Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1983, sondan 4254. ayet; 16. sure ve Nahl Suresinin 82. ayetidir. Nahl Suresi 82. ayetinin kelime sayisi 6, harf sayısı 29 ve toplam ebced değeri ise 2073 olarak hesaplanmıştır. Nahl Suresinin toplam ebced değeri 557686 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Allah resulünün insanlığa açıkladığı bütün bu uyarılara, ortaya konan açık seçik delillere rağmen gerek onun muhatapları arasından, gerekse tarihin akışı içinde ilâhî vahyin ulaştığı diğer insanlar arasından bu gerçeklere ve onu tebliğ edene sırt çevirenler olmuştur ve olacaktır. Âyete göre böylelerine karşı din adına yapılacak olan şey sadece muhatabın tam olarak kavrayabileceği açıklıkta dini tebliğ etmektir. Buna rağmen inkârda ısrar ediliyorsa sorumluluk ısrar edene aittir (Taberî, XIV, 157).
Mehmet Okuyan
Yine de yüz çevirirlerse, artık sana düşen (görev) ancak apaçık tebliğdir.
Yine de İslâm'a sırtlarını çevirirler, güç ve iktidarlarını kullanarak halkı istedikleri istikamette yönlendirmeyi sürdürürlerse Allah'ın azâbından kurtulamazlar. Senin açık seçik tebliğden başka bir sorumluluğun yok.
Eğer buna karşı yine yüz çevirirlerse (islâmı kabul etmezlerse), ey Rasûlüm, senin üzerine düşen ancak açık bir tebliğdir. (Bu âyet-i kerime kıtal âyetinden önce nâzil olmuştur).
(Ey Resul!) Bütün bunlara rağmen (yine de Allah'a kulluk etmekten) yüz çevirirlerse (üzülme, bundan sen sorumlu değilsin), sana düşen açıkça (hakikati) onlara tebliğ etmektir.
Ey Müslüman! Bütün bunlara rağmen, yine de Allah’a kulluk etmekten yüz çevirirlerse, üzülme, bundan sen sorumlu değilsin. Çünkü sana düşen, yalnızca, onlara hakîkati açıkça duyurmaktan ibarettir. İnkârcılar, hakikati gösteren yeterli delil bulamadıklarından inkârı tercih ediyor değiller: