Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1596, sondan 4641. ayet; 11. sure ve Hûd Suresinin 123. ayetidir. Hûd Suresi 123. ayetinin kelime sayisi 16, harf sayısı 72 ve toplam ebced değeri ise 6149 olarak hesaplanmıştır. Hûd Suresinin toplam ebced değeri 537792 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (11) ل (11) ر (4) bulunuyor.
Arapça Metin
ولله غيب السموات والارض واليه يرجع الامر كله فاعبده وتوكل عليه وما ربك بغافل عما تعملون
Göklerin ve yerin gaybını bilmek Allah’a mahsustur. Bütün işler O’na döndürülür. Öyle ise O’na kulluk et ve O’na tevekkül et. Rabbin yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Göklerde ve yerde gerek Hz. Peygamber’in gerekse diğer insanların bilmedikleri gizli gerçekleri (gayb) sadece Allah bilir. Zira buralarda olup biten her şeyi O yaratmaktadır, yarattığından habersiz olması mümkün değildir. Yaratma, gaybı bilme, her dilediğini yapma, mutlak kemal sahibi olma gibi sıfatlarında eşi, ortağı, benzeri yoktur. Bundan dolayı ibadet edilmeye lâyık olan da yalnız O’dur (gayb hakkında bilgi için bk. Bakara 2:3). Kulluk ancak tevekkül ile yani Allah’a güvenip dayanmakla kemale erdiği için âyette ibadet emrinin hemen arkasından tevekkül emri gelmektedir. Kul başarıya ulaşmak için elinden geleni yapmakla yükümlüdür, ancak başarıyı Allah’tan beklemek, sadece O’ndan yardım dileyip O’na sığınmak da kâmil imanın tabii bir sonucudur.
Mehmet Okuyan
Göklerin ve yerin [gayb]ı (bilinemeyeni) yalnızca Allah’a aittir. Her iş yalnızca O’na döndürülür. Öyle ise O’na kulluk et ve O’na güven! Rabbin yaptıklarınızdan asla habersiz değildir.
Göklerin ve yerin gaybı yalnız Allah'a aittir. Her iş O'na döndürülür. Öyle ise O'na kulluk et ve O'na dayan. Rabbin, yaptıklarınızdan gâfil değildir.[221]
[221] Hûd sûresinden çıkarılacak genel ilkeler için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, IX, 363-364.
Erhan Aktaş
Göklerin ve yerin gaybı Allah'a aittir. Bütün işler O'na döndürülür. Öyleyse yalnızca O'na kulluk et ve yalnızca O'na tevekkül¹ et. Rabb'in, yaptıklarınızdan habersiz değildir.
1- Allah'a güvenme, O'na dayanma; her türlü çabayı gösterdikten sonra sonucu Allah'a bırakma.
Ahmet Akgül
Göklerin ve yerin gaybı Allah'ındır, bütün işler O'na döndürülür; öyleyse sadece O'na kulluk et ve O'na tevekkül edip (güven) . Senin Rabbin yaptıklarınızdan (gafil) habersiz değildir. (Sakın böyle sanıp aldanmayınız!)
Ve göklerle yeryüzünde gaibe ait olan, bilinmeyen her şey, Allah'ındır ve bütün işler, dönüp ona varır, artık ona kulluk et ve ona dayan. Rabbin, yaptığınız şeylerden gafil değildir.
Göklerin ve yerin, vahiyle bilinip akıl ve duyularla bilinemeyen gerçekleri, Allah'ın elindedir. Bütün işler O'na döndürülmektedir. Öyleyse O'na kulluk et, O'na güven, O'na dayan; çünkü Rabbin, yapıpettiklerinizden asla habersiz değildir.
Göklerdeki ve yerdeki bilinmeyen güçlerin ve imkânların tasarrufu yalnızca Allah'a aittir. Bütün planların icra edilerek sonuçlandırıldığı, bütün icraatların, amellerin hesabının sorulduğu tek merci Allah'tır. O halde O'nu ilâh tanı, candan müslüman olarak O'na teslim ol, saygıyla O'na kulluk ve ibadet et, O'nun şeriatına bağlan, O'na boyun eğ, işlerini O'na havale et. Rabbin işlediğiniz amellerden gafil, habersiz değildir, Buna göre sizi mükâfatlandırıp cezalandıracaktır.
Göklerin ve yerin gaybı Allah'ındır, bütün işler O'na döndürülür; öyleyse O'na kulluk edin ve O'na tevekkül edin. Rabbin yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Göklerin ve yerin sırrı, Allah'ın ilmindedir. Bütün işler de ona döndürülür. O halde, yalnız O'na ibadet et ve O'na tevekkül kıl. Senin Rabbin, yapmakta olduğunuz şeylerden gafil değildir.
