Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1529, sondan 4708. ayet; 11. sure ve Hûd Suresinin 56. ayetidir. Hûd Suresi 56. ayetinin kelime sayisi 18, harf sayısı 65 ve toplam ebced değeri ise 4942 olarak hesaplanmıştır. Hûd Suresinin toplam ebced değeri 537792 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (11) ل (6) ر (4) bulunuyor.
Arapça Metin
اني توكلت على الله ربي وربكم ما من دابة الا هو اخذ بناصيتها ان ربي على صراط مستقيم
“İşte ben, hem benim, hem sizin Rabbiniz olan Allah’a dayandım. Yeryüzünde bulunan hiçbir canlı yoktur ki, Allah, onun perçeminden tutmuş olmasın.[275] Şüphesiz Rabbim dosdoğru bir yol üzerindedir.”
Âyetin bu kısmında, bütün canlıların, Allah’ın kudret ve iradesi altında bulunduğu, mecazî bir anlatımla dile getirilmektedir.
Diyanet İşleri (Yeni) Hûd Suresi 56. Ayet Tefsiri
Hz. Hûd, kavmine gönderilmiş bir peygamber olduğunu aklî deliller ve getirdiği mûcizelerle anlattı. Kur’an-ı Kerîm bu mûcizelerin ne olduğunu bildirmemiş olmakla birlikte Hûd’un getirdiği mûcizeleri kavminin inkâr ettiğini haber vermektedir (bk. âyet 59). Kavmi onun getirdiği mûcizelere ve kullandığı aklî delillere değer vermedi ve çağrısını reddetti. Ayrıca Hûd’u küçümsediklerinden dolayı onun sözüne bakarak ilâhlarından vazgeçmeyeceklerini ve ona iman etmeyeceklerini bildirdiler. “Tanrılarımızdan biri senin aklını almış!” diyerek Hûd’un, tanrılarına dil uzatmasından dolayı onlardan biri tarafından çarpıldığını, bu sebeple delirmiş olabileceğini ileri sürdüler. Putperestlerin bu saygısız ve inatçı davranışları karşısında Hûd kendisinin hak peygamber olduğuna dair yüce Allah’ı şahit tuttuğu gibi topluluğun şirkinden uzak olduğu konusunda da doğrudan onları şahit gösterdi. Tanrılarının aklını almış olması iddiasına karşılık da hepsine meydan okuyarak bu iddiayı çürüttü. Çünkü Hûd Allah’a tevekkül edip O’na teslim olmuştu. O’nun adaletine güveniyor, neylerse güzel eyleyeceğine inanıyordu.
56. âyet evrende ne kadar canlı varsa hepsinin Allah’ın emrinde ve kontrolünde bulunduğunu, O’nun kudret ve iradesinin bütün varlıklar üzerinde mutlak ve kesin olarak müessir olduğunu ifade eder. Hûd bu sözüyle Allah’ın izni olmadan kendisine kimsenin tuzak kurup kötülük yapamayacağına inancının tam olduğunu vurgulamak istemiştir. “Şüphesiz rabbimin yolu dosdoğru yoldur” diye çevirdiğimiz kısmın tam karşılığı “Şüphesiz rabbim dosdoğru yol üzerindedir” şeklindedir. Allah’ın yolunun dosdoğru yol olmasından maksat, O’nun hüküm ve tasarruflarının tamamen doğru, adalete uygun olması, zulüm, hata ve yanlışlıktan uzak bulunmasıdır.
Mehmet Okuyan
Ben, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a güvendim. Hiçbir canlı yoktur ki O, onun perçeminden tutmuş olmasın. Şüphesiz ki Rabbim doğru yoldadır.
Bu cümle Yüce Allah’ın her şeye her türlü hâkim olduğunu, her şeyin kontrolünün kendisinde bulunduğunu bildirmekte, bu nedenle mecaz bir ifade içermektedir.
Bayraktar Bayraklı
“Ben, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a dayandım. Çünkü yeryüzünde hiçbir varlık yoktur ki, Allah onun perçeminden tutmuş olmasın. Şüphesiz, Rabbim dosdoğru yoldadır.”
