Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 6156, sondan 81. ayet; 100. sure ve Âdiyât Suresinin 10. ayetidir. Âdiyât Suresi 10. ayetinin kelime sayisi 4, harf sayısı 14 ve toplam ebced değeri ise 596 olarak hesaplanmıştır. Âdiyât Suresinin toplam ebced değeri 13371 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
9,10,11. Acaba o bilmiyor mu ki, kabirlerde bulunanlar çıkarıldığı ve kalplerdeki ortaya konulduğu zaman, işte o gün onların Rabbi kendilerinin her hâlinden mutlaka haberdardır.
Dünya menfaati ve servet biriktirme hırsıyla cimrilik ve nankörlük eden kimse kendisine ne derece kötülük ettiğini düşünmeye davet edilmekte ve uyarılmakta; aksi halde o kişinin, kıyamet gününde, kabirlerde gömülmüş bulunanların dışarıya fırlatıldığı, bütün gizliliklerin ortaya döküldüğü (bk. Târık 86:9), gönüllerde gizli olan niyetler ve maksatların açığa çıkarıldığı zaman perişan olacağı bildirilmektedir. “Kalplerde gizlenenlerin ortaya konması”, niyet halinde kalıp eyleme dönüşmeyen kötü düşüncelerin mutlaka cezalandırılacağını değil; davranışların dayandığı niyet ve yöneldiği amaçların değerlendirileceğini ifade etmektedir. 11. âyette “İşte o gün (anlayacaklar ki) rableri onlardan tam mânasıyla haberdardır” buyurulması, Allah Teâlâ’nın onların niyetlerini ve yaptıklarını önceden bildiği gibi kıyamet gününde de her şeyden haberdar olduğunu ortaya koymaktadır. Çünkü O’nun ilmi sonsuzdur, hiçbir şeyden gafil değildir, gizli olanı da âşikâr olanı da, öncekini de sonrakini de bilir. Dünyada verdiği nimetlere karşı nankörlük ve cimrilik ederek bu nimetlerden Allah yolunda harcamamış olan kimselerin yaptıklarından da mutlaka haberdardır ve âhirette bunu gösterecek, yapılanların karşılığını da verecektir.
Mehmet Okuyan
Göğüslerde (kalplerde) olanlar (gizlenenler) ortaya döküldüğünde,
Göğüslerde (gönüllerde gizli) olanların derlenip toparlanıp (hepsinin) ortaya çıkarılacağı o zamanı (düşünüp) hâlâ (gerçeği) bilmeyecek (ve anlamayacak mıdır?)
9, 10, 11. Kabirlerde bulunanlar diriltilip dışarı atıldığı ve kalplerde gizlenenler ortaya konduğu zaman insan (halinin ne olacağını) düşünmez mi? Şüphesiz Rableri o gün onlardan tamamıyle haberdardır.
9,10,11. Fakat (insan) bilmez mi ki, kabirlerin içinde bulunanlar (diriltilip dışarı)çıkarıldığı ve sînelerde bulunan (sır)lar ortaya konulduğu zaman, şübhesiz Rableri o gün onlar(ın her yaptıkların)dan elbette hakkıyla haberdar olandır.
1 (بُعْثِرَ) kelimesi Arapçada; “bir şeyi kısaca ifâde etmek” için kullanılan türdendir ve “dirilme zamanı gelip kabirlerin içerisindekilerin dışarıya çıkarılması” demektir. Tıpkı hamdele’nin; (اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ), havkale’nin; ise (لَا حَوْلَ وَ لَا قُوَّةَ اِلَّا بِاللّٰهِ) demek olduğu gibi. (Elmalılı) Konuyla ilgili olarak Bk. (İnfitar: 4)
Muhammed Esed
ve insanların kalplerinde [gizli] olan her şey ortaya döküldüğünde,
9, 10. Peki o insan, kendisinin ve malının âkıbetini hâlâ bilip anlamayacak mı? Kabirlerde olanlar diriltilip dışarı atıldığı zaman, sinelerin içinde bulunan her şey derlenip ortaya konulduğu zaman,