Göklerin ve yerin gaybı (gizli idaresi,) Allah’ın elindedir. Her şey bütünü ile O’na döner. O’na ibadet et ve O’na tevekkül et. Çünkü O, sizin yaptıklarınızın hiçbirinden habersiz değildir.
Göklerin ve yerin bilinmeyen, insan idrakini aşan görülüp gözlenemeyen sırrı Allah'ın bilgisindedir. Bütün işler ancak O'na döndürülür. Öyleyse, O'na kulluk et; O'na güven. Rabbin yaptıklarınızdan asla habersiz değildir.
Her türlü çabayı gösterdikten sonra Allah'a güvenmek, O’na dayanmak hem kulluğun gereğidir hem de Allah’ın kuluna bir lütfudur. Allah’ın kuluna “Bana güven” demesinden daha büyük ne olabilir? İnsan küçük bir dünyalık iş için kendisinden daha güçlü olan bir yakınından destek sözü aldığı zaman ne kadar mutlu oluyor değil mi? Allah kuluna her zaman, her yerde ve her konuda destek vereceğini bildiriyor, yeter ki kul haddini bilsin, Allah’a karşı sorumlu olduğunun idrakinde olsun, fıtratıyla örtüşmeyen davranışlar sergilemesin, insanlığını bilsin ve insanca yaşasın.
Diyanet İşleri (Eski)
Göklerin ve yerin gaybı Allah'a aittir. Bütün işler O'na döndürülür. Öyleyse O'na kulluk et, O'na güven. Rabbin, yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Göklerin ve yerin gaybı (sırrı) yalnız Allah'a aittir. Her iş O'na döndürülür. Öyle ise O'na kulluk et ve O'na dayan! Rabbin yaptıklarınızdan gafil değildir.
Âyette ibadet emrinin hemen arkasından tevekkül emri gelmektedir. Çünkü kulluk ancak tevekkül ile yani sadece Allah’a güvenip dayanmakla kemâle ulaşır. Bütün işlerde başarıya ulaşmak için esbaba tevessül hususunda elden geleni yapmakla beraber, başarıyı Allah’tan beklemek ve sadece O’ndan yardım dileyip O’na sığınmak, aynı zamanda imanın kemâline de alâmettir.
Edip Yüksel
Göklerin ve yerin gizlilikleri ALLAH'a aittir. Tüm işler sonunda ona döner. O'na kulluk edin ve O'na güvenin. Rabbin onların yaptığından habersiz değildir.
Göklerin ve yerin gaybını bilmek yalnızca Allah'a mahsustur. Her iş O'na döndürülür. Sen yalnızca O'na ibadet et ve yalnızca O'na dayan. Rabbin yaptıklarınızın hiçbirinden gafil değildir.
Bununla beraber Göklerin Yerin gaybi, Allahın'dır, emrin de hepsi ona irca' olunur, yalnız ona ıbadet et ve ona tevekkül kıl, rabbın ne yaptığınızdan ve yapacağınızdan gafil değil
«Göklerin ve yerin (sırr-ı) ğaybı Allahındır. Her iş Ona döndürülür, öyle ise Ona ibâdet et, Ona güvenib dayan. Senin Rabbin yapmakda olduğunuz şeylerden gaafil (ve habersiz) değildir».
Hâlbuki göklerin ve yerin gaybı Allah'a âiddir ve bütün işler hep O'na döndürülür;(1) öyle ise O'na ibâdet et ve O'na tevekkül et! Çünki Rabbin, yapmakta olduklarınızdan gafil değildir.
(1)“Nasıl ki bütün mevcûdât (varlıklar), vücûdları ve kıyâmları (var olmaları) ve bekāları(varlıklarının devâmı) cihetinde Kayyûm-ı zü’l-Celâl’e (herşeyi varlıkta tutan Allah’a) dayanıyorlar; kıyamları O’nunladır. Öyle de; mevcûdât, keyfiyât ve ahvâlinde (nasıl olduklarında ve hâllerinde) binler silsilelerin (birbirine bağlı iplerin), temsilde hatâ olmasın, telefon, telgraf silsilelerinin merkezi ve santral direği hükmünde olan sırr-ı Kayyûmiyette (herşeyi varlıkta tutan Allah olması sırrında), uçları: وَاِلَيْهِ يُرْجَعُ الْأَمْرُ كُلُّهُ [Ve bütün işlerin hepsi ancak O’na döndürülür] sırrıyla bağlıdır. Eğer o nûrânî (nurlu) nokta-i istinâda (dayanma noktasına) dayanmazlarsa, ehl-i akılca (akıl sâhiblerince)muhâl ve bâtıl (imkânsız ve hakīkatsiz) olan binler devirler ve teselsüller (sebeb noktasında, tekrar birbirine dönerek bağlı kalma çâresizliği) lâzım gelecek; belki, mevcûdât adedince bâtıl olan devirler ve teselsüller lâzım gelir. Meselâ bu şey, hıfz (koruma) veya nûr veya vücûd (varlık) veya rızık gibi bir cihette buna dayanır, bu da ötekisine, o da daha ötekisine, gitgide herhâlde nihâyetsiz olamaz, bir nihâyeti bulunacak. İşte, bütün böyle silsilelerin müntehâları (sonları), elbette sırr-ı kayyûmiyettir. Sırr-ı Kayyûmiyet anlaşıldıktan sonra, o mevhum (vehmî olup, aslı olmayan) silsilelerde birbirine dayanmak râbıtası (bağı) ve ma‘nâsı kalmaz, kalkar; herşey doğrudan doğruya sırr-ı Kayyûmiyete bakar.” (Lem‘alar, 30. Lem‘a, 407)
İlyas Yorulmaz
Göklerin ve yerin bilinmeyenlerini bilmek Allah’a aittir. Bütün işler O’na döndürülür. O halde yalnızca O’na kulluk et ve yalnızca O’na güven. Senin Rabbin yaptığınız hiçbir şeyden habersiz değildir.