Ben, benim de Rabb'im sizin de Rabb'iniz olan Allah'a tevekkül¹ ettim. Hiçbir canlı yoktur ki O'nun buyruğunda/kontrolünde olmasın. Kuşkusuz Rabb'im dosdoğru bir yol üzerindedir.
1- Allah'a güvenme, O'na dayanma; her türlü çabayı gösterdikten sonra sonucu Allah'a bırakma.
Ahmet Akgül
“Ben gerçekten, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a tevekkül ettim. O'nun, alnından (saçlarından) yakalayıp-denetlemediği hiçbir canlı yoktur. Muhakkak benim Rabbim, dosdoğru bir yol (adalet) üzerine (tayin ve takdir buyurmakta) dır.”
Şüphe yok ki ben, Rabbim ve Rabbiniz Allah'a dayandım; yeryüzünde yürür hiçbir mahluk yoktur ki o, onun alnına düşen saçlardan tutup çekmesin, onun mukadderatını tayin etmesin ve şüphe yok ki Rabbim, dosdoğru yoldadır, bütün kudretiyle beraber adaletiyle, lütfuyla hükmeder.
Ama unutmayın ki ben, benim de sizin de Rabbiniz olan Allah'a güvenip dayanıyorum. Çünkü hiçbir canlı yoktur ki, Allah onun perçeminden tutmuş olmasın. Rabbimin yolu elbette yolların dosdoğru olanıdır.
“- Ben Allah'a, Rabbime, Rabbinize dayanıp güvendim, işlerimi ona havale ettim. Yürüyen bütün canlılar, koyduğu düzenin gereği, yalnızca Allah'ın koruması, gözetimi ve denetimi altındadır. Çünkü benim rabbim, doğru, muhkem, güvenli bir düzenin var edeni, sorumluluğunu üzerine alanı, koruyanı ve devamını sağlayanıdır.” dedi.
Ben, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a güvendim. Hiçbir canlı yoktur ki Allah onun perçeminden tutmuş olmasın. [5] Benim Rabbim doğru yol üzeredir.
5.Yani O bütün canlıları kendi hakimiyetine almıştır. Hiçbir canlı varlık O`nun iradesi ve izni dışında hareket edemez. Araplar arasında bir şeyi perçeminden (nasiyesinden) yakalamak onu hakimiyetine almak, bütün hareketlerini kontrol altına almak anlamında kullanılmaktadır.
Ali Bulaç
'Ben gerçekten, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a tevekkül ettim. O'nun, alnından yakalayıp-denetlemediği hiç bir canlı yoktur. Muhakkak benim Rabbim, dosdoğru bir yol üzerinedir (dosdoğru yolda olanı korumaktadır.)'
Doğrusu, hem benim Rabbim, hem de sizin Rabbiniz olan Allah'a tevekkül ettim. Hareket eden hiç bir yaratık yoktur ki, idare ve tasarrufunu O tutmasın. Benim Rabbim, gerçekten doğru bir yol üzerindedir.
“Ben, Rabbim ve Rabbiniz olan Allah’a tevekkül ettim. Hiçbir canlı yoktur ki, ipinin ucu O’nun elinde olmasın. Şüphesiz Rabbimin yasaları, dosdoğru bir yol üzeredirler.”
“İşte ben hem benim hem de sizin Rabbiniz olan Allah'a güvendim. Yeryüzünde bulunan hiçbir canlı yoktur ki, Allah, onun perçeminden tutmuş (onu denetimine almış) olmasın. Şüphesiz ki benim Rabbim dosdoğru bir yoldadır (hüküm ve tasarrufunda en doğruyu yapandır).”
