Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1543, sondan 4694. ayet; 11. sure ve Hûd Suresinin 70. ayetidir. Hûd Suresi 70. ayetinin kelime sayisi 18, harf sayısı 68 ve toplam ebced değeri ise 4115 olarak hesaplanmıştır. Hûd Suresinin toplam ebced değeri 537792 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (14) ل (9) ر (3) bulunuyor.
Arapça Metin
فلما را ايديهم لا تصل اليه نكرهم واوجس منهم خيفة قالوا لا تخف انا ارسلـنا الى قوم لوط
Ellerini yemeğe uzatmadıklarını görünce, onları yadırgadı ve onlardan dolayı içinde bir korku duydu. Dediler ki: “Korkma, çünkü biz Lût kavmine gönderildik.”
Bu kıssa Hûd sûresinde anlatılan kıssaların dördüncüsü olup ana konusu itibariyle Lût aleyhisselâm ve kavmini ele almaktadır. Lût, Tevrat’a göre, Güney Bâbil’deki Ur şehrinin yerlilerinden ve Hz. İbrâhim’in kardeşi Haran’ın oğludur; amcası İbrâhim ile birlikte Irak’tan ayrılıp önce Filistin’e; daha sonra da Ölüdeniz (Lût gölü) kıyısındaki Sodom ve Gomore’ye yerleşmişti. Bu sebeple “Lût kavmi” tabiri Hz. Lût’un mensup olduğu kavmi ifade etmeyip onun aralarında yaşamaya karar verdiği ve peygamber olarak görevlendirildiği Sodom sakinlerini ifade etmektedir” (bk. Tekvîn, 11:27-31; 13:11-13). Hz. Lût’un ikamet ettiği Sodom halkı, inkârcı oldukları gibi ahlâksızlık ve sapık ilişkiler içinde bulunuyorlardı. İşte Lût bu kavmi ıslah etmekle görevlendirilmişti (bk. A‘râf 7:80); ancak yöre halkı onun nasihatlerini dinlemedi ve sapık ilişkilerine devam ettiler; Allah Teâlâ da onları helâk etmek üzere elçilerini gönderdi. Kur’ân-ı Kerîm elçilerin kimler olduğu hakkında ayrıntılı bilgi vermemekle birlikte müfessirler bunların insan şekline girmiş melekler olduğunu kabul ederler (Râzî, XVIII, 23; Reşîd Rızâ, 127). Lût, aynı çağda Filistin’de ikamet eden Hz. İbrâhim’in yeğeni olduğu için olay İbrâhim’i de ilgilendiriyordu. Bu sebeple Allah’ın elçileri, durumdan onu haberdar edip ümmeti hakkında herhangi bir korkuya kapılmamasını sağlamak için öncelikle onu ziyaret ettiler. Hz. İbrâhim, misafirlerin yemeğe el uzatmadıklarını görünce durumlarından şüpheye kapıldı. Melekler, Lût kavmini helâk etmek için geldiklerini haber verdikten sonra İbrâhim’e inananların bu felâketten kurtulacağını söyleyerek onu rahatlattılar. Kitâb-ı Mukaddes’e göre çocuk müjdesi verildiğinde Hz. İbrâhim 100 yaşında, eşi Sâre ise doksan yaşında bulunuyordu (Tekvin, 17:17). Hicr sûresinin 54. âyetinde Hz. İbrâhim’in de yaşlılığı sebebiyle olayı yadırgadığı bildirilmektedir. Melekler, müjdeye şaşıran peygamber hanımını, bir müminin Allah’ın işine şaşmaması gerektiğini söyleyerek teskin ettiler. Zira tabiat kanunlarını koyan Allah’tır; bu kanunlar kâinatta cârî olmakla beraber Allah’ın iradesini sınırlayamaz; O, istisnaî tasarruflarla mûcizeler yaratır ve peygamberlerini destekler.
Mehmet Okuyan
Ellerini yemeğe uzatmadıklarını görünce, onları yadırgamış ve onlardan dolayı içine bir korku düşmüştü. (Elçiler de ona) “Korkma! Biz Lut kavmine gönderildik.” demişlerdi.
Hz. İbrahim gelen elçiler insan suretinde oldukları için onlara önce yemek hazırlamış, yemeğe el uzatmadıklarını görünce onlardan çekinmişti. Çünkü eğer melekler vahiy içerikli bir görevle gelmemişlerse bunun bir felaket habercisi olduğunu bildiği için durumdan korkmuştu.,Benzer mesajlar: Hicr 15:53; Zâriyât 51:28.