Göklerin ve yerin gaybı Allah'a aittir. Bütün işler O'na döndürülür. Öyleyse O'na ibadet et, O'na güven ve Rabbin, yaptıklarınızdan asla gafil değildir.
Göklerin ve yerin gaybı, yani evrendeki mutlak ve şaşmaz; göklerde ve yerde insanlığı Allah’ın rızasına ya da azap ve gazabına ulaştıran bütün yolların bilgisi yalnızca Allah’ın elindedir; her şey O’na döndürülecek ve her konuda nihâî kararı O verecek, son sözü O söyleyecektir. Öyleyse, sadece O’na kulluk et veyalnızca O’na dayan! Unutma, Rabb’in, yaptığınız hiçbir şeyden habersiz değildir.
Göklerin ve yerin ğayb (bilgileri) Allah’a aittir. Bütün işler (sonunda) Ona döndürülür; öyleyse sen, sadece Ona kulluk ve tevekkül et. Senin Rabbin yaptıklarınızdan asla habersiz değildir.
Göklerin ve yerin bilinmeyen, görülüp gözlenemeyen yüzü Allah'ın elindedir; 155 ve var olan her şey [çıktığı kaynak olarak] hep O'na döndürülmektedir. Öyleyse, O'na kulluk et; O'na güven/O'na dayan; çünkü Rabbin yapıp-ettiklerinizden asla habersiz değildir.
Göklerde ve yerde bilinmeyen ne varsa hepsi Allah’ın bilgisindedir. Sonunda her iş döner dolaşır Allah’ın dediğine varır, öyleyse sen sadece O’na kulluk et ve sadece O’na dayanıp güven. Zira senin Rabbin onların yaptıklarına asla duyarsız değildir. 3/180, 58/6, 67/29
Göklerin ve yerin gizli gerçekleri Allah’a aittir; ve sonunda her iş döner dolaşır Allah’ın (dediğine) varır: şu hâlde yalnız O’na kul ol ve O’na güvenip dayan; zira senin Rabbin yaptıklarınız karşısında asla duyarsız kalmaz.
Ve göklerin ve yerin gaybı Allah içindir ve emrin hepsi de O'na döndürülecektir. Artık O'na ibadet et ve O'na tevekkülde bulun ve Rabbin neler yapar olduğunuzdan asla gâfil değildir.
Bununla beraber, göklerin ve yerin gaybını bilmek Allah'a mahsustur. Bütün işler, hükmetmesi için O'na götürülür. Öyleyse sen yalnız O'na ibadet et, yalnız O'na dayan, O'na güven. Rabbin yaptıklarınızdan asla habersiz değildir.
Göklerin ve yerin gaybı (görünmez bilgisi), Allah'a aittir. Bütün işler hep Allah'a döndürülüp götürülür. O'na kulluk et ve O'na dayan. Rabbin sizin yaptıklarınızdan gafil değildir.
Göklerde ve yerdeki bütün bilinmeyenleri bilmek Allah’a mahsustur. Her iş O’na varır. Sen O’na kul ol ve O’na güvenip dayan. Senin Rabbin yaptığınız işlerden habersiz değildir.
Göklerin ve yerin gizlilikleri Allah'a aittir; bütün işler Ona döner. Sen de Ona kulluk et, Ona tevekkül et. Rabbin, sizin yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Göklerin ve yerin gizli bilgileri Allah'a aittir. Tüm iş ve oluş O'na döndürülür. O halde O'na kulluk et, O'na dayanıp güven! Rabbin, yapmakta olduklarınızdan habersiz değildir.