Hûd Suresi 67. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1540, sondan 4697. ayet; 11. sure ve Hûd Suresinin 67. ayetidir. Hûd Suresi 67. ayetinin kelime sayisi 8, harf sayısı 41 ve toplam ebced değeri ise 4361 olarak hesaplanmıştır. Hûd Suresinin toplam ebced değeri 537792 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (8) ل (3) ر (1) bulunuyor.
Arapça Metin
Arapça Metin
واخذ الذين ظلموا الصيحة فاصبحوا في ديارهم جاثمين
Harf Sayımı
Harf Sayımı
واخذالذينظلمواالصيحةفاصبحوافيديارهمجاثمين
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Veeḣaże-lleżîne zalemû-ssayhatu feasbehû fî diyârihim câśimîn(e)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Zulmedenleri o korkunç uğultulu ses yakaladı da yurtlarında diz üstü çökekaldılar.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
67,68. Haksızlık edenleri de o korkunç ses yakalamış ve sanki orada hiç oturmamışlar gibi yurtlarında diz üstü (hareketsiz) kalmışlardı. Dikkat edin! Şüphesiz ki Semûd (kavmi) Rablerini inkâr etmişlerdi. Dikkat edin! Semûd kavmi (Allah’ın merhametinden) uzak kılınmıştı.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Zulmedenleri de o korkunç ses yakaladı ve yurtlarında diz üstü çöke kaldılar.
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Zulmedenleri bir çığlık yakaladı. Yurtlarında dizüstü çökmüş olarak sabahladılar.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
O zulmedenleri (korkunç gök gürültüsü gibi) dayanılmaz bir çığlık yakalayıvermişti de kendi yurtlarında diz üstü çökmüş olarak sabahlamışlardı.
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Bir bağırış, o zulmedenleri kapıverdi, yurtlarında, diz çökmüş bir halde helak oluverdiler.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Yaratılış gayelerine aykırı hareket eden o kavme gelince, onları Allah tarafından cezalandırıcı bir ses, bir gürültü yakalayıverdi de, kendi yurtlarında dizlerinin bağı çözülüp cansız olarak serilip kaldılar.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Şiddetli bir gürleme halinde âni bir darbe haksızlık edenlerin, zulmedenlerin işini bitirdi. Sabahleyin, yurtlarında yere çarpılarak çakılıp kalanlar oldular.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Zulmedenleri de korkunç bir çığlık aldı ve yurtlarında dizüstü çöküp kaldılar.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
O zulmedenleri dayanılmaz bir ses sarıverdi de kendi yurtlarında dizüstü çökmüş olarak sabahladılar.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
O zulmedenleri ise, korkunç gürültü yakalayıverdi de evlerinde çöküp helâk oldular.
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Ve bir ses ve patlama o zalimleri yakaladı. Evlerinde yığılıp kaldılar.
Besim Atalay
Besim Atalay
Zalim olan kimselere, bir gürültü çatarak, yüzü kuylu serildiler, yurtlarında yerlere
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
O zulmedenleri ise, korkunç bir gürültü yakalayıverdi de yurtlarında/evlerinde diz üstü çöküp helâk oldular.
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
Haksızlık yapanları bir çığlık tuttu, oldukları yerde diz üstü çöküverdiler.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Zulmedenleri de o korkunç ses yakaladı ve yurtlarında diz üstü çökekaldılar.
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Zalimleri korkunç bir ses yakaladı, yurtlarında çöküp kaldılar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
O zalimleri, korkunç bir gürültü yakalayıverdi de oldukları yerde çöküp kaldılar.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
O zulmedenleri ise sayha tutuverdi de diyarlarında çöke kaldılar
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
O zaalimleri ise korkunç bir ses alıb götürdü de yurdlarında diz üstü çöken (canları çıkan) kimseler oluverdiler.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
Zulmedenleri ise, o korkunç ses yakaladı da bulundukları yerde çöküp kalan kimseler oldular!
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Ardından (Allah’ın uyarılarına karşı çıkarak) kendilerine zulmedenleri çok yüksek frekanslı bir ses (sayha) yakaladı. Bunun ardından bulundukları yerde dizlerinin üstlerine çöke kaldılar.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Zulmedenler korkunç bir sese giriftar oldular, yurtlarında yüzüstü düştüler.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Zulmedenleri bir çığlık tutuverdi de yurtlarında dizüstü çökmüş kimseler olarak sabahladılar.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
O zalimlere gelince, şehrin altını üstüne getiren korkunç bir ses çarpıverdi onları; böylece, yurtlarında cansız bir hâlde yere yığılıp kaldılar!
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Zulmedenleri Sayha / Yüksek Ses yakaladı. Yurtlarında cansız olarak yığılıp kaldılar.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
O zâlimleri, korkunç bir ses yakalar yakalamaz onlar oldukları yerde diz üstü çöke kaldılar.1
Muhammed Esed
Muhammed Esed
O zulmedenlere gelince, onları [Allah katından cezalandırıcı] bir sayha yakalayıverdi de kendi evlerinde cansız olarak yere yığılıp kaldılar; 98
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Ve o zalimleri korkunç bir çığlık yakalayıverdi, dizüstü çökmüş bir halde evlerinde cansız donakaldılar. 7/78
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
Derken, o zâlimleri (dehşetli) sayha yakalayıverdi de, kendi yurtlarında cansız donakaldılar;
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
O zulmetmiş olanları da bir korkunç ses yakaladı. Artık yurtlarında diz üstü çöküp bitmiş bir halde sabahladılar.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
67, 68. Zulmedenleri ise o korkunç ses tutuverdi de diyarlarında çökekaldılar. Sanki hiç orada yaşamamış gibi oldular, ortadan silindiler. Evet. . . inkâr etti Rabbini Semûd milleti. Evet, işte onun için defolup gitti Semûd milleti!
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Zulmedenleri de o korkunç ses yakaladı, yurtlarında çöküp kaldılar.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Yanlış yapanları o ses (Allah’ın, cezalandırma emri) yakaladı da kendi yurtlarında çöküp kalmış olarak sabaha çıktılar.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Zalimleri ise bir çığlık aldı ve yurtlarında cansız olarak yığılıp kaldılar.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Zulmedenleri ise o korkunç ses yakaladı ve yurtlarında yüzüstü serilip kaldılar.(11)
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Zulme sapmış olanları o korkunç titreşimli ses yakaladı da öz yurtlarında yere çökmüş hale getirdiler.
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
daħı duttı anları kim [116a] žulm eyledilerüñ pes oldılar illeri içinde gögüz üzere yancılar.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Daḫı kāfirleri yıldırım urdı. Pes helāk oldılar evlerinde dizleri üstine çö‐küp, dizlerin urup.