Bayraktar Bayraklı
Yemeğe ellerini uzatmadıklarını görünce, onları yadırgadı ve onlardan dolayı içine bir korku girdi. “Korkma! Biz melekleriz; Lût kavmine gönderildik” dediler.
(Misafirlerin) Ellerinin ona (kızartılmış buzağı sofrasına) uzanmadığını görünce (İbrahim durumdan) hoşlanmadı (kuşkulandı) ve onlardan içine bir tür korku düştü. Dediler ki: "Korkma. Biz Lut kavmine gönderildik. (O sapkınları helak etmekle görevlendirildik.) ”
Fakat elçilerin ellerinin yemeğe uzanmadığını görünce, onların bu durumunu yadırgadı, onlardan yana içine bir korku düştü. Ama o melekler: “Korkma! Biz Lût kavmine gönderildik” dediler ve bir oğlu olacağını müjdelediler.
Ellerinin yemeğe uzanmadığını görünce, onları yadırgadı. Onlardan dolayı içinde korkulacak bir hal olduğunu hissetti. Onlar:
“Korkma, biz görevli olarak, Lût kavmine gönderildik” dediler.
Ellerinin ona uzanmadığını görünce durumlarından hoşlanmadı ve onlardan dolayı içine bir korku düştü. Onlar: "Korkma. Biz Lut kavmine gönderildik" dediler.
İbrahîm, ellerinin, getirilen bu yemeğe uzanmadığını görünce, onlardan ürktü ve içinde, kendilerinden bir nevi korku duydu. Onlar: “- Korkma, çünkü biz (yemez-içmez melekleriz. Azap için) lût kavmine gönderildik.” dediler.
Ne zaman ki İbrahim, onların ellerinin ona ulaşmadığını görünce, onları yadırgadı ve onlardan korktuğunu gizledi. Dediler ki: “Korkma! Biz, Lût kavmine gönderilen elçileriz.”
Fakat (İbrahim) elçilerin kızartılmış buzağıya doğru el uzatmadıklarını görünce, konukları tuhafına gitti, onlardan dolayı içine bir korku (endişe) düştü. Bu sırada konukları: “Korkma (biz Allah'ın melekleriyiz)! Lût'un kavmine (cezalarını uygulamak için) gönderildik” dediler.
Bkz. 15:52-53Hz. Lût, İbrahim Peygamberin yakın akrabası olup aynı şeriatla insanları hidayete çağıran bir peygamberdir. Kavimleri de yaşadıkları bölge de birbirlerine yakındı. Hikmetine binaen melekler önce, Rabbinden birtakım mesajlar iletmek üzere Hz. İbrahim’e uğruyor ve arkasından Hz. Lût’un kavmini helâke gidiyor.
Diyanet İşleri (Eski)
Ellerini ona uzatmadıklarını görünce, durumlarını beğenmedi ve içine korku düştü. Onlar, "Korkma, biz Lut milletine gönderildik" dediler.
Ellerini yemeğe uzatmadıklarını görünce, onları yadırgadı ve onlardan dolayı içine bir korku düştü. Dediler ki: Korkma! (biz melekleriz). Lût kavmine gönderildik.
Fakat onların o buzağıya el sürmediklerini görünce, tuhafına gitti ve içinde onlara karşı bir korku uyandı. Onlar da "Korkma, biz Lut'un kavmine gönderildik." dediler.
Baktı ki ona ellerini uzatmıyorlar o vakıt bunları acaib gördü ve içinde onlardan bir nevi' korku duydu. Dediler, «korkma çünkü biz Lut kavmine gönderildik»,
(İbrâhîm), ellerinin buna uzanmadığını görünce onları (n durumundan) hoşlanmadı, onlardan kalbine bir nev'i korku gizledi. Onlar: «Korkma, dediler, çünkü biz Luut kavmine gönderildik».
Fakat ellerinin ona uzanmadığını görünce, onlar(ın durumların)ı yadırgadı ve onlardan dolayı içine bir çeşit korku düştü. (Onlar ise:) “Korkma! Şübhesiz ki biz (Allah'ın melekleriyiz ve) Lût kavmine (azab vazîfesi ile) gönderildik!” dediler.
Ete ellerini uzatmadıklarını görünce, bu durum hoşuna gitmedi ve bundan dolayı İbrahim’in içini bir korku kapladı. Elçiler İbrahim’e “Korkma, biz Lut kavmi için gönderildik” dediler.
İbrahim onların ellerini kebaba uzatmadıklarını görünce sebebini anlamadığından hallerinden hoşlanmadı. Onlardan kalbine korku düştü. Onlar «— Korkma, biz Lût kavmine gönderilmişiz» dediler.
