Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1575, sondan 4662. ayet; 11. sure ve Hûd Suresinin 102. ayetidir. Hûd Suresi 102. ayetinin kelime sayisi 12, harf sayısı 44 ve toplam ebced değeri ise 7396 olarak hesaplanmıştır. Hûd Suresinin toplam ebced değeri 537792 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (9) ل (4) ر (2) bulunuyor.
Arapça Metin
وكذلك اخذ ربك اذا اخذ القرى وهي ظالمة ان اخذه اليم شديد
İşte Rabbinin yakalaması böyledir. Onlar zulüm işlemektelerken, ülkeleri (veya nesilleri) yakaladığı zaman (son pişmanlıkları fayda vermemiştir) . Gerçekten O'nun yakalaması çok acı vericidir, pek şiddetlidir.
İşte senin Rabbin varoluş gayesine aykırı hareket eden kentlerin toplumlarını, böylece kıskıvrak yakalayıverir. Şüphesiz ki, O'nun yakalaması çok şiddetli ve çok zorludur.
Baskıyı, zulmü, işkenceyi, isyanı ve küfrü alışkanlık haline getiren, Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen bir memleketi cezalandırırken, senin Rabbin işte böyle cezalandırır. Onun cezalandırması çok can yakıcı, çok inletici, çok müthiştir.
Onlar, zulüm işlemektelerken, ülkeleri (veya nesilleri) yakaladığı zaman... Rabbinin yakalaması işte böyledir. Gerçekten O'nun yakalaması pek acı, pek şiddetlidir.
Rabbin, haksızlık eden memleketleri (onların halkını) yakaladığında, onun yakalayışı işte böyle (şiddetlidir). Şüphesiz onun yakalaması pek elem vericidir, pek çetindir!
Rabbinin yakalayışı — (ahâlîsi) zulmeder halde bulunan memleketleri yakaladığı zaman — işte böyle (olur). Şübhesiz ki Onun çarpması (cezası) pek acıklıdır, pek çetindir.
İşte, (halkı) zâlim bir hâlde bulunan şehirleri (azâbıyla) yakaladığı zaman, Rabbinin yakalaması böyledir. Şübhesiz ki O'nun yakalaması, pek elemlidir, pek şiddetlidir!
İşte Rabbinin bu yakalayışı, zulüm ederek haksızlık yapan bu kasaba halkını cezalandırışıdır. Allah’ın yakalayıp ceza verişi çok acıklı ve çok şiddetlidir.
O hâlde, dikkat edin; Rabb’in, zulüm ve haksızlıkta direten bir ülkeyi cezalandırdı mı, işte böyle cezalandırır! Unutmayın, O’nun azâbı gerçekten can yakıcıdır, çok çetindir!
1 Burada; “zikr’ül-mahal iradet’ül-hal” yoluyla mecâz vardır. Yani memleketlerin söylenmesine rağmen kastedilen, o ülkelerin halklarıdır. Buna göre âyet: “O halkı zâlim olan memleketleri” diye anlaşılmalıdır.
Muhammed Esed
İşte senin Rabbin, tepelediği zaman böyle tepeler; halkı zalim olan kasabaları gerçekten de O'nun tepelemesi çok acı verici, çok zorludur!
– Senin Rabbin, halkları zalim olan ülkeleri cezalandırdığı zaman işte böyle cezalandırır. Şüphesiz O’nun cezalandırması çok can yakıcıdır ve pek dehşetlidir. 18/58- 59, 22/48
Ve senin Rabbin, kentleri cezalandırmak istediği zaman işte böyle cezalandırır; ki onlar zulmetmiştiler: hiç şüphesiz O’nun cezalandırması çok can yakıcı, pek dehşet vericidir.