Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1420, sondan 4817. ayet; 10. sure ve Yunus Suresinin 56. ayetidir. Yunus Suresi 56. ayetinin kelime sayisi 5, harf sayısı 22 ve toplam ebced değeri ise 1286 olarak hesaplanmıştır. Yunus Suresinin toplam ebced değeri 536028 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (1) ل (1) ر (1) bulunuyor.
“Gökler ve yer” ifadesiyle topyekün evren kastedilmektedir. Evren ve hayat bütün var olanları kuşatan kavramlardır. Evren ve hayatın kaderine toplu bir bakışı dile getiren bu iki âyet, dolaylı olarak bu kaderi elinde tutan yüce kudretin âhiret hayatını gerçekleştirmesini imkânsız görmenin saçmalığına işaret etmektedir. “Allah’ın olacağını bildirdiği şey gerçektir”; O, “Âhiret gerçekleşecek ve her insan bu dünyada yapıp ettiklerinin hesabını orada verecek” dediğine göre bu muhakkak ki olacaktır; aksini düşünmek –hâşâ– Allah’ın âciz olduğunu veya sözünde durmayacağını kabul etmek anlamına gelir; bu anlayış ise olsa olsa bir cehalet ürünü olabilir. Bu sebeple 55. âyetin sonunda âhireti inkâr edenler kastedilerek, “Onların çoğu bilmezler” yani “delillerden habersizdirler, varlık ve olayların dış görünüşleriyle yetinip aldanırlar; sonuçta da gerçeğin engin bilgilerinden mahrum kalırlar” (Râzî, XVII, 113) buyurulmuş; 56. âyetin sonunda da Allah’a dönüşün kaçınılmaz olduğu bir defa daha teyit edilmiştir.
Mehmet Okuyan
O, diriltir, öldürür; yalnızca O’na döndürüleceksiniz.
Allah’ın hayat vermesini aynı zamanda manen ölmüş olan kalpleri hayata döndürmesi olarak da yorumlayabiliriz. Ruhi ve ahlaki değerlerini kaybederek manen ölüme mahkûm olmuş bir insanın ilahi mesajlarla yeniden dirilmesi de hayata dönüştür. Nitekim bir sonraki ayet de bunu doğrulamaktadır. Sağlıklı yaşamın yolunu bulamayan, hayatı anlamlandıramayan, dolaysıyla huzuru yakalayamayan bir insanın ölmüş bir kişiden ne farkı vardır?
(1)“Herşeyin dizgini elinde, herşeyin anahtarı yanında, gece ve gündüzü, kış ve yazı bir kitab sahîfeleri gibi kolayca çevirir. Dünya ve âhireti, iki menzil (iki oda) gibi bunu kapar, onu açar bir Kadîr-i zü’l-Celâl’dir (sonsuz kudret ve Celâl sâhibi olan Allah’dır). Mâdem böyledir, bütün delâilin (delillerin)netîcesi olarak وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ [Ve (sonunda hepiniz) O’na döndürüleceksiniz!] Yani kabirden sizi ihyâ edip (diriltip), haşre getirip, huzûr-ı kibriyâsında (yüce huzûrunda) hesâbınızı görecektir.” (Zülfikār, 25. Söz, 51)
İlyas Yorulmaz
Hayat verip yaşatanda O, öldürüp yok eden de O dur. O’na döndürüleceksiniz.
Zira hayat veren de odur öldürüp dirilten de odur. Ve hesap vermek için Allah’ın huzuruna çıkarılacaksınız. 7/158, 15/23, 23/80, 40/68, 6/94, 67/24, 69/18