Fakat yabancıların yemeğe eluzatmadıklarını görünce, kendilerinden şüphelendi ve azap melekleri olduklarını anlayıp, onlardan dolayı içine bir korku düştü. İbrahim’in iyiden iyiye kaygılandığını gören melekler, “Korkma!” dediler, “Bizler Lut kavmine cezalarını vermek için gönderildik. Onları helâk etmeden önce de, Rabb’inden birtakım mesajlar iletmek üzere sana uğradık.”
(İbrahim meleklerin) kebabı yemediklerini görünce,1 onların durumlarını yadırgadı ve içerisinden onlara karşı bir korku duydu. (Melekler İbrahim’e): “Sen korkma! Biz Lût toplumuna gönderildik.” dediler.
1 Âyetin bu bölümünün kelime anlamı: “(İbrahim, meleklerin) ellerini ona uzatmadıklarını görünce” şeklindedir. Yukarıda, bu ifâdenin mecâzî anlamı tercih edilmiştir.
Muhammed Esed
Fakat ellerinin yemeğe gitmediğini görünce onların bu davranışı tuhafına gitti; onlardan yana içine bir korku düştü. 101 [Ama] onlar: “Korkma! Biz Lût kavmine gönderildik” dediler. 102
Fakat ona ellerini uzatmadıklarını görünce onlardan işkillendi ve içine bir korku düştü. - Korkma, dediler, biz, aslında Lut kavmine gönderildik. 51/26-27
Fakat ellerinin ona uzanmadığını görünce onları yadırgadı ve onlardan yana içini bir korku ve endişe kapladı.[1765] Onlar dedi ki: “Endişeye mahal yok, çünkü biz Lût kavmi için gönderildik!”[1766]
[1765] Bu korku, klasik yorumda olduğu gibi onların kim olduğunu anlamamaktan dolayı değildi. Aksine onların kimliğinin anlaşılmasının verdiği endişeydi. Bu yüzden sözün devamı “biz meleğiz” diye değil “..biz Lût kavmi için gönderildik” şeklinde geldi.
[1766] Lût kavmi, bugünkü Lût Gölü’nün (Ölüdeniz/Dead Sea) güneyinde yer alan Sodom, Gomore (Gomorra), Adma, Tseboim ve Bela şehirlerinin halklarını kapsar. Hz. Lût, Amcası Hz. İbrahim’in yanında bölgeye gelmiş, Erden havzasında hayvancılık yapmış, Sodomlu biriyle evlenmiş ve bu şehirlere elçi gönderilmiştir. Ahlâkî bir çöküş yaşayan kavim arasında eşcinsellik yaygındır. Hz. Lût’un ısrarlı davetine bir avuç insan dışında karşılık vermeyen kavim sonunda helâk olmuştur. Son araştırmalar, Lût Gölü’nün “Lisân” (dil) adı verilen güney ucunun bir fay hattıyla ikiye ayrıldığını, karanın uzantısı olan parçanın yaklaşık 40 metre çöktüğünü, fay hattının kuzey tarafının derinliğinin ise yüzlerce metreyi bulduğunu ortaya çıkarmıştır. Helâk olan kavimlerin çöken bu sığ tabaka üzerinde yaşadıkları tahmin edilmektedir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Vaktâ ki, onların ellerini ona uzatmadıklarını gördü. Onları hoşlanmadı ve onlardan gizlice korkar oldu. Dediler ki: «Korkma, biz muhakkak Lût kavmine gönderildik.»
Ama misafirlerinin ellerini yemeğe uzatmadıklarını görünce, onların bu hali hoşuna gitmedi ve onlardan kuşkulandı, kalbine bir korku girdi. “Korkma! ” dediler. “Çünkü biz aslında Lût kavmini imha etmek için gönderildik. ”
Lût (a.s.), Hz. İbrâhim (a.s.)’ın yakın akrabasından olup onun şeriatı üzere gönderilmiş bir Peygamberdi. Durum Hz. İbrâhim ile de ilgili olduğundan, Lût kavminin kıssasına giriş mahiyetinde Hz. İbrâhim’den bahsedilmiştir.
Süleyman Ateş
Ellerinin buzağıya uzanmadığını görünce durumlarını beğenmedi ve onlardan ötürü içinde bir korku duydu. "Korkma, dediler, biz Lut kavmine gönderildik."
Pes ol vaḳt ki gördi ellerin uzatmazlar aña. İnkār eyledi anları, daḫı ḳorḳdıki özine ziyān yitişdüreler. Eyitdiler: Sen ḳorḳma, biz gönderildükLūṭ ḳavmine.