Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1550, sondan 4687. ayet; 11. sure ve Hûd Suresinin 77. ayetidir. Hûd Suresi 77. ayetinin kelime sayisi 13, harf sayısı 48 ve toplam ebced değeri ise 3983 olarak hesaplanmıştır. Hûd Suresinin toplam ebced değeri 537792 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (8) ل (4) ر (2) bulunuyor.
Arapça Metin
ولما جاءت رسلنا لوطا سيء بهم وضاق بهم ذرعا وقال هذا يوم عصيب
Elçiler Hz. İbrâhim’den ayrılıp Sodom’a gelerek Lût’a misafir oldular. Hz. Lût, onların melek olduğunu bilmediği için kavminin onlara sarkıntılık edebileceğini düşünerek kaygılandı. Şehir halkı hemen Lût’un evine doğru akın etmeye başladılar. Peygamber, kavminin babası hükmünde olduğu için onların kızlarını kendi kızları yerinde kabul edip kavminin onlarla evlenmelerini teklif ederek misafirlerini korumaya çalıştı. Bununla birlikte kendi kızlarıyla evlenmelerini teklif ettiği kanaatinde olanlar da vardır. Kitâb-ı Mukaddes’te bildirildiği üzere (Tekvîn 19:8) Lût’un kendi kızlarını teklif edip onlardan yararlanmalarına müsaade ettiği görüşünde olanlar da vardır; ancak bu tür çirkinlikleri ortadan kaldırmak için gönderilmiş olan bir peygamberin böyle bir davranışta bulunması mümkün değildir (bilgi için ayrıca bk. Hicr 15:51-74).
Mehmet Okuyan
Elçilerimiz Lut’a gelince, (Lut) onların yüzünden üzülmüş ve onlardan dolayı içi daralmıştı da “Bu, zor bir gündür.” demişti.
Elçilerimiz (görevli meleklerimiz) Lut'a geldiği zaman, onlardan dolayı kaygılanmış, göğsünü bir sıkıntı basmış ve: "Bu, çok zorlu ve korkunç bir gün" diye (duygulanıp üzülüvermişti).
Melek elçilerimiz, genç delikanlılar şeklinde Lût'a gelince, Lût endişeye kapılıp fenalaştı, göğsü daraldı ve “Bu ne çetin bir gün” diyerek kaygısını belirtti.
Elçi meleklerimiz, Lût'a varınca, (kavmi bu güzel kılıklı elçilere bir fenılık ederler diye) onlar yüzünden kederlendi ve göğsüne sıkıntı geldi. “Bu, çok zor bir gün” dedi.
Ve elçilerimiz, (delikanlı suretinde) Lût'a geldiğinde; (sapık kavminin saldırısından korktuğu için) onların gelmelerinden endişeye düştü, çok sıkıldı ve: “İşte bu çok çetin bir gün olacak” dedi.
Meleklerin genç delikanlılar şeklinde geldiğini gören Lût (a.s.) onları insan sanmış ve kavminin onlara tecavüz etmesinden korkmuştu. Çünkü A’râf sûresinin 80 ve 81. âyetlerinde bildirildiğine göre Lût’un inkârcı kavminde cinsî sapıklık yaygın idi.
Edip Yüksel
Elçilerimiz Lut'a gelince, onlara kötü davranıldı. Bu durum (Lut'un) canını sıktı ve (kendi kendine), "Bu, zor bir gün olacak," dedi.
Ve elçilerimiz (olan melekler, insan sûretinde) Lût'a gelince, onlar(a, sapık kavminin musallat olmasın)dan dolayı endişeye düştü, onlar yüzünden göğsü daraldı ve: “Bu, zor bir gündür!” dedi.
Elçilerimiz, yakışıklı birer delikanlı sûretinde Lut’un yanına gelince, onların melek olduğunu henüz bilmeyen Lut,kadınları bırakıp erkeklere yönelen sapık hemşehrilerinin bu gençleri tâciz edeceğinden korkarak onlardan dolayı üzüntü ve endişeye kapıldı, misafirlerini koruyacak gücü olmadığını görerek onlar yüzünden içi daraldı ve kendi kendine, “Bugün, çok çetin bir gün olacak!” dedi.
1 Âyetin bu bölümü: “...onlardan dolayı kaygılandı, gücü kuvveti kesildi…” şeklinde tercüme edilebilir.
Muhammed Esed
VE ELÇİLERİMİZ Lût'a geldiğinde, kendilerini koruyacak gücü olmadığını görerek onlar hesabına derin bir kaygı duydu 107 ve “Zor bir gün, bu!” diye belirtti, (kaygısını).
Elçilerimiz, Lut’a gelince onları kavmine karşı koruyamayacağını düşünerek derin bir endişeye kapıldı ve yüreği daraldı. Ve ‘’Bu gün çok çetin bir gün olacak’’ dedi. 15/67- 68
Ve elçilerimiz Lût’a gelince,[1771] onları ilgilendiren bir sorun olduğunu düşünerek derin bir endişeye kapıldı ve “Bugün pek zorlu bir gün olacak!” dedi.[1772]
[1771] “Soydaşları” nitelemesinin neden olmadığıyla ilgili bkz: Âyet 61, not 75.
[1772] Ve dâka bihim zer‘an: Türkçe’deki karşılığı “onlardan yana içi daraldı, bir sorun çıkacağını sezdi” olan bir deyim.
Burada dikkat çeken nokta, melekler söyleyinceye kadar Hz. İbrahim’in Peygamber olmasına rağmen melekleri tanıyamamasıdır. Hz. Meryem de Cebrail’i tanıyamamıştı (19:17-19). Buradan yola çıkılarak, nurani bir varlık olan meleklerin peygamberler tarafından bile tanınmadığı gerçeğine ulaşılabilir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Vaktâ ki, elçilerimiz Lût'a geldi, onların sebebiyle endişeye düştü ve onların yüzünden kalbi daraldı ve «Bu bir şiddetli gündür,» dedi.