Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1746, sondan 4491. ayet; 13. sure ve Ra'd Suresinin 39. ayetidir. Ra'd Suresi 39. ayetinin kelime sayisi 8, harf sayısı 33 ve toplam ebced değeri ise 2032 olarak hesaplanmıştır. Ra'd Suresinin toplam ebced değeri 239045 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure المر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (7) ل (3) م (3) ر (0) bulunuyor.
“Ana kitap” diye tercüme ettiğimiz ümmü’l-kitâb tamlaması, “kitabın anası, kitabın aslı” anlamlarına da gelir. Müfessirler “ana kitap”tan maksat “levh-i mahfûzdur” veya “Allah’ın ezelî ilmidir” demişlerdir. Bizim tercihimiz ikincisidir, yani ana kitap, Allah’ın ezelî ilmidir. Evrende değişecek veya değişmeyecek olan her şey O’nun ezelî ilminde mevcuttur. Bu âyet bir önceki âyetin, “Süreli her şeyin bir kaydı vardır” meâlindeki bölümünü tamamlayıcı mahiyette olup Allah’ın her alanda dilediği değişikliği yapabilecek irade ve kudrete sahip olduğunu ifade etmektedir; Allah’ın yaptığından sorumlu tutulamayacağını bildiren âyet de bu mânayı destekler (Enbiyâ 21:23). Bu meâldeki âyetlerle sahâbeden bazılarının yaptığı dualardan kaderin dahi bir şekilde değişebileceği sonucunu çıkaranlar olmuştur. Meselâ Hz. Ömer’in Kâbe’yi tavaf ederken ağlayarak şu şekilde dua ettiği rivayet edilmiştir: “Allahım! Eğer beni şekavet ehlinden (bedbaht) yazdıysan beni oradan sil, saadet ve mağfiret ehli arasına yaz. Çünkü sen dilediğini siler, dilediğini bırakırsın, ana kitap senin katındadır” (Taberî, XIII, 167-168).
Mehmet Okuyan
Allah dilediğini siler ve dilediğini sabit bırakır. Kitabın anası (esası) O’nun yanındadır.
Burada doğaya dair Yüce Allah’ın [sünnetüllâh] denilen “kanunu”na değinilmektedir. Sanıldığı veya iddia edildiği gibi konunun klasik [nesh] anlayışıyla hiçbir ilgisi yoktur.
Bayraktar Bayraklı
Allah dilediğini siler; dilediğini sabit bırakır. Kitabın anası/anayasa O'nun katındadır.[236]
Allah (bu yazılanlardan), dilediğini (değiştirip silerek) ortadan kaldırır ve (istediğini yerinde) bırakır. Kitabın anası (takdir, tayin ve tanzim programı) ise O'nun katındadır.
Allah, sünnetinin, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun olan kayıtları siler, yürürlükten kaldırır, yok da eder; kanunlarına uygun olanları da yazıldığı gibi bırakır, değiştirmez de. Ana kitap, sicil, ana bilgi işlem merkezi onun katındadır.
Allah, kaldırmak istediği bir hükmü ya tamamen kaldırır ya da başka bir hükmü onun yerine koyar. Buradaki hükümler dinin kendisi ile alakalı değil yaşam şartlarının ve dönemin değişmesi ile alakalıdır. Vahyin kaynağı da membaı da Allah’tır. Kur’an’dan önceki kitapları, sahifeleri yürürlükten kaldıran ve onların değişmeyen hakikatlere ilişkin mesajlarını Kur’an’da toplayarak gönderen O’dur. Bu konuda 2:106 ayetin dipnotuna bakabilirsiniz.
Diyanet İşleri (Eski)
Allah dilediğini siler, dilediğini bırakır; Ana Kitap O'nun katındadır.
Allah Teâlâ, kaldırmak istediği dinî bir hükmü kaldırır, dilediği başka bir hükmü onun yerine koyar veya indirmiş olduğu hükümleri olduğu gibi ibka eder. Kâinatta birtakım şeyleri yok ederken bazılarını da olduğu gibi bırakır. Netice itibariyle her şey O’nun elindedir. O, daima dilediğini yapma gücüne sahiptir.
Edip Yüksel
ALLAH dilediğini siler, dilediğini bırakır. Ana Kitap O'nun yanındadır.
Allah, insanların iyilik ve kötülük yönündeki tercihlerine göre, başlarına gelecek iyi ve kötü olaylardan dilediğini iptal eder, dilediğini sabit bırakır. Çünkü varlık âleminin kaderinin kaydedildiği Ana Kitap, O’nun katındadır. O, dilediği hükmü, dilediği vakit, dilediği şekilde verir. Öyleyse, sen üzerine düşeni yap, inkârcılara karşı verdiğin mücâdelende Rabb’inin hükmüne teslim ol:
1 Allah dilediği milleti mahveder veya yaşatır, kimi ölürken kimi doğar, kimi zarar eder, kimi kâr... Veya Allah, bir zaman için koyduğu hükümlerin bir kısmını diğer bir zaman için nesh eder (değiştirir,) bir kısmını da aynen bırakır. Bu ayetten de neshin caiz olduğu anlaşılmaktadır.
