Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 6152, sondan 85. ayet; 100. sure ve Âdiyât Suresinin 6. ayetidir. Âdiyât Suresi 6. ayetinin kelime sayisi 4, harf sayısı 18 ve toplam ebced değeri ise 591 olarak hesaplanmıştır. Âdiyât Suresinin toplam ebced değeri 13371 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
1,2,3,4,5,6. Soluk soluğa süratle koşan, (koşarken ayaklarını) vurarak ateş çıkaran, sabah erkenden baskın yapan, orada tozu dumana katan ve düşman topluluğunun ortasına dalan atlara andolsun ki, insan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür.
Burada “insan” kavramıyla genel olarak insan türünün kastedildiği, çünkü bütün insanlarda bu tür olumsuz özelliklerin az çok bulunduğu belirtildiği gibi (bk. İbn Âşûr, XXX, 502-503), özellikle hidayetten nasibini alamamış insanların söz konusu olduğu da söylenmiştir. Râzî, bu ikinci yorumun çoğunluğun görüşü olduğunu belirtir (XXXII, 67). Bu âyetler, söz konusu insanların tabiatlarına yerleşmiş bulunan Allah’ın nimetlerine karşı nankörlük, kadir bilmezlik, mal biriktirmeye düşkünlük ve nimetin şükrünü yerine getirme vecîbesini umursamama gibi olumsuz özellikleri ortaya koymaktadır. 6. âyetteki kenûd kelimesinin bir hadiste şöyle açıklandığı rivayet edilir: “Öyle bir nankördür ki yalnız başına yer, kölesini döver, malî görevlerini yerine getirmez” (Taberî, XXX, 180). 7. âyet insanın kendisinin de bu nankörlüğünün farkında olduğunu, buna bizzat kendi vicdanının da tanıklık ettiğini belirtmektedir. Âyete “Şüphesiz buna Allah şahittir” mânası da verilmiştir (Taberî, XXX, 180). Bu takdirde âyet Allah’ın verdiği nimete karşı nankörlük edenler için bir uyarı anlamı taşır. Fakat birinci mâna bağlama daha uygundur. Âyete ayrıca “Nankör kişi âhirette kendi aleyhine şahitlik edecektir” şeklinde de mâna verilebilir (Elmalılı, IX, 6021). “Mal” diye tercüme ettiğimiz 8. âyetteki hayır kelimesini Râgıb el-İsfahânî, “akıl, adalet, fazilet, faydalı nesne gibi genellikle insanların rağbet ettiği şey” şeklinde tarif etmiştir (Müfredâtü’l-Kur’an, “hyr” md.). Eski Araplar’da kelime sıklıkla “mal” ve özellikle “at” anlamında kullanılmaktaydı. Burada “çok mal, servet” mânasında kullanıldığı anlaşılmaktadır.
Mehmet Okuyan
Şüphesiz ki böylesi insan, Rabbine karşı çok nankördür.
1- Sapkınlıkta kalmayı tercih eden müşrikler. İnsan sözcüğünün başında “El” takısı olması söz konusu insanın belli bir kimse olduğunu ifade etmektedir.
Ahmet Akgül
Ki gerçekten insan Rabbine karşı nankörlük yapmaktadır.
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8. Harıl harıl koşanlara, (nallarıyla) çakarak kıvılcım saçanlara, (ansızın) sabah baskını yapanlara, orada tozu dumana katanlara, derken orada bir topluluğun ta ortasına girenlere yemin ederim ki insan, Rabbine karşı pek nankördür. Şüphesiz buna kendisi de şahittir ve o, mal sevgisine de aşırı derecede düşkündür.
1 Kenûd: Çok nankör ve çok inkâr eden anlamına gelir. Bir şey bitirmeyen verimsiz araziye ve kocasının haklarını ve iyiliklerini inkâr eden nankör kadına, yemeğini misafirden sakınarak yalnızca yiyen cimriye, mutlak olarak cimri ve pintiye, inadına isyankâr ve günahkâra ve uşağını çok döven kimseye "kenud" denilir. Burada çogunlukla insan tabiatina ait olmak üzere çokları "nimeti inkâr eden" demişlerdir.
Muhammed Esed
GERÇEK ŞU Kİ, insan Rabbine karşı çok nankördür; 3
Mustafa İslamoğlu Âdiyât Suresi 6. Ayet Açıklaması
[5860] el-İnsândaki el ahd içindir. Dolayısıyla “nankörlük” insan soyunun vasfı değil, yukarıda olumsuz nitelikleri sayılan “insan tipi”nin vasfıdır. el-Kenûd, “çoraklaşıp verimliliğini yitiren toprak” (Mekâyîs). Rabbi insana o kadar cömert davranmaktadır ki, insan bu cömertlik karşısında ne yaparsa yapsın Rabbinin hakkını ödemekten âciz kalmaktadır.
Bu sûrenin nâzil olduğu Mekke döneminde Müslümanlara ait, harp için hazırlanmış ne at, ne de silah bulunmadığından bu âyetlerin gelecek dönemle ilgili olduğu düşünülebilir. Dolayısıyla harıl harıl koşan atlar gibi harıl harıl çalışarak düşmana hücum eden motorlu akın vasıtalarını, tepkili uçakları, ateş saçan silahları da kapsadığı düşünülebilir. Gerçekten bu sûre gibi birçok sûrede çok kapsamlı lafızlar mevcut olup bunlar, geniş tefsirlere imkân vermektedir.
Süleyman Ateş
(Bunlara andolsun) Ki insan, Rabbine karşı çok nankördür.