Bkz. 10:71Araplarda “bir şeyi perçeminden tutmak” onu hakimiyetine almak, bütün hareketlerini kontrol etmek anlamında kullanılmaktadır.“Allah’ın, her varlığın perçeminden tutması” ile bütün canlıların Allah’ın kudret ve iradesi altında bulunduğu, onları dilediği gibi yönettiği, bu konudaki tasarrufun sadece O’nun elinde olduğu vahyin güzel üslubuyla anlatılmaktadır. “Allah’ın dosdoğru yolda olması” ise; hatadan ve yanlışlıktan münezzeh olan Allah’ın yaptığı her şeyin güzel ve doğru olması, her şeyi yapmaya kadir olduğu halde ilkeli davranarak adaletten şaşmaması ve hiçbir canlıya haksızlık etmemesidir.
Diyanet İşleri (Eski)
54,55,56,57. Bir kısım tanrılarımız seni çarpmıştır, demekten başka birşey demeyiz" dediler. Hud: "Doğrusu ben Allah'ı şahit tutuyorum; siz de şahit olun ki ben O'nu bırakıp koştuğunuz ortaklardan uzağım. Hepiniz bana tuzak kurun sonra da ertelemeyin. Ben, ancak benim de sizin de Rabbiniz olan Allah'a güvenirim. Hiçbir canlı yoktur ki Allah ona el koymamış bulunsun. Rabbim elbette doğru yoldadır. Eğer yüz çevirirseniz, şüphesiz ben size benimle gönderileni bildirdim. Rabbim sizden başka bir milleti yerinize getirebilir, O'na bir şey de yapamazsınız. Doğrusu Rabbim herşeyi koruyandır" dedi.
«Ben, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a dayandım. Çünkü yürüyen hiçbir varlık yoktur ki, O, onun perçeminden tutmuş olmasın. Şüphesiz Rabbim dosdoğru yoldadır.»
Allah’ın, her varlığın perçeminden tutmasından maksat, her varlığın yönetiminin, hüküm ve tasarrufunun O’nun elinde olması, O’nun kudret ve iradesinin bütün varlıklar üzerinde mutlak ve kesin bir surette müessir olmasıdır. Allah’ın doğru yolda olması ise, O’nun hüküm ve tasarruflarının tamamen doğru, iyi ve adalete uygun olması, Allah’ın haksızlık ve zulümden, yanlışlık ve hatadan münezzeh olması demektir.
Edip Yüksel
"Ben, Rabbim ve Rabbiniz olan ALLAH'a güvendim. O'nun kontrol etmediği hiç bir yaratık yoktur. Rabbim dosdoğru yolun üzerindedir."
"Ben muhakkak ki, hem benim Rabbim, hem de sizin Rabbiniz olan Allah'a dayanmaktayım. Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki, idaresi ve yönetimi O'nun elinde olmasın. Benim Rabbim, hiç şüphe yok ki, doğru yoldadır."
Her halde hem benim rabbım hem sizin rabbınız olan Allaha dayanmışım, hiç yerde bir debelenen yoktur ki nasıyesini o tutmuş olmasın, şüphe yok ki rabbım doğru bir yol üzerindedir
«Şübhesiz ki ben, kendimin de, sizin de Rabbiniz olan Allaha güvenib dayandım. Yürür hiç bir mahlûk haaric olmamak üzere (hepsinin) alnından tutan Odur. Benim Rabbim hakıykaten doğru bir yol üzerindedir».
“Şübhesiz ben, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a tevekkül ettim.(Yeryüzünde) hareket eden hiçbir canlı yoktur ki, O (Allah) onun perçeminden (alnından)tutmuş (da tasarrufu altına almış) olmasın!(1) Muhakkak ki Rabbim, dosdoğru bir yol üzerindedir.”
