Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1674, sondan 4563. ayet; 12. sure ve Yusuf Suresinin 78. ayetidir. Yusuf Suresi 78. ayetinin kelime sayisi 16, harf sayısı 64 ve toplam ebced değeri ise 3756 olarak hesaplanmıştır. Yusuf Suresinin toplam ebced değeri 497284 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (17) ل (4) ر (2) bulunuyor.
Arapça Metin
قالوا يا ايها العزيز ان لـه ابا شيخا كبيرا فخذ احدنا مكانه انا نريك من المحسنين
Onlar, Yûsuf’a: “Ey güçlü vezir! Bunun çok yaşlı bir babası var. Onun yerine bizden birini alıkoy. Şüphesiz biz senin iyilik edenlerden olduğunu görüyoruz” dediler.
Diyanet İşleri (Yeni) Yusuf Suresi 78. Ayet Tefsiri
Plandan haberdar olmayan kardeşleri, Bünyâmin’in ihtiyar babası olup onun için çok üzüleceğini söylediler ve yerine kendilerinden birini alıkoyup onu serbest bırakmasını Hz. Yûsuf’tan istediler. Fakat Hz. Yûsuf, cezanın şahsîliği ilkesinden hareket etti ve suçlunun yerine başkasını cezalandırmanın haksızlık olduğunu, böyle bir şey yapmaktan Allah’a sığındığını bildirdi.
Mehmet Okuyan
(Kardeşleri) şöyle demişti: “Ey vezir (Yusuf)! Şüphesiz ki onun büyük, yaşlı bir babası var. Onun yerine bizim birimizi alıkoy! Şüphesiz ki biz seni güzel davrananlardan görüyoruz.”
Burada Züleyha’nın eşine dendiği gibi Hz. Yusuf’a da “Aziz” denmektedir ki amaç, söz konusu kişiler için kullanılan bu kelimeye “yönetici” anlamı vermektir.,[Şeyhan [kebîr]an] tamlaması çok dikkat çekicidir. Çünkü [kebîr] kelimesi “büyük, ileri yaşta, ihtiyar” anlamına gelirken, [şeyh] “saygınlığı, kıymeti olan, dindarlık bakımından önde giden, hatırlı” gibi anlamlara gelmektedir. Oğulları bu kelimeyi kullanarak Hz. Yusuf’un merhametini harekete geçirmeyi hedeflemişlerdi. Benzer kullanım: Kasas 28:23.
Bayraktar Bayraklı
Kardeşleri, “Ey Aziz! Doğrusu, onun yaşlı kalmış bir babası vardır. Bizden birini onun yerine al! Doğrusu, iyi davrananlardan olduğunu görüyoruz” dediler.
Kardeşleri: “Ey soylu Aziz! Emin ol ki, bunun çok yaşlı bir babası var. Onun yerine bizden birini alıkoy. Senin iyilik edenlerden olduğunu görüyoruz.” dediler.
(Kardeşleri:) "Ey Vezir, gerçek şu ki, bunun çok büyük yaşta (ihtiyar) bir babası var (geri götüreceğimize dair ona söz verdik) ; onun yerine bizden birisini alıkoy. Doğrusu biz, seni iyilik yapanlardan görmekteyiz" diye (yalvarmaya girişmişlerdi.)
Dediler ki: “Ey vezir! Onun çok yaşlı bir babası var, O'nun burada bırakıldığına çok üzülür, O'nun yerine bizden birimizi al; zira biz seni iyilik edenlerden birisi olarak görüyoruz.”
Kardeşleri:
“Ey Devletlü vezirim, onun çok yaşlı bir babası var. Onun yerine bizden birini alıkoy. Biz seni iyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini, devamlı davranışlarına, ilişkilerine, görevlerine, hayatına yansıtan, samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan, hayırlı icraatlar, kalıcı hizmetler yapan idarecilerden ve mü'minlerden biri olarak görüyoruz.” dediler.
