kardeş olduğunu söylediği aktarılır.

Ondan Habîb b. Ebû Sâbit, Hakem b. Uteybe, Seleme b. Küheyl, Talha b. Musarrif, Katâde ve Atâ b. es-Sâib gibi râviler rivayette bulunmuştur. Nesâî onu güvenilir (sika) saymış, İbn Hibbân da es-Sikât'ında zikretmiştir. Rivayetleri Kütüb-i Sitte'nin tamamında yer alır. Vefatının h. 91-100 (m. 710-719) yılları arasında olduğu kaydedilir.

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Saîd İbn Abdirrahman İbn Ebzâ babasının şöyle dediğini nakletmiştir: "Adamın biri Ömer (r.a.)'e gelip 'Ben cünüp oldum, ama su bulamıyorum1 dedi. Bunun üzerine Ammâr İbn Yâsir Ömer (r.a.)'e şöyle dedi: Hatırlar mısın, bir defasında seninle birlikte bir seferdeydik. Sen namaz kılmamıştın. Ben ise, toprak üstünde yuvarlanarak debelenip namaz kılmıştım. Sonra bu olayı Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e anlatmıştım. O da 'Şöyle yapman yeterliydi’ buyurmuştu ve ellerini yere vurduktan sonra onlara üflemişti. Daha sonra ise elinin iç kısmıyla yüzünü ve tüm elini meshetmişti. Tekrar: 339, 340, 341, 342, 343, 345, 346, 347.
Saîd İbn Abdirrahman İbn Ebzâ babasından şunları nakletmiştir: Ammâr böyle dedi." (Ravilerden Haccâc dedi ki:) Şu'be ellerini yere koydu, sonra onları ağzına yaklaştırdı. Sonra yüzünü ve ellerini meshetti."
Abdurrahman İbn Ebzâ'nın oğlu Abdurrahman'dan şöyle nakledilmiştir: "Ammâr Hz. Ömer'e şöyle dedi: Debelendim, sonra Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e gittim ve O, şöyle buyurdu: "Yüzünü ve avuçlarını meshetmen, elbette senin için yeterlidir."