Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1687, sondan 4550. ayet; 12. sure ve Yusuf Suresinin 91. ayetidir. Yusuf Suresi 91. ayetinin kelime sayisi 9, harf sayısı 39 ve toplam ebced değeri ise 2514 olarak hesaplanmıştır. Yusuf Suresinin toplam ebced değeri 497284 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (9) ل (8) ر (1) bulunuyor.
Diyanet İşleri (Yeni) Yusuf Suresi 91. Ayet Tefsiri
Hz. Yûsuf, artık kendisini tanıtmanın zamanı geldiğini düşünerek, cahillikleri yüzünden kardeşlerinin kendisine ve kardeşi Bünyâmin’e yaptıklarını onlara hatırlatıp kendini tanıttı. Böylece Yûsuf kuyuya atıldığı zaman, kendisine vahyedilmiş olan, “Kardeşlerinin yaptıklarını bir gün onlara kendileri (senin kim olduğunun) farkına varmadan mutlaka haber vereceksin!” meâlindeki 15. âyetin verdiği haber, gerçekleşmiş oldu. Kardeşleri kusurlarını itiraf edip özür dilediler. O da onları bağışladığını bildirdi. İnsanların kıskanması, Allah’ın bir kimse için takdir etmiş olduğu nimeti engelleyemez. Nitekim, Resûlullah duasında şöyle demiştir: “Allahım! Senin verdiğine engel olacak yoktur. Senin engel olduğunu da verecek yoktur” (Buhârî, “Ezân”, 155). Kardeşlerinin kıskanması da Yûsuf’un yükselmesine engel olamamıştır. Sonunda kendileri mahcup olmuş ve Allah’ın Yûsuf’u kendilerinden üstün kılmış olduğunu yemin ederek itiraf etmişlerdir. Ziyâ Paşa’nın dediği gibi: Zalimlere bir gün dedirir kudret-i Mevlâ: Tallahi lekad âserekellahu aleynâ!
Mehmet Okuyan
(Kardeşleri): “Allah’a yemin olsun: Şüphesiz ki Allah seni bize üstün kılmış. Biz ise hataya düşmüşüz.” demişlerdi.
Ayette geçen [âsera] fiili “üstün kılmak, tercih etmek” gibi anlamlar içermekte, kardeşleri Hz. Yusuf’un Yüce Allah tarafından kendilerine üstün kılındığını dile getirmişlerdi. Onun üstün kılınması önceki ayette belirtilen “[takvâ] sahibi olmak, sabırlı davranmak ve muhsinlik yapmak” şeklinde özetlenmiştir. Tercih edilmek veya üstün kılınmak bir “sonuç”tur; bunun “sebebi” ise [muttakî] olup sabır göstermek, bir anlamda muhsince davranmak yani işini düzgün yapmaktır.
Bayraktar Bayraklı
Kardeşleri, “Vallâhi, Allah seni bizden üstün kıldı. Doğrusu biz suç işlemiştik!” dediler.
(Onlar ise) “Allah’a yemin ederiz ki, gerçekten Allah seni bizlere üstün kılmıştır. Doğrusu biz sana karşı suçlu (ve mahcup) durumdayız” demiş (ve özür dilemiş) lerdi. (Ama çoğunun nefsi kinleri ve şerli fikirleri hâlâ değişmemişti.)
Kardeşleri: “Allah'a yemin ederiz ki, Allah gerçekten seni bizden üstün tutmuştur. Biz sana ve Bünyamin kardeşimize karşı çok hatalı bir iş yaptık!” dediler.
Kardeşleri, “Allah’a yemin olsun ki!” dediler, “Bu dürüstlük ve samimiyetin sayesinde, Allah seni hepimizden üstün kıldı! Biz ise, gerçekten günahkâr kimseleriz!”