Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1468, sondan 4769. ayet; 10. sure ve Yunus Suresinin 104. ayetidir. Yunus Suresi 104. ayetinin kelime sayisi 27, harf sayısı 100 ve toplam ebced değeri ise 5810 olarak hesaplanmıştır. Yunus Suresinin toplam ebced değeri 536028 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (17) ل (11) ر (1) bulunuyor.
Arapça Metin
قل يا ايها الناس ان كنتم في شك من ديني فلا اعبد الذين تعبدون من دون الله ولكن اعبد الله الذي يتوفيكم وامرت ان اكون من المؤمنين
Kul yâ eyyuhâ-nnâsu in kuntum fî şekkin min dînî felâ a’budu-lleżîne ta’budûne min dûni(A)llâhi velâkin a’budu(A)llâhe-lleżî yeteveffâkum(s) veumirtu en ekûne mine-lmu/minîn(e)
De ki: “Ey insanlar, eğer benim dinimden herhangi bir şüphede iseniz, bilin ki ben, Allah’ı bırakıp da sizin taptıklarınıza tapmam, fakat sizin canınızı alacak olan Allah’a kulluk ederim. Bana mü’minlerden olmam emrolundu.”
Peygamberlerin görevi Allah tarafından bildirileni olduğu gibi insanlara tebliğ etmek ve ilâhî mesajın doğru anlaşılması için gereken çabayı sarfedip insanları aydınlatmaya çalışmaktır (105. âyetteki “hak din” diye çevirdiğimiz “hanîf” kelimesinin açıklaması için bk. Bakara 2:135).
İnsan bir taraftan kendi sorumluluğunu göz ardı etmeden üzerine düşeni yerine getirmeye çalışırken, bir taraftan da hiçbir güç ve iradenin yüce Allah’ın güç ve iradesine sınır getiremeyeceğinin bilincinde olmalı ve yalnız O’ndan yardım dilemeli, O’na sığınmalıdır.
Mehmet Okuyan
104,105. De ki: “Ey insanlar! Benim (tebliğ ettiğim) dinimden şüphedeyseniz, ben Allah’ın peşi sıra tapmakta olduklarınıza tapmam. Ancak sizi öldürecek olan Allah’a taparım. Bana müminlerden olmam ve ‘[hanîf] (Allah’ı birleyen) olarak yüzünü dine çevir; sakın müşriklerden olma!’ diye emredildi.”
De ki: “Ey İnsanlar! Benim dinimden şüphede iseniz, biliniz ki ben Allah'ı bırakıp da sizin taptıklarınıza tapmam; fakat ancak, sizi öldürecek olan Allah'a kulluk ederim. Bana, inananlardan olmam emrolundu.”[203]
[203] Din ve hanîf kelimeleri hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, IX, 96-99.
Erhan Aktaş
De ki: “Ey insanlar! Eğer benim dinimden kuşku duyuyorsanız, ben, sizin Allah'ın yanı sıra kulluk ettiklerinize kulluk etmem. Ben, ancak sizin canınızı alacak olan Allah'a kulluk ederim. Ve bana inananlardan olmam buyruldu.”
(Ey Resulüm!) De ki: "Ey insanlar! Eğer Benim dinimden (ve davet ettiğim düzen ve disiplinden) yana bir kuşku içindeyseniz, (hiç aldırmıyorum zira) Ben, sizin Allah'tan başka ibadet ettiklerinize tapınmıyorum (ve Kur’an’a aykırı kurallarınızı tanımıyorum), Ben ancak, sizin hayatınıza son verecek (ve hesaba çekecek) olan Allah'a ibadet ediyorum. Ben, mü'minlerden (iman ve itaat ehli kimselerden) olmakla emrolunmuş bulunmaktayım."
De ki: Ey insanlar, dinimde bir şüpheniz varsa bilin ki ben, Allah'ı bırakıp taptıklarınıza tapamam ve ancak sizi öldüren Allah'a kulluk ederim ve inananlardan olmam emredildi bana.
Ey peygamber! De ki: “Ey İnsanlar! Eğer benim hayat tarzımdan şüphede iseniz bilin ki ben, sizin Allah'tan başka kulluk ettiğiniz varlıklara kulluk etmem. Ben yalnızca, sizin hayatınıza son verecek olan Allah'a ibadet ederim. Çünkü ben, yalnız O'na inanan kimselerden biri olmakla emrolundum.”
“Ey insanlar, benim dinimden, şeriatımdan şüpheniz varsa, şunu bilin ki, Allah'ı bırakıp, kulları durumundaki taptıklarınıza, ben kulluk ve ibadet etmeyeceğim. Fakat ben, sizin ruhunuzu alarak ölümünüzü gerçekleştirecek olan Allah'ı ilâh tanıyacak, candan müslüman olarak Allah'a bağlanacak, saygıyla Allah'a kulluk ve ibadet edeceğim. Bana mü'minlerden olmam emredildi” diye ilan et.
