Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2019, sondan 4218. ayet; 16. sure ve Nahl Suresinin 118. ayetidir. Nahl Suresi 118. ayetinin kelime sayisi 15, harf sayısı 66 ve toplam ebced değeri ise 4516 olarak hesaplanmıştır. Nahl Suresinin toplam ebced değeri 557686 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
وعلى الذين هادوا حرمنا ما قصصنا عليك من قبل وما ظلمناهم ولكن كانوا انفسهم يظلمون
“Daha önce sana sözünü ettiğimiz şeyler” ifadesinin En‘âm sûresinin 146. âyetine gönderme yaptığı anlaşılmakta, bu da Nahl sûresinin En‘âm sûresinden sonra indiğini göstermektedir. Yahudilere haram kılındığı bildirilen şeyler En‘âm sûresinin 146. âyetinde şöyle sıralanmaktadır: “Yahudilere mahsus olmak üzere bütün tırnaklı hayvanları haram kıldık. Sırtlarında yahut bağırsaklarında taşıdıkları ya da kemiğe karışan yağlar hariç olmak üzere, sığır ve koyunun ise iç yağlarını onlara haram kıldık. Azgınlıkları yüzünden onları böyle cezalandırdık.” Konumuz olan âyetin son cümlesine göre Allah tarafından yahudilere yiyecekler konusunda bazı sınırlı yasaklar konulmasının asıl sebebi, yahudilerin yine kendileri olmuştur; bu yasakların, bazı günahları sebebiyle onları terbiye etme amacı taşıdığı anlaşılmaktadır.
Mehmet Okuyan
Sana daha önce anlattıklarımızı yahudi olanlara da haram kılmıştık. Biz onlara haksızlık etmedik fakat onlar kendilerine haksızlık ediyorlardı.
Daha önce sana anlattığımız şeyleri, yani tırnaklı hayvanlar ve iç yağları, Yahudilere haram kılmıştık. Bununla biz, onlara haksızlık etmedik, tersine onlar kendi kendilerine haksızlık yaparak, yaratılış gayesi dışında yaşamaya kalkıştılar.
Sana anlattıklarımızı, daha önce, yahudiliğin takipçilerine de haram kılmıştık. Biz onlara zulmetmedik. Fakat onlar kendilerine, birbirlerine haksızlığı alışkanlık haline getiriyorlardı.
Daha önce (En'am sûresi, 146. âyet'de) Yahudi'lere haram kıldığımız şeyleri sana (ey Rasûlüm) anlatmıştık. Biz, onlara zulüm yapmadık, fakat onlar kendi nefislerine zulüm yapıyorlardı.
Bkz. 4:160, 6:146“Sana bildirdiğimiz” ifadesiyle En’am 6:146. ayeti kastedilmektedir. Orada yalnızca o dönem Yahudilerine özgü yasaklar anlatılmaktadır. Yahudilere yasak olanlar her devirde geçerli olacak evrensel yasaklar değildi, azgınlıklarından dolayı sadece Yahudilere verilen bir kısıtlamaydı.
Diyanet İşleri (Eski)
Sana anlattıklarımızı, daha önce, yahudi olanlara da haram kılmıştık; biz onlara zulmetmedik, onlar kendilerine zulmediyorlardı.
Yahudi olanlara ise, daha önce sana anlattıklarımızı(4) haram kılmıştık. Hâlbuki(biz) onlara zulmetmedik, fakat (onlar, kötü amelleriyle) kendilerine zulmediyorlardı.
(4)Burada, “Resûlullah Aleyhissalâtü Vesselâm’a daha önce anlatılanlar”dan maksad; En‘âm Sûresi, 146. âyettir. (Celâleyn Şerhi, c. 4, 277)
İlyas Yorulmaz
Yahudi olanlara da daha önceden, sana anlattıklarımızı haram etmiştik. Allah onlara zulmetmedi ama (Bu yasaklara uymamalarından dolayı) onlar kendi nefislerine zulüm ettiler.
Yahudiler haram kıldığımızı da daha evvel [⁴] sana haber vermiştik. Biz bunları haram kılmakla onlara zulmetmedik, fakat onlar kötülük işlemekle kendilerine zulmediyorlar.
Yahudilere de, sana daha önce 6. En’âm: 146’da anlattığımız şeyleri haram kılmıştık. Fakat bunlar her çağda geçerli olacak evrensel yasaklar değildi, aksine, azgınlıklarından dolayı Yahudilere verilen ve yalnızca o döneme özgü bir cezaydı. Biz ceza vermekle onlara zulmetmedik, tam tersine, onlar sürekli suç işlemekle kendi kendilerine zulmediyorlardı. Fakat tövbe kapısı her zaman açıktır:
(Mûsanın dinini terk edip)1 Yahûdî olanlara da daha önce sana aktardığımız2 (yiyecekleri) haram kıldık. Biz, (bu yasakları koyarak) onlara asla zulmetmedik. Ancak onlar, (azgınlıkları sebebiyle) kendi kendilerine zulmediyorlardı.
1 Hz. Mûsa’nın getirdiği dinin adı, Yahûdîlik olmadığı için tercüme bu şekilde yapılmıştır. Yani bugünkü Yahûdîliğin Hz Mûsa’nın getirdiği dinle bir ilişkisi yoktur. Bunu (هَادُوا) ifâdesinden anlamak da mümkündür.2 (En’am: 146.) âyette belirtilen yiyecekleri.
Muhammed Esed
Ve [yalnız] Yahudi inancına bağlı olanlara sana daha önce sözünü ettiğimiz şeyleri 142 yasakladık; çünkü onlara Biz haksızlık yapmadık; tam tersine, onlar kendi kendilerine haksızlık yaptılar.
Sana daha önce sözünü ettiğimiz şeyleri Yahudilere de haram kılmıştık. Biz onlara zulmetmiyorduk. Fakat onlar kendi kendilerine zulmedip yazık ediyorlardı. 3/117, 4/97, 7/22-23, 10/44, 11/101
Ve yalnızca Yahudileşen kimselere[2206] sana daha önce aktardığımız şeyleri yasaklamıştık;[2207] ama onlara zulmeden biz değildik, ne var ki onlar asıl kendi kendilerine zulmettiler.
Mustafa İslamoğlu Nahl Suresi 118. Ayet Açıklaması
[2206] Vahiy getiren tüm rasuller ve onlara iman eden mü’minler, Allah katında “müslüman” ismini alırlar. İsrâiloğullarının Yahudileşmesi, İslâm’dan bir sapmadır. Bu sapmayı Yahudi kelimesinin geçirdiği semantik serüven de ortaya koymaktadır (Bkz: 2:62, not 113).
[2207] Bu âyetlerden önce indirilen En’âm sûresinin 146. âyetinde aktarılanlar kastedilmektedir. Bu âyet, sonra inen âyetlerin önceki âyetleri referans göstermesine tipik bir örnek teşkil eder.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve sana evvelce hikaye etmiş olduğumuz şeyleri Yahudilere haram kılmış idik. Ve onlara Biz zulüm etmedik velâkin onlar kendi nefislerine zulüm eder oldular.
Yahudilere de, daha önce sana bildirdiğimiz şeyleri haram kılmıştık. Bununla Biz onlara zulmetmedik. Lâkin onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı. [4, 160; 6, 146; 6, 119]