Dediler ki: 'Ey Vezir, gerçek şu ki, bunun yaşlı (ve) büyük bir babası var; onun yerine bizden birisini alıkoy. Doğrusu biz, seni iyilik yapanlardan görüyoruz.'
Onlar şöyle dediler: “- Ey Vezir! Doğrusu, bunun büyük bir ihtiyar babası var, (bununla teselli buluyor), onun için yerine birimizi al, çünkü biz, seni iyilik edenlerden görüyoruz.”
(Yusuf'un kardeşleri:) “Ey Vezir! Gerçek şu ki, bunun büyük bir yaşlı babası var; onun yerine bizden birisini alıkoy. Görüyoruz ki, sen iyiliksever bir adamsın.”
Kardeşleri: "Ey Vezir! Onun yaşlanmış, kocamış bir babası vardır. Bizden birini onun yerine al. Doğrusu biz senin iyi davrananlardan olduğunu görüyoruz" dediler.
«Ey azîz, dediler, hakıykat bunun ihtiyar bir babası var. Binâen'aleyh onun yerine (bizden) birimizi alıkoy. Seni muhakkak iyilik edenlerden görüyoruz».
Dediler ki: “Ey azîz! Gerçekten onun çok yaşlı bir babası var (onu bizden çok sever); bunun için onun yerine birimizi alıkoy! Şübhe yok ki biz, seni iyilik edenlerden görüyoruz.”
Kardeşleri Yusuf’a “Ey Aziz! O çocuğun yaşlı ve ihtiyar bir babası var. Onun yerine içimizden birisini alıkoy. Biz seni iyilikseverlerden birisi olarak görüyoruz” dediler.
İsmail Hakkı İzmirli Yusuf Suresi 78. Ayet Açıklaması
[7] İhsanını tam kıl da biraderimizi bağışla.
Kadri Çelik
Kardeşleri, “Ey Aziz! Onun yaşlanmış, kocamış bir babası vardır. Bizden birini onun yerine al. Doğrusu biz senin ihsan sahiplerinden olduğunu görüyoruz” dediler.
Daha sonra Yusuf’un kardeşleri, “Ey vezir hazretleri!” dediler, “Bünyamin’in suçlu olduğunu kabul ediyoruz fakat onun ihtiyar bir babası var, onu kaybetmeye yüreği dayanamaz; ne olur, onun yerine içimizden birini al. Görüyoruz ki, sen çok iyi bir insansın.”
(Yûsuf’un kardeşleri): “Ey Vezir! Hakikaten, bunun çok yaşlı bir babası var. Bari onun yerine bizden birisini tutukla. Gerçekten biz, seni iyi bir kimse olarak biliyoruz.” dediler.
“Ey soylu kişi!” dediler, “onun çok yaşlı bir babası var; bu yüzden onun yerine bizden birini yanında alıkoy. Doğrusu sen, görüyoruz ki, iyilik sever birisin!”
Onlar: “Ey değerli yönetici! Onun yaşlı bir babası var, onun yerine bizden birini alıkoy. Biz senin iyilerden olduğunu görüyoruz.” dediler. 2/177, 3/30
“Ey saygın yönetici!” dediler, “Onun yaşını başını almış bir babası var; bu nedenle onun yerine içimizden birini alıkoy: Kesinlikle biz senin iyiliksever biri olduğunu düşünüyoruz.”
Yusuf'un kardeşini alıkoyması karşısında, onlar şöyle dediler: “Aziz vezir! Onun pîr-i fanî bir babası var (Bu küçük evladını kaybetmeye dayanamaz), onun yerine bizden istediğini alıkoy. Gerçekten seni anlayış gösteren, iyilik sever insanlardan olarak görüyoruz! ”
Dediler ki: "Ey vezir, onun büyük bir ihtiyar babası var! (Onun alıkonduğuna çok üzülür.) Onun yerine (bizden) birimizi al; doğrusu, biz seni iyilik edenlerden görüyoruz."