Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1995, sondan 4242. ayet; 16. sure ve Nahl Suresinin 94. ayetidir. Nahl Suresi 94. ayetinin kelime sayisi 19, harf sayısı 83 ve toplam ebced değeri ise 8789 olarak hesaplanmıştır. Nahl Suresinin toplam ebced değeri 557686 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
ولا تتخذوا ايمانكم دخلا بينكم فتزل قدم بعد ثبوتها وتذوقوا السوء بما صددتم عن سبيل الله ولكم عذاب عظيم
Yeminlerinizi aranızda hile ve fesat sebebi yapmayın. Sonra sağlamca bastıktan sonra ayak(larınız) kayar da Allah yolundan sapmanız sebebiyle kötü azabı tadarsınız. (Ahirette de) sizin için büyük bir azap vardır.
İnsanların, dinî ve ahlâkî bakımdan farklı inanç ve davranışları benimseyip uygulayarak farklı gruplar oluşturacak şekilde yaratılmaları bir imtihan gereği olup hayat bu imtihanla anlam kazanmaktadır. Ama bu imtihanın sonunda da bir sorumluluk vardır. İnsanlar, diğer görevleri yanında ahde vefâ gösterip göstermedikleri, yeminlerini tutup tutmadıkları hususunda da yüce Allah tarafından mutlaka sorguya çekileceklerdir. Çünkü, ahdini ve yeminini bozmak, birey açısından bir ahlâk ve karakter bozukluğunu ifade ettiği gibi toplumsal hayat bakımından da bir güvensizlik ve istikrarsızlık ortamı doğurmakta, bu da hem mânevî hem de maddî bakımdan daha başka vahim sonuçlara yol açmaktadır. 94. âyetteki “...sapasağlam basmışken ayağınız kayar” ifadesinin bu istikrarsızlığa, “acı meyve”nin bundan doğan sosyal sıkıntılara, “ağır azab”ın âhiretteki cezaya işaret ettiği de düşünülebilir. Başta Zemahşerî olmak üzere birçok müfessire göre bu âyetin asıl gayesi, Hz. Peygamber’le biatleştikten sonra bu ahdini ve yeminini bozma temayülünde olanları uyarmaktır. Ancak bu durum, âyetin hükmünün genelliğini engellemez. Zemahşerî’ye göre (II, 343), bir kimsenin ahdini ve yeminini bozarak dürüstlükten sapması, bu konuda başkalarına kötü örnek olacağı için âyette bu tutum “insanları Allah yolundan saptırmak” olarak değerlendirilmiştir.
Mehmet Okuyan
Yeminlerinizi aranızda aldatma sebebi edinmeyin! Aksi hâlde sağlam bastıktan sonra ayaklar(ınız) kayar da (insanları) Allah yolundan alıkoymanız sebebiyle kötülüğü tadarsınız. Sizin için (ahirette de) büyük bir azap vardır.
Birbirinizi aldatmak için yemin etmeyiniz; yoksa sağlam basmış olan ayak sürçebilir ve Allah'ın yolundan alıkoymuş olacağınızdan dolayı da acı azabı tadarsınız. Üstelik büyük bir azaba da uğrarsınız.
Yeminlerinizi, aranızda aldatma ve bozgunculuğa araç yapmayın. Yoksa yere sağlam bastıktan sonra¹ ayak kayar. Allah'ın yoluna engel olduğunuzdan dolayı kötülükle karşı karşıya kalırsınız. Ve büyük bir azaba uğrarsınız.
Yeminlerinizi kendi aranızda, bir (yolsuzluk ve ara) bozuculuk aracı edinmeyin; sonra sapasağlam basan ayak(larınız Hakk’tan ve hayırdan) kayar ve (insanları) Allah'ın yolundan alıkoyduğunuz için kötülüğü tadarsınız. (Böyle yaparsanız ayrıca ahirette de) Büyük azap sizin içindir.
