Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1497, sondan 4740. ayet; 11. sure ve Hûd Suresinin 24. ayetidir. Hûd Suresi 24. ayetinin kelime sayisi 11, harf sayısı 61 ve toplam ebced değeri ise 4578 olarak hesaplanmıştır. Hûd Suresinin toplam ebced değeri 537792 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (11) ل (9) ر (3) bulunuyor.
Arapça Metin
مثل الفريقين كالاعمى والاصم والبصير والسميع هل يستويان مثلا افلا تذكرون
Kâfirlerin durumu görme ve işitme duyularından mahrum kimselerin, müminlerin durumu da gören ve işiten kimselerin durumuna benzetilmektedir. Bunlar gerçekleri görme, işitme, anlama, kabullenme ve faydalanma hususunda eşit olamayacakları gibi gerek Kur’an’dan gerekse evrendeki kevnî âyetlerden faydalanma, ibret alma ve doğru yolu bulma hususunda da eşit değillerdir.
Mehmet Okuyan
Bu iki grubun (müminlerle kâfirlerin) durumu, kör ve sağır ile gören ve duyan kişiler(in farkı) gibidir. Bunlar, örnek olarak hiç eşit olur mu! (Hâlâ gerçeği) hatırlamıyor musunuz?
Bu iki grubun (iman ve itaat ehliyle, inkâr ve itiraz kesiminin) örneği; kör ve sağır ile gören ve işiten gibidir. Örnek (ve ölçü olarak hiç) bunlar eşit olabilir mi? Hâlâ öğüt alıp-düşünmeyecek misiniz? (Hakikat bu denli açıktır.)
Gerçekleri örtbas edenlerle iman eden iki grubun durumu, kör ve sağır ile işiten ve gören kimsenin durumu gibidir. Hiç bunlar eşit olur mu? Artık düşünüp ibret almaz mısınız?
Bu iki zümrenin, kâfirlerle mü'minlerin farkı, kör ve sağır olan kimseyle, gören ve duyan kimsenin farkı gibidir. Bunlar, bu misaldekiler, hiç birbirine eşit olabilirler mi? Hâlâ ibret alıp düşünmeyecek misiniz?
Bu iki zümrenin (kâfirlerle müminlerin) hali, kör ve sağır olanlarla, gören ve işiten kimselerin durumu gibidir. Hiç bunlar eşit olurlar mı? Artık düşünmez misiniz?
Bu iki grubun durumu, kör ve sağır olan kimseyle gören ve işiten kimsenin durumu gibidir. (Ne dersiniz,) bu ikisinin durumu hiç eşit olur mu? Hâlâ düşünüp ibret almayacak mısınız?
Bu iki zümrenin (müminlerle kâfirlerin) durumu, kör ve sağır ile gören ve işiten kimseler gibidir. Bunların hali hiç eşit olur mu? Hâla ibret almıyor musunuz?
Sûrenin buraya kadar olan bölümünde itikadla ilgili esaslar, Kur’an’ın mucize oluşu, inanmayanların ahiretteki durumları, cezaları; buna karşılık inananların mükâfatları anlatıldı ve onların cennet ehli oldukları bildirildi. Nihayet bu iki zümre beliğ bir teşbih ile insanlığın tefekkürüne sunuldu ve onlar düşünmeye davet edildi. Bundan sonraki bölümlerde de ibret olarak bazı peygamberlerin hayatları, tevhid inancını yaymak için verdikleri mücadele, kavimlerinin bunlara karşı tutumları ve meydana gelen olayların neticeleri anlatılmaktadır.
Edip Yüksel
Her iki grubun örneği, kör ve sağır olan biri ile gören ve işiten biri gibidir. Durumları bir midir? Öğüt almaz mısınız?
Bu iki zümrenin (mü'minlerle kâfirlerin) hâli, kör ve sağır ile gören ve işiten kimseler gibidir. Hiç bunlar misâlce birbirine eşit olurlar mı? Artık ibret almaz mısınız?
İsmail Hakkı İzmirli Hûd Suresi 24. Ayet Açıklaması
[3] Kâfir ile mü'min.[4] Kâfir, Âyat-ı Bâri'yi görmez, Kelâm-ı Bâri'yi işitmez. Mü'min ise bunları görür ve işitir.
Kadri Çelik
Bu iki zümrenin durumu, kör ve sağır kimse ile gören ve işiten kimsenin durumuna benzer. Durumları hiç eşit olabilir mi? Hala kendinize gelmez misiniz?
Evet, bir tarafta iman eden bahtiyârlar, öte yanda hakîkati inkâr eden zâlimler.Bu iki grubun durumu, tıpkı gözleri görmeyen ve kulakları duymayan bir kimseyle, etrafını rahatlıkla görebilen ve söylenenleri duyabilen kimse arasındaki fark gibidir. Ne dersiniz, bu ikisinin durumu hiç eşit olur mu, hâla düşünüp ibret almayacak mısınız?Nitekim, insanlık tarihi boyunca her Peygamber bu gerçeği dile getirmişti:
(İşte) bu iki grubun misali; hem kör hem de sağır kimseyle1, hem gören hem de işiten kimse2 gibidir. Hiç bunlar birbirlerine eşit olur mu? (Ey kâfirler! Bunları) hâlâ idrak etmeyecek misiniz?
1 Kâfirler; hem kör hem de sağır kimseye benzetilerek, bunların, hiçbir işe yaramayan kimseler olduğu, vurgulanmıştır. Mü’minler ise hem gören hem de işiten kimseye benzetilmiştir.2 Bu benzetmede, aynı zamanda mükemmel bir tezat sanatı da vardır.
Muhammed Esed
Bu iki bölük insanın 43 kıyaslanması, kör ve sağır olan kimseyle gören ve işiten kimsenin kıyaslanması gibidir: bu ikisi yapı olarak 44 hiç bir tutulabilir mi? Hiç değilse, bunu aklınızda tutmayacak mısınız?
Bu iki topluluğun durumu; kör ile gören, sağır ile işiten gibidir, örnek olarak bu ikisi bir olur mu? Hiç düşünüp ibret almaz mısınız? 35/19...23, 38/28, 40/58, 68/35...37
Bu iki kesim insanın örneği, kör ve sağırla, gören ve işiten birinin arasındaki fark gibidir: Konum olarak hiç bu ikisi aynı düzeyde olabilir mi? Hâlâ ibret almayacak mısınız?[1711]
[1711] Bu âyet, birbiri peşi sıra ele alınacak olan altı ayrı kıssanın hemen öncesinde, insan tasavvuruna iyi-kötü ayrımını, gören-görmeyen, işiten-işitmeyen örneği çerçevesinde sunuyor. Yine aynı kıssaların farklı boyut ve vurgularla ele alındığı A’râf sûresinde, kıssaların hemen öncesinde yer alan âyet de iyi-kötü ayrımını verimli toprak-verimsiz toprak örneği temelinde sunmaktaydı (7:58).
Ömer Nasuhi Bilmen
Bu iki tâifenin meseli, kör ve sağır ile, gören ve işiten gibidir. Bunlar hiç meselce müsavî olurlar mı? Artık güzelce düşünmez misiniz?
Bu iki zümrenin durumu, tıpkı âma ve sağıra kıyasla, gören ve işiten kimsenin durumu gibidir. Bunların hali hiç eşit olur mu? Artık düşünüp ibret almaz mısınız? [8, 23; 35, 19-24; 59, 20]