(1)“(Bu) gibi âyetlerin işâret ettiği hakīkat-i a‘zamın (büyük hakīkatin) bir vechi (yönü) şudur ki: Şu kâinâttaki ecrâm-ı semâviyenin (gök cisimlerinin) kıyamları (varlıkları), devamları ve bekāları(süreklilikleri), sırr-ı Kayyûmiyete (Kayyûm isminin sırrına) bağlıdır. Eğer o cilve-i Kayyûmiyet bir dakīkada yüzünü çevirse, bir kısmı küre-i arzdan (dünyadan) bin def‘a büyük milyonlar küreler, fezâ-yı gayr-ı mütenâhî (sınırsız gökyüzü) boşluğunda dağılacak, birbirine çarpacak, ademe (yokluğa)dökülecekler. (...) Herbir mevcûdun zerreleri dahi, yıldızlar gibi sırr-ı kayyûmiyetle kāim (varlıkta duruyor)ve o sır ile bekā buluyorlar ve devâm ediyorlar.” (Lem‘alar, 30. Lem‘a, 404-405)Ayrıca bakınız; (Mektûbât, 33. Mektûb, 319)
İlyas Yorulmaz
“Ben, benimde Rabbim ve sizinde Rabbiniz olan Allah’a güvendim. Ancak her canlının kontrolü O’nun elindedir. Şüphe yok ki benim Rabbim (her canlı için) en doğru yolu uygular.”
«— Ben, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah/a mütevekkil oldum. Yürür hiçbir hayvan yoktur ki Allah onun alnının saçından tutmasın [²]. Muhakkak ki, Rabbim doğru yol üzeredir».
İsmail Hakkı İzmirli Hûd Suresi 56. Ayet Açıklaması
[2] Yani istediği gibi tasarrufa kadir olmasın,
Kadri Çelik
“Ben Gerçekten benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a tevekkül ettim. O'nun, perçeminden tutmadığı (egemen olmadığı) hiç bir canlı yoktur. Muhakkak benim Rabbim, dosdoğru bir yol üzerindedir.”
Hiç kimseden korkum yok! Çünkü ben, benim de Rabb’im, sizin de Rabb’iniz olan Allah’a dayandım. Kâinâtta Allah bütün varlıkları alnından tutar ve emrine boyun eğdirir. Hepsinin kaderini tayin Allah’ın elindedir. Her şey, her an O’nun koruma, gözetim ve denetimi altındadır. Elbette Rabb’im, dosdoğru bir yoldadır. Yaptığı her iş doğru, verdiği her hüküm âdildir. Dolayısıyla, doğrulardan yana olanları ödüllendirecek, zâlimlere de hak ettikleri cezayı verecektir.”
“Ben, sizin de rabbiniz, benim de rabbim Allah’a tevekkül ettim.
Hareketli (dâbbe)den ne varsa, onun nâsiyesini / sevk ve idaresini ancak O tutmaktadır.
Benim rabbim, doğru yol üzeredir”.
“Ben gerçekten benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a (hakkıyla) tevekkül ettim. O’nun idare ve yönetimini elinde tutmadığı1 hiç bir canlı yoktur. Şüphesiz benim Rabbim, kesinlikle hak yol üzeredir."2
1 Âyetin bu bölümünün kelime anlamı: “Hiç bir canlı yoktur ki; O, onun perçemini tutmuş olmasın…” şeklindedir. Yani “bir varlığın perçeminden tutmak” demek; onları dilediği gibi yönetmek, hiç birisini kaçırmamak, hiç kımıldatmamak, emri altına almak demektir. Yukarıdaki meâlde bu ifâdenin mecâzî anlamı tercih edilmiştir.2 “Şüphesiz benim rabbim, hak yol üzeredir” demek; “benim rabbim doğruluğun hâmîsi, doğruların yardımcısıdır. Her şeye gücü yettiği halde haktan sapmaz, zulüm etmez...” demektir.
Muhammed Esed
Ama unutmayın ki, ben, benim de sizin de Rabbiniz olan Allah'a güvenip dayanıyorum; çünkü hiçbir canlı yoktur ki ipini O tutuyor olmasın. 80 Rabbimin yolu elbette (yolların) dosdoğru olanıdır! 81
Çünkü ben, sadece benim de sizin de Rabbiniz/sahibiniz olan Allah’a güvenip dayanmışım, Zira hiçbir canlı yoktur ki O’nun yönetimi altında bulunmasın. Şüphesiz ki Rabbimin yolu dosdoğru yolun ta kendisidir. 42/15
İyi bilin ki ben, yalnızca benim de Rabbim sizin de Rabbiniz olan Allah’a güvendim. Hiç bir canlı yoktur ki, O onun kontrolünü[1750] elde tutmamış olsun. Kuşkusuz benim Rabbim dosdoğru bir yol üzeredir.[1751]
[1750] Lafzen: “kâkülünü”. Arap dilinde arsız hayvanların sahiplerinin kontrolü altında olduğunu ifade eden deyimsel bir ibare.