Yeminlerinizi, birbirinizi aldatmaya vasıta edinmeyin, sonra ayağınız adamakıllı pekişip yerleştikten sonra kayıverir ve halkı, Allah yolundan menetmenize karşılık kötülüğe uğrarsınız ve hakkınız olur pek büyük azap.
Bunun içindir ki, yeminlerinizi aranızda bir aldatma aracı olarak kullanmayın, sonra ayağınız adamakıllı, İslâm'la sağlamlaşıp pekiştikten sonra kayar ki, Allah yolundan sapmanıza karşılık dünyada fena bir kötülüğe uğrar, ahiretteki hakkınız ise daha büyük bir azap olur.
Yeminlerinizi, taahhütlerinizi, sözleşmelerinizi, aranızda hileye, aldatmaya ve fesada alet etmeyin. Aksi halde İslâm'da karar kılarak, hak bir dine, sağlam bir hukuk, kâmil bir ahlâk düzenine güvenen insanların, birbirlerine ve dinlerine karşı itimatları sarsılır, itibarınız gider, kurduğunuz devlet yıkılır. İnsanları ahde vefadan, müslümanları örnek almaktan, Allah yolundan, İslâmî hayatı yaşamaktan, Allah yolundaki faaliyetlerden alıkoymanız sebebiyle de dünyada cezayı, çalkantılı anarşik bir hayatın acılarını tadarsınız. Büyük bir azâbı da hak etmiş olursunuz.
Yeminlerinizi aranızda aldatma aracı edinmeyin. Yoksa karar kılmasından sonra ayak kayar ve Allah'ın yolundan alıkoymanıza karşılık kötülüğü tadarsınız. (O zaman) büyük bir azap da sizin içindir.
Yeminlerinizi kendi aranızda, bir bozuculuk unsuru edinmeyin; sonra sapasağlam basan ayak kayar ve Allah'ın yolundan alıkoyduğunuz için kötülüğü tadarsınız. (Ayrıca) Büyük azab da sizin içindir.
Yeminlerinizi, aranızda fesada bir vesile edinmeyin ki, sonra sağlam basmışken bir ayak kayar da, Allah yolundan saptığınız için dünyada fena azab tadarsınız; ahirette de size büyük bir azab olur.
Yeminlerinizi aranızda bir gelir kaynağı yapmayın, ayaklarınız, (İslam’da) sağlamlaştıktan sonra kaymağa başlar. Ve Allah’ın yoluna engel olduğunuzdan dolayı kötülüğü tadarsınız, ayrıca size büyük bir azap olur.
Yeminlerinizi birbirinize karşı hile aracı olarak kullanmayın! Yoksa (doğru yolda) sapasağlam duran ayaklarınız kayar ve böylece Allah yolundan dönüp uzaklaşmanızın kötü (sonucunu) tatmak zorunda kalırsınız. Ayrıca ahirette de büyük bir azaba çarpılırsınız.
“Ayaklarınız kayar” ifadesi, Allah’ın hak yoluna girdikten sonra batıla düşmek, yoldan çıkmak anlamında kullanılmıştır. Bu ifadeden anlıyoruz ki; yalan yere yemin ederek insanları aldatmaya kalkmak ya da yemini hile aracı kullanarak insanları yanıltmaya çalışmak doğru yoldan kayacak kadar tehlikelidir. Demek yalan yere yapılan yeminler çoğaldıkça insanın doğru yolda kalma durumu o derece tehlikeye girmektedir. Sadece bir yemin için insanın ödemesi gereken keffaret (bedel) Maide 5:89. ayetinde detaylı anlatılmaktadır. Toplum olarak o kadar yemin ediyoruz ki; bu ayete göre neredeyse ömrümüz yemek yedirmekle ya da oruç tutmakla geçse yine de yaptığımız yeminlerin keffaretini ödemiş sayılmayacağız.
Diyanet İşleri (Eski)
Birbirinizi aldatmak için yemin etmeyin