Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1370, sondan 4867. ayet; 10. sure ve Yunus Suresinin 6. ayetidir. Yunus Suresi 6. ayetinin kelime sayisi 14, harf sayısı 60 ve toplam ebced değeri ise 5310 olarak hesaplanmıştır. Yunus Suresinin toplam ebced değeri 536028 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (14) ل (11) ر (2) bulunuyor.
Arapça Metin
ان في اختلاف اليل والنهار وما خلق الله في السموات والارض لايات لقوم يتقون
Şüphesiz gece ve gündüzün ard arda değişmesinde, Allah’ın göklerde ve yeryüzünde yarattığı şeylerde, Allah’a karşı gelmekten sakınan bir toplum için pek çok deliller vardır.
Meâldeki “aydınlatıcı” kelimesinin metindeki karşılığı zıyâ, “aydınlık”ın karşılığı ise nurdur. Sözlük mânası bakımından zıyâ “güçlü ışık”, nur ise “güçlü olsun olmasın ışık” demektir. Bilimsel araştırmalar güneşin ışığının kendinden olduğunu, ayın –güneşe nisbetle zayıf olan, gece gerektiği kadar aydınlık veren, ama istirahati de engellemeyen– ışık ve aydınlığının ise güneşten geldiğini ve aydan yansıdığını ortaya koymuştur. Dünya kendi etrafında günde bir, güneş etrafında ise yılda bir defa dönmektedir. Günlük dönüş gece ile gündüzü, yıllık dönüş ve eğim ise mevsimleri oluşturmaktadır. Ay, yörünge düzlemine oranla 83 derece 30 dakikalık eğime sahip bir eksen etrafında döner. Dönüş süresi, ayın yer etrafındaki dolanım süresine eşittir. Yerin, ay üzerindeki çekim etkisinin sebep olduğu gelgit olayı bu eşitliği sağlamıştır. Bu sebeple ayın yeryüzünden daima aynı yüzü gözlenir. Ayın yer etrafındaki dönüşü 27 gün7 saat 43 dakika 25 saniyedir; fakat yerin, güneşin çevresinde dönmesi sebebiyle bu hareketini 29 gün 12 saat 44 dakika 3 saniyede tamamlar. Ay, güneş ve dünyanın birbirine nisbetle açısal durumu, konumu ve ışık etkisi sebebiyle biz ayı, o değişmediği halde her gece ayrı bir yerden doğarken ve farklı şekillerde görürüz. Ayın gökyüzündeki hareketi için, her biri bir günlük yola tekabül etmek üzere 13’er derecelik yaylardan oluşan 28 menzil tesbit edilmiş ve bu kavram, ayın safhalarını tanımlamak için kullanılmıştır. Menzilin sözlük mânası “inilecek yer ve durak”tır (ay ve güneş hakkında bilgi için bk. Mahmut Kaya-Muammer Dizer, “Ay”, DİA, IV, 182-186; Celal Yeniçeri-Yavuz Unat, “Güneş”, DİA, XIV, 288-294; ayrıca bk. Yâsîn 36:38-40). Güneş ve ayın doğup batması, ayın menzil ve şekil değiştirerek görünmesi insanların takvim yapmalarını, gün, ay ve yıl hesapları yapabilmelerini, işlerini plan ve programa bağlayabilmelerini mümkün kılmıştır. Sahip oldukları zihnî melekelerini doğru kullanabilenler, varlığın ve hayatın anlamını derinden kavramaya çalışanlar; gerçek, kararlı ve iyi niyetli arayış içinde olanlar için Allah’a imana götüren deliller, işaretler ve imanı güçlendiren kanıtlar vardır. Bilimin her keşfi, her buluşu âlemdeki ilâhî sanatı, incelikleri, güzellikleri gittikçe daha açık ve detaylı olarak, gören gözlerin önüne sermektedir.
Mehmet Okuyan
Şüphesiz ki gece ve gündüzün değişmesinde, Allah’ın göklerde ve yerde yarattığı şeylerde [takvâ]lı (duyarlı) bir toplum için dersler vardır.
Gerçekten, gece ile gündüzün art arda gelişinde ve Allah'ın göklerde ve yerde yarattığı şeylerde (Güneş sistemi ve galaksilerin muhteşem devir ve düzeninde, Rablerinden) korkup (küfür, zulüm ve kötülükten) sakınan (ve gerçeği arayan) bir topluluk için elbette ayetler vardır.
Çünkü geceyle gündüzün birbiri ardınca gelmesinde ve Allah'ın göklerde ve yerde yarattığı herşeyde, yolunu Allah ve kitap ile bulmaya çalışan bir toplum için mutlaka işaretler vardır.
Gece ile gündüzün birbiri ardınca değişmesinde, Allah'ın göklerde ve yerde yarattığı varlıklarda ve imkânlarda, Allah'a sığınıp, emirlerine yapışan günahlardan arınıp, azaptan korunan, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan toplumlar için Allah'ın varlığını, birliğini, kudretini gösteren nice deliller vardır.
Gerçekten, gece ile gündüzün ardarda gelişinde ve Allah'ın göklerde ve yerde yarattığı şeylerde korkup-sakınan bir topluluk için elbette ayetler vardır.
Elbette gece ile gündüzün, (büyüyüp küçülerek) arka arkaya gelmek suretiyle değişip durmasında, Allah'ın göklerde ve yerde yarattığı bütün varlıklarda, Allah'dan korkan bir kavim için büyük deliller ve ibretler vardır; (hepsi Allah'ın kudret ve varlığına, kemal sıfatlarına delâlet ederler.)