[1751] Âlemlerin Rabbi’nin “sırat-ı müstakim üzre” olmasının zımnî anlamı şudur: O istediğini yapmaya gücü yettiği hâlde ilkeli davranmıştır. Mesela bunlardan biri kendisi için rahmeti ilke edinmesidir (6:54). Ya siz ey insanoğlu! Siz her açıdan yetersiz olduğunuz hâlde neden ilkesiz bir hayat istiyorsunuz?
Ömer Nasuhi Bilmen
«Şüphe yok ki ben, benim Rabbim ve sizin Rabbiniz olan Allah Teâlâ'ya tevekkül ettim. Hiçbir hareket sahibi hayvan yoktur ki, illâ onun alnından tutan O'dur. Muhakkak ki, benim Rabbim dosdoğru bir yol üzerinedir.»
54, 55, 56. “Galiba tanrılarımızdan biri seni pek fena çarpmış! ” demekten başka bir şey söyleyemeyiz. Hûd dedi ki: “Ben Allah'ı şahit tutuyorum, siz de şahid olun ki: ben sizin Allah'a şerik koştuklarınızdan hiç birini tanımıyorum. Artık hepiniz toplanın, bana istediğiniz tuzağı kurun, hiç göz açtırmayın, hiç süre tanımayın. Ben benim de, sizin de Rabbiniz olan Allah'a dayanıp güvendim. Hiç bir canlı yoktur ki mukadderatı O'nun elinde olmasın. Rabbim elbette tam istikamet üzeredir. ” [10, 71]
Allah’ın yaptığı her iş doğrudur, güzeldir. O’nun rızası hakta, doğruluk ve adalettedir. O, dürüstlüğün hâmisi, doğruların yardımcısıdır.
Süleyman Ateş
Ben, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a dayandım. Hiçbir canlı yoktur ki O, onun perçeminden tutmuş olmasın (onu dilediği gibi yönetmesin). Gerçekten Rabbim, doğru bir yol üzerindedir (O adildir, yanında kimse zulme uğramaz).
“Ben, benim de Rabbim[1], sizin de Rabbiniz olan Allah’a güvenip dayandım. O’nun eli altında olmayan hareketli tek canlı yoktur. Benim Rabbim yanlış yapmaz[2].”
Şüphesiz ben, benim de sizin de Rabbiniz olan Allah'a dayandım. Hiç bir canlı yoktur ki O, onun perçeminden tutmuş olmasın. Şüphesiz Rabbimin yolu yolların dosdoğru olanıdır.
“Ben, sizin ve benim Rabbimiz olan Allah'a tevekkül ettim. Hiçbir canlı yoktur ki, Allah onu alnından yakalamış olmasın.(9) Hiç şüphe yok ki Benim Rabbim dosdoğru bir yol üzeredir.(10)
(9) Hepsi Allah’ın kudretine boyun eğmiştir; hepsinin kaderi Allah’ın elindedir.(10) Her işi hikmet ve adalet iledir; abes iş yapmaz, kimseye haksızlık etmez. Veya, dosdoğru bir yolu göstermekte, sizi oraya çağırmaktadır.
Yaşar Nuri Öztürk
"Ben, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a dayanıp güvendim. Hiçbir canlı yoktur ki O, onu perçeminden yakalamış olmasın. Hiç kuşkusuz benim Rabbim dosdoğru bir yol üzerindedir."
Ben ol Tañrıya ṣıġındum ki beni ve sizi daḫı yaratdı. Hīç bir cānver yoḳdur illā Tañrı Ta‘ālā anuñ mālikidür, rāzıḳıdur. Taḥḳīḳ benüm Çalabumdīni doġru yoldur.