Muhammed Esed
Allah [önceki mesajlarından] dilediğini yürürlükten kaldırır, dilediğini bırakır, pekiştirir, çünkü vahyin kaynağı O'nun katındadır. 77
[1979] Yukarıya bağlı olarak bu ibaredeki “yok edilen” ve “bırakılıp sağlamlaştırılan” ile, ilâhî mesajların insanlığın aklî ve sosyal gelişimine paralel olarak sürekli yenilenmesi kastedilmiş olabilir (Zemahşerî). Katâde bu âyeti, yine şeriatların yenilenmesiyle ilgili olan 2:106 ile açıklamıştır. Klasik tefsir bu ibarenin konusu üzerinde ihtilaf etmiştir. Silinen ya da bırakılan, insanların “yazılan amelleri” ya da “o amellere mesnet olan yazgıları” veya “ecelleri” olabileceği gibi; “Mekkelilerin küfürleri” ya da “yeryüzündeki varlıklar” da olabilir (Taberî; Zemahşerî; Râzî). Tabii bu ifadenin “Kur’an vahyi” ile ilgili olduğunu düşünenler arasından, kendi nesh teorilerine göre yorumlayanlar da çıkmıştır. İbarenin delâleti tek bir mânaya indirgenemezse de, tercihimiz bağlamla uyumludur.
Ömer Nasuhi Bilmen
Allah Teâlâ dilediğini mahveder ve isbat buyurur ve ana kitap O'nun nezdindedir.
Hiçbir sûrette değişmeyecek olan ana kitap (Levh-i Mahfuz) O’nun yanındadır. Değişecek ve değişmeyecek olan her şey orada kayıtlıdır. Bundan ötürü, şeriatlar arasında, hatta aynı kitapta dinin temel ilkelerinden olmayan bazı fer’i hükümlerin neshedilmesi, bedâ mânasına gelmez, yani Allah Teâlânın önce bilmediği bir şeyin sonradan farkına varması anlamına gelmez. Tekvin ve teşrîde mahv ve isbat (iptal ve ibka) cereyan ettiği halde, ana kitaptaki hüküm değişmez. Dolayısıyla, Tevrat ve İncîl’i ana kitap zannedip nesih kabul etmez diye iddia eden inkârcı Ehl-i kitap gruplarının inat ve inkârları pek boş bir hevestir. Halbuki tarihî bir gerçektir ki Kur’ân’dan önceki semavî kitaplar sadece nesihten değil, tahriften bile uzak kalamamışlardır.
Süleyman Ateş
Allah, dilediğini siler, (dilediğini) bırakır. Ana Kitap O'nun yanındadır.
Cenâbı Hak, kâinâtta bazı şeyleri yok ederken, bazılarını bırakır, yeniden yaratır. Bazı uluslar tarih sahnesinden silinirken, başkaları onların yerini alır. Bazı doğa varlıklarını, canlı türlerini ortadan kaldırırken, bazılarını sürdürür. Dinazorlar gibi bugün ortadan kalkmış olan nice hayvan türleri vardır. Âyetin asıl amacı, Allah'ın, insanları uyardığı azâb geldiği gün, dilediği toplumları yok edip, dilediklerini koruyacağını vurgulamaktır. Ahmed ibn el-Mübârek diyor ki: "Bu âyetin tefsîrini, ümmî mürşidim Abdu'l-Azîz ed-Debbâğ'a sormuştum, bana şu cevabı verdi: Geleceğe âid işlerden bir yağmur yağması, bir kişinin gelmesi, bir hâdisenin olması gibi şeylerden bir kısmı vuku'a gelmez ki "Allah mahveder" den maksat budur. Bir kısmı da vuku'a gelir ki "Allah bırakır" dan maksat da budur. "Ana Kitap, kendisinin yanındadır" demek de, O'nun kadîm ilminin aslâ şaşmayacağını vurgular. Bu tefsîri bana, dün bizzât Allah'ın Elçisi (s.a.v.) öğretti" (el-İbrîz).
Süleymaniye Vakfı
Allah, düzenine göre süreyi kısaltır veya sabitler. Ana Kitap O’nun yanındadır.
[*] Bu Allah'ın kanunudur. Ölçüsünü kendisi koymuştur. Toplumlar açısından, Rad 13:11:Bir toplum kendinde olan bir şeyi bozmazsa onu Allah da bozmaz. Allah bir topluma sıkıntı vermek isterse kimse engel olamaz. Araf 7:34: Her toplumun bir eceli vardır. Ecelleri gelince ne bir an geri kalırlar nede öne geçerler. Bireyler açısından, Fatır 35:11: "Yaşayanın yaşatılması ve ömrünün kısaltılması bir deftere kayıtlıdır. Bu Allah'a kolaydır. Ahkaf 46:3: Gökleri, yeri ve bu ikisinin arasında olanları başka değil; belli bir ömrü olan gerçek varlıklar olarak yarattık. Ayetleri görmezlikte gelenler, yapılan uyarılara kulak asmazlar. En'am 6:2: Sizi tînden yaratan O'dur. Sonra bir ecel belirlemiştir. O'nun katında bir de ecel-i müsemmâ vardır.
Şaban Piriş
Allah dilediğini yok eder, dilediğini sabit kılar; Ana Kitap O'nun katındadır.