Gerçekten, gece ile gündüzün değişmesinde (uzayıp kısalmasında) ve Allah'ın göklerde ve yerde yarattığı şeylerde Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayan bir topluluk için nice deliller vardır.
İlgili ayet, Dünyanın hem kendi ekseni etrafında döndüğünü hem de Güneşin çevresinde bir elips çizerek tur attığını ifade etmektedir. Dünya kendi ekseni etrafında dönerek gece ile gündüzün meydana geldiğini, Güneşin çevresinde dönerek de gece ile gündüzün uzayıp kısaldığını ve böylece mevsimlerin oluştuğunu anlatmaktadır. Onun için Miladi Takvim dünyanın güneş etrafında bir dönüşünü yıl olarak kabul eder. Kameri (ay) takvimi ise ayın dünya etrafında 12 kez dönüşünü bir yıl sayar. Bu nedenle Kameri Takvim Güneş (Miladi) Takvimden 10 gün 8 saat 48 dakika daha kısadır. Bu iki ayetle Allah, bir taraftan Ay takvimine işaret ederek oradaki derinliği ortaya koyuyor bir taraftan da Güneş takvimini anlatarak varlık âlemi üzerindeki hassas dengeyi gösteriyor.
Diyanet İşleri (Eski)
Gece ile gündüzün birbiri ardınca gelmesinde, Allah'ın göklerde ve yerde yarattıklarında, O'na karşı gelmekten sakınan kimseler için ayetler vardır.
Gece ve gündüzün değişmesinde (uzayıp kısalmasında) Allah’ın göklerde ve yerde yarattığı şeylerde, (Onu inkâr etmekten) sakınan bir kavim için elbette nice deliller vardır!
Elbette gece ile gündüzün birbiri ardınca değişip durmasında ve Allah'ın göklerde ve yerde yarattıklarında sakınan bir kavim için bir çok delil vardır.
Elbette gece ile gündüzün birbiri ardınca değişip durmasında ve Allahın Göklerde ve yerde yarattığı kâinatta korunacak bir kavm için bir çok âyetler var
Gece ile gündüzün birbiri ardınca (artarak, eksilerek) gelmesinde göklerde ve yerde Allahın yaratdığı şeylerde (bütün kâinatda, kötülükden) sakın (ıb inan) acak bir kavm için, elbet nice âyetler (ibretler) vardır.
Şübhesiz ki gece ile gündüzün ihtilâfında (ard arda gelmesinde) ve Allah'ın göklerde ve yerde yarattığı şeylerde, (O'na karşı gelmekten) sakınacak bir kavim için apaçık deliller vardır.
Gecenin ve gündüzün birbirlerinden farklı olması ve göklerde ve yerde yarattığı her şeyde, sakınan bir topluluk için pek çok ibret alınacak şeyler vardır.
Gerçekten de, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelmesinde ve Allah’ın göklerde ve yerde yaratmış olduğu bunca varlıklarda, bilinç ve duyarlık sahibi olan, aklını kullanan ve haksız önyargılardansakınan bir toplum için, O’nun sonsuz kudret ve merhametini gösteren nice mûcizeler, ibret verici mesajlar ve işâretler vardır. Kâinat kitabının sayfalarına nakşedilmiş bunca mûcizelere ve apaçık delillere rağmen:
Şüphesiz gece ile gündüzün birbirini takip etmesinde ve Allah’ın göklerde ve yerde yaratmış olduğu şeylerde, (günâha girmekten) sakınan bir toplum için elbette alınacak ibretler vardır.
Çünkü, gerçekten de, geceyle gündüzün ardarda gelmesinde ve Allah'ın göklerde ve yerde yarattığı her şeyde, O'na karşı sorumluluk bilinci taşıyan bir toplum için mutlaka işaretler vardır!
Gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, Allah’ın göklerde ve yerde yarattığı şeylerde sorumluluğunu bilen bir toplum için nice ayetler/işaretler vardır. 2/164, 3/190, 25/61- 62, 31/29, 35/13, 39/5
Çünkü gecenin ve gündüzün birbiri ardınca gelişi ve Allah’ın göklerde ve yerde yarattığı her şey, sorumluluk bilinci taşıyan bir toplum için hakikate yapılmış birer atıftır.[1574]
[1574] Üstteki açıklamaya binaen, âyâtın bu bağlamdaki en uygun karşılığı. Zımnen: Âhirete iman, ahlâkî davranışın garantisidir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Şüphe yok ki, gece ile gündüzün biribirini takib etmesinde ve Allah Teâlâ'nın göklerde ve yerlerde yaratmış olduğu şeylerde muttakî olan bir kavim için elbette âyetler vardır.
Gece ve gündüzün sürelerinin değişerek peşpeşe gelmesinde, Allah'ın göklerde ve yerde yarattığı bunca varlıklarda, elbette Allah'ı sayıp kötülüklerden sakınacak kimseler için nice deliller vardır. [3, 190; 10, 101; 11, 6]
Gece ile gündüzün farklılaşmasında, Allah’ın göklerde ve yerde yarattığı her şeyde kendini (yanlışlardan) koruyan bir topluluk için göstergeler (ayetler) vardır.
Gece ve gündüzün peş peşe değişmesinde ve Allah'ın göklerde ve yerde yarattığı şeylerde, inkârdan ve kötülüklerden sakınan bir topluluk için âyetler vardır.
Şu bir gerçek ki, geceyle gündüzün birbiri ardınca değişip durmasında, Allah'ın göklerde ve yerde vücut verdiği şeylerde, sakınan bir topluluk için sayısız ayetler vardır.