De ki: "Ey insanlar! Eğer benim dinim hakkında bir kuşkunuz varsa bilin ki ben, sizin Allah'tan başka taptıklarınıza tapmıyorum; ancak sizin canınızı alacak olan Allah'a kulluk ederim. Ben mü'minlerden olmakla emrolundum."
De ki: 'Ey insanlar, eğer benim dinimden yana bir kuşku içindeyseniz, ben, sizin Allah'tan başka ibadet ettiklerinize ibadet etmiyorum, ancak ben, sizin hayatınıza son verecek olan Allah'a ibadet ederim. Ben, mü'minlerden olmakla emrolundum.'
(Ey Rasûlüm) de ki: “- Ey İnsanlar! Eğer benim dinimde herhangi bir şüphede iseniz (hak olduğunda şüphe ediyorsanız, sizin şüphenizden ötürü) bilin ki ben, Allah'ı bırakıp da sizin taptıklarınıza tapmam. Ancak sizi öldürecek olan Allah'a ibadet ederim; ve bana, müminlerden olmaklığım emredilmiştir.
De ki: “Ey insanlar! Sizin benim dinimde şüpheniz varsa, işte ben sizin Allah’tan başka taptıklarınıza ibadet etmiyorum. Ben yalnızca sizi öldüren Allah’a ibadet ederim. Ben, (O’na) inananlardan olmakla emrolundum.”
Diyesin ki: «Ey insanlar! Eğer sizin şüpheniz varsa benim dinimden, tapmam ben Allahtan başka taptığınıza; bense sizi öldüren Allaha tapıyorum, buyuruldum ki ben inanmış kimselerden olayım
(Onlara) de ki: “Ey insanlar! Eğer benim dinim hakkında şüphe içinde iseniz (bilin ki) ben, Allah'tan başka taptıklarınıza kulluk etmem ve ancak sizin canınızı alacak olan Allah'a kulluk ederim. Ben, mü'minlerden olmakla emrolundum.”
De ki: "Ey insanlar! Benim dinimden şüphede iseniz bilin ki ben Allah'tan başka taptıklarınıza tapmam. Ancak, sizi öldürecek olan Allah'a kulluk ederim. İnananlardan olmakla emrolundum."
De ki: «Ey insanlar! Benim dinimden şüphede iseniz, (bilin ki) ben Allah’ı bırakıp da sizin taptıklarınıza tapmam, fakat ancak sizi öldürecek olan Allah’a kulluk ederim. Bana müminlerden olmam emrolundu.»
De ki "Ey halk, dinimden bir kuşku duyuyorsanız, bilesiniz ki, sizin ALLAH'tan başka taptığınız kimselere tapmam. Ben ancak, sizin canınızı alan ALLAH'a taparım. İnananlardan olmakla emrolundum."
De ki: "Ey insanlar! Eğer benim dinimde bir şüpheniz varsa, şunu bilin ki, Allah'ı bırakıp da sizin taptıklarınıza tapmam. Lâkin sizin de canınızı alacak olan Allah'a taparım. Bana müminlerden olmam emredilmiştir".
De ki: ey insanlar, eğer benim dinimde bir şekk ediyorsanız haberiniz olsun ki ben sizin Allahdan başka taptıklarınıza tapmam ve lâkin ben sizin canınızı alacak olan Allaha kulluk ederim ve ben şöyle emr olundum ki: mü'minlerden olayım.
De ki: «Ey insanlar, eğer benim dînimden bir şübhede iseniz (iyice bilin ki) ben Allâhı bırakıb da sizin tapar olduklarınıza tapmam. Ancak sizin canınızı alacak olan Allaha kulluk ederiz. Bana mü'minlerden olmaklığım emredilmişdir».
De ki: “Ey insanlar! Eğer benim dînimden bir şübhe içinde iseniz, artık (bilin ki, ben sizin) Allah'dan başka tapmakta olduklarınıza tapmam; fakat sizin canınızı alacak olan Allah'a ibâdet ederim! Çünki (ben) mü'minlerden olmakla emrolundum!”(3)
(3)“(Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm) îmanda öyle fevkalâde bir kuvvet ve hârika bir yakīn(kat‘i inanç) ve mu‘cizâne bir inkişaf ve cihânı ışıklandıran bir ulvî i‘tikad (yüce bir îman) taşımış ki, o zamânın hükümrânı olan bütün efkârı ve akīdeleri (hâkim düşünce ve inançları) ve hükemânın (filozofların)hikmetleri ve ruhânî reislerin ilimleri ona muârız ve muhâlif (karşı) ve münkir (inkâr edici) oldukları hâlde, O’nun ne yakīnine, ne i‘tikādına, ne i‘timâdına, ne itmi’nânına (kararlılığına) hiçbir şübhe, hiçbir tereddüd, hiçbir zaaf, hiçbir vesvese vermemesi ve ma‘neviyâtta ve merâtib-i îmâniyede (îmânî mertebelerde)terakkī eden (yükselen) başta Sahâbeler, bütün ehl-i velâyet (evliyâlar) onun her vakit mertebe-i îmânından feyiz almaları ve onu en yüksek derecede bulmaları bil-bedâhe (açıkça) gösterir ki, îmânı dahi emsâlsizdir.” (Şuâ‘lar, 7, Şuâ‘, 120)
İlyas Yorulmaz
Deki “Ey insanlar! Eğer benim dinim hakkında bir şüphe içinde iseniz. Şunu bilin ki ben, sizin Allah’dan başka ibadet ettiklerinize ibadet etmeyeceğim. Ancak sizi öldürecek olan Allah’a kulluk ederim ve yalnızca Allah’a inanlardan olmam bana emredildi.”
104, 105. De ki Ey nâs! Eğer benim dinimde şüphede bulunuyorsanız ben, Tanrıyı bırakarak taptıklarınıza tapmıyorum, ben sizi öldüren Tanrıya ibadet ediyorum, ben «— Mü/minlerden evvel, yüzünü muvahhid-i pâk olduğun halde dine doğrult, sakın müşriklerden olma» diye emir olundum.
De ki: “Ey insanlar! Benim dinimden şüphede iseniz (bilin ki) ben, Allah'tan başka taptıklarınıza tapmam. Ancak, sizi öldürecek olan Allah'a taparım ve ben iman edenlerden olmakla emrolundum.”
O hâlde, kesin tavrını ortaya koymak üzere, onlara de ki: “Ey insanlar! Eğer benim dinim hakkında bir şüpheniz varsa, şunu iyi bilin ki, ben sizin Allah’tan başka taptığınız varlıklara asla tapmam fakat hepinizi öldürecek olan Allah’a kulluk ve ibâdet ederim. Çünkü ben, inançlarından asla taviz vermeyen dosdoğru müminlerden olmakla emrolundum.”
De ki:
-“Ey İnsanlar!
Benim dinimden şüphede iseniz, Allah’tan başka kulluk ettiklerinize kulluk etmem; ama sizi vefat ettiren Allah’a kulluk ederim.
Müminler’den olmakla emredildim”.
(Ey Muhammed! ) “Ey insanlar! Eğer siz benim dinimden şüphe ediyorsanız, (haberiniz olsun ki) ben Allah’ı bırakıp da (Onun yerine) taptığınız şeylere asla tapmayacağım. Ben sadece sizin canlarınızı alma gücüne sahip olan Allah’a ibâdet ediyorum ve zâten ben de Ona îman etmekle emrolundum1.” de.
1 Allah’a kul olmak Peygamberlerin ilk görevidir ve o konuda onlar ayrıcalıklı değillerdir
Muhammed Esed
[EY PEYGAMBER,] de ki: “Ey insanlar, eğer benim imanımdan şüphede iseniz, [bilin ki,] kulluk etmem, sizin Allah'tan başka kulluk ettiğiniz varlıklara; 127 ben yalnızca, sizi[n hepinizi] öldürecek olan Allah'a kulluk ederim: 128 çünkü ben [yalnız O'na] inanan kimselerden biri olmakla emrolundum”.
De ki: – Ey İnsanlar! Eğer benim dinimden şüphede iseniz iyi bilin ki ben sizin Allah ile aranıza koyup kulluk ettiklerinize asla kulluk etmem; ancak ben, sizi vefat ettirip hesaba çekecek olan Allah’a kulluk ederim. Zira ben müminlerden olmakla emrolundum. 10/94, 109/sure
(EY NEBÎ!)[1676] De ki: “Ey insanlar! Eğer benim dinimden kuşku duyuyorsanız; şunu iyi bilin ki, Allah dışında sizin kulluk ettiğiniz varlıklara[1677] asla kulluk etmem! Ne ki ben, yalnızca sizin canınızı alacak olan Allah’a kulluk ederim; zira ben inananlardan olmakla emrolundum.”[1678]
Mustafa İslamoğlu Yunus Suresi 104. Ayet Açıklaması
[1676] Kur’an’da Allah Rasûlü’nün adı mükerreren gelir, fakat hiç birinde “Ey Muhammed!” şeklinde nida ile gelmez. Ne ki, “Ey Nebî” şeklinde gelir. Çünkü Allah’ın “ilet” emri Abdullah oğlu Muhammed’e değil, Allah’ın Nebisinedir.
[1677] Lafzen: “kimselere”. Ellezine ta‘budûne ibaresindeki ilgi zamiri, burada kastedilenlerin özellikle insan ve melekler gibi kendilerine tapınılan bilinçli varlıklar olduğuna delâlet eder. Kâfirûn sûresindeki mâ ta‘budûn ise tapınılan nesneleri de kapsar. Bu iki farklı ibareden yola çıkarak, iki ayrı şirk tezahürüne ulaşabiliriz: 1) Bu âyette olduğu gibi, tapanın taptığı karşısında nesneleştiği şirk biçimi. 2) Kâfirûn sûresinde olduğu gibi tapanın taptığını nesneleştirdiği şirk biçimi. Birincisi tapanın tüm insanî özelliklerini öldürüp ruhsal dinamiklerini ve mânevî gücünü yok ederek insanı onursuz ve zavallı bir hâle düşürürken, ikincisi tanrısını tayin etme ve ona tahakküm etme gibi insanın kendisinde sahte bir yetki ve güç vehmetmesine yol açmaktadır. İki tavrın da ortak noktası, insanın yerinden edilerek (zulüm) heba edilmesidir.
[1678] Bu âyetle Kâfirûn sûresi arasında çok yakın bir irtibat var (Dinin anlamı için bkz: 109:6, not 7).
Ömer Nasuhi Bilmen
De ki: «Ey insanlar! Eğer siz benim dinimde bir şüphede iseniz, (haberiniz olsun ki) ben Allah Teâlâ'dan başka taptığınız şeylere ibadet etmem. Velâkin ben o Allah Teâlâ'ya ibadet ederim ki, sizlerin canlarını alıverir ve ben emrolunmuşumdur ki, mü'minlerden olayım.»
104, 105, 106. De ki: “Ey insanlar! Eğer benim dinimden şüphede iseniz, iyi bilin ki, ben sizin Allah'tan başka ibadet ettiğiniz şeylere asla ibadet etmem; lâkin sadece ve sadece, sizin ruhunuzu teslim alacak olan Allah'a ibadet ederim. Bana müminlerden olmam emredildi ve “yüzünü, özünü Allah'ı bir tanıyarak dine ver ve sakın müşriklerden olma. ”“Sakın Allah'tan başka, sana ne fayda ne zarar vermeyecek olan putlara yalvarma, şayet böyle yaparsan, o takdirde kesinlikle zalimlerden olursun” diye talimat verildi.
De ki: "Ey insanlar, benim dinimden kuşkuda iseniz, ben sizin, Allah'tan başka taptıklarınıza tapmam; fakat sizi öldürecek olan Allah'a taparım. Bana mü'minlerden olmam emredilmiştir."
De ki “Ey insanlar! Benim dinim hakkında şüpheniz varsa bilin ki sizin Allah ile aranıza koyup kulluk ettiklerinize ben kulluk etmem ama ruhunuzu alacak olan Allah’a kulluk ederim. Bana, inanıp güvenenlerden (müminlerden) olmam emredilmiştir.”
Süleymaniye Vakfı Yunus Suresi 104. Ayet Açıklaması
[*] Ruh’un bedenden alınması vefat, canlılığın son bulması ölüm(mevt)’tir.
Şaban Piriş
De ki:-Ey İnsanlar! Benim dinimden şüphede iseniz bilin ki ben Allah'tan başka taptıklarınıza tapmam; ancak sizi öldürecek olan Allah'a kulluk ederim. Müminlerden olmakla emrolundum.
De ki: Ey insanlar! Eğer benim dinimden bir kuşkunuz varsa, ben sizin Allah'tan başka kulluk ettiklerinize kulluk etmem; ancak sizin canınızı alacak olan Allah'a kulluk ederim. Zira ben mü'minlerden olmakla emrolundum.
De ki: "Ey insanlar, benim dinimden kuşkuda iseniz, ben sizin Allah'ın berisinden kulluk ettiklerinize kulluk etmeyeceğim. Tam aksine ben, sizin canınızı alacak olan Allah'a kulluk edeceğim. Bana, müminlerden olmam emredildi."
eyit “iy ādemįler! eger olasız gümān içinde dįnümden ŧapmayam anlara kim ŧaparsız Tañrı’dan ayruķ velįkin ŧaparın Tañrı’ya ol kim öldürür sizi. daħı buyrıldum kim olam mü’minlerden.”
Eyit yā Muḥammed ḫalḳa: Eger gümān içinde‐y‐iseñüz menüm dīnümden,men ṭapmaz‐men siz ṭapdu[ġu]ñuz nesnelere Tañrıdan özge. Līkin ṭapar‐men ol Tañrıya ki sizi yaratdı ve sizi öldüriserdür daḫı men buyruldum ki kimü’minlerden olam.