Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 6176, sondan 61. ayet; 102. sure ve Tekâsür Suresinin 8. ayetidir. Tekâsür Suresi 8. ayetinin kelime sayisi 5, harf sayısı 21 ve toplam ebced değeri ise 2197 olarak hesaplanmıştır. Tekâsür Suresinin toplam ebced değeri 10385 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
“... gözünüzle ayan beyan göreceksiniz” diye çevirdiğimiz kısımdaki ayne’l-yak^n tamlaması sözlükte “göz” anlamına gelen ayn ile “gerçeğe uygun kesin bilgi” anlamındaki yak^n kelimelerinden oluşan bir terim olup gözlem yoluyla elde edilen ve doğruluğu apaçık olan bilgiyi ifade eder (bk. Yusuf Şevki Yavuz, “Ayne’l-yak^n”, DİA, IV, 269). Ayne’l-yak^n ile elde edilen bilginin ilme’l-yak^n ile elde edilenden daha üstün ve kesinlik derecesi daha yüksek olduğu anlaşılmaktadır (ayrıca bk. Âl-i İmrân 3:18). Yüce Allah dünya hayatında mutlak gerçeği kabul edip de âhiret için hazırlık yapmayan, aksine fâni şeylere aldanıp onlarla başkalarına karşı övünenlerin âhirette cehennem azabıyla cezalandırılacağını yemin ederek haber vermiştir. 6. âyette “Cehennemi mutlaka göreceksiniz” ifadesinin mecazi bir görme şeklinde anlaşılmaması için 7. âyette, “Onu ayne’l-yak^n olarak, gözünüzle ayan beyan göreceksiniz” buyurulmuş; böylece hem tehdit pekiştirilmiş hem de cehennem olayının büyüklüğü ifade edilmiştir (Ebû Hayyân, VIII, 508). 8. âyet ise Allah’ın verdiği nimetlerin şükrünü yerine getirmek üzere O’nun yolunda ve emrettiği şekilde değerlendirmeyip de onları başkalarına karşı övünme ve kendini üstün görme aracı yapanların bu nimetlerden hesaba çekileceklerini, sonuçta cehennem azabıyla şiddetli bir şekilde cezalandırılacaklarını göstermektedir.
Mehmet Okuyan
Sonra o gün, (dünyada size verilen) nimetlerden elbette sorulacaksınız.
5, 6, 7, 8. Gerçek öyle değil! Kesin bilgi ile bilmiş olsaydınız, (orada) mutlaka cehennem ateşini görürdünüz. Sonra ahirette onu çıplak gözle göreceksiniz. Nihayet o gün (dünyada yararlandığınız) nimetlerden elbette ve elbette hesaba çekileceksiniz.
(Şüphesiz bu nimetlerin en önemlisi de Resulullah’ın sapmamak için ümmetine tavsiye ettiği Kur’an ve Ehl-i Beyt nimetidir. Nitekim Mecme’ul Beyan’da yer aldığına göre İmam Sadık (a.s) bu ayette geçen nimetin Ehl-i Beyt olduğunu ifade etmiştir. Hatta Tefsir-i Bürhan’da yer alan kimi rivayetlerde ise Allah’ın insana verdiği bir yiyeceği sormaktan çok daha yüce olduğu belirtilmiş ve ayette geçen nimetten maksadın Ehl-i Beyt nimeti olduğu önemle vurgulanmıştır.)
Mahmut Kısa
Ve o Gün, size bahşedilen her nîmetten sorguya çekileceksiniz!
1 Bir gece Peygamber Efendimiz dışarıya çıktığında, Ebû Bekir ve Ömer (r.a)’ya rastladı ve onlara: “Sizi bu saatte evlerinizden çıkaran nedir?” diye sordu. Onlar da: “açlık, Ey Allah’ın Rasûlü!” dediler. Peygamberimiz de: “nefsim kudretinde olan Allah’a yemin ederim ki beni de sizi dışarıya çıkaran çıkardı.” dedi. Sonra: “haydi kalkın” buyurdu. Beraberce Ensar’dan bir zatın evine gittiler, fakat o, evinde yoktu. Eşi: “buyurun” dedi. Peygamberimiz: “falanca nerede?” deyince kadın: “bize tatlı su getirmeye gitti” dedi. Derken o şahıs geldi, Peygamberi ve iki arkadaşını evinde görünce: “bu gün benden daha iyi misafiri olan kimse yok” dedi. Gidip bir hurma dalı getirerek, “buyurun” dedi ve hemen bıçağa sarılınca Peygamber Efendimiz: “sakın sağmal bir hayvan kesme” buyurdu. O, onlara bir koyun kesti. O koyundan ve o hurmadan beraberce yediler, tatlı sudan içtiler ve doydular. Peygamberimiz, Ebû Bekir ve Ömer’e: “nefsim kudretinde olan Allah’a yemin ederim ki, kıyamet günü bu nîmetlerden kesinlikle hesaba çekileceksiniz.” buyurdu. (Müslim, Tirmizî, Ebû Davûd, Neseî, İbnu Mâce)2 Yani; o nîmetleri nasıl elde ettiğinizden, şükrünü eda edip-etmediğinizden… gibi.
Muhammed Esed
ve o Gün hayatın nimetleri[ne karşı yaptıklarınız] için mutlaka sorguya çekileceksiniz!
Mustafa İslamoğlu Tekâsür Suresi 8. Ayet Açıklaması
[5877] Zımnen: Geçici nimetleri biriktirme tutkusuyla oyalanmak sizi gerçek nimeti görür gibi inanmaktan uzaklaştırdığı için de iş işten geçmiş olacak. Na‘im kelimesi, ni‘met, ni‘am, en‘um, ni‘amâ ve ni‘immâ kelimelerinin aksine, Kur’an’da geçtiği 15 yerde tartışmasız “âhiret nimeti” için kullanılır. Bu âyeti bu kurallı kullanımın bir istisnası saymak Kur’an’ın üslubuyla bağdaşmayacaktır. ‘An edatı, nesnesinden “vazgeçip yüzçevirmeyi” ifade eder. Çevirimizin gerekçeleri bunlardır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Sonra kasem olsun ki o gün her türlü nîmetten muhakkak sorulacaksınız.
Zübeyr (r.a) Hz. Peygambere: “Bize hangi nimetler sorulacak: Bütün yiyeceğimiz iki kara şeyden (hurma ve sudan) ibaret. Kılıçlarımız ise her zaman yanımızda (sürekli tehlike içindeyiz) diye sorunca O: “Haberiniz olsun ki ileride, nail olacağınız birçok nimetler olacaktır” buyurdu.
Süleyman Ateş
Sonra o gün, (size verilen) ni'metten sorulacaksınız.
(1) Peygamberimiz buyuruyor ki: “Kıyamet gününde kula nimetlerden sorulacak olan ilk sual, ‘Bedenine sağlık vermedik mi, sana soğuk su içirmedik mi?’ olacaktır.” (Tirmizî, Tefsir 102:5.)
Yaşar Nuri Öztürk
Sonra o gün, nimetten kesinlikle sorguya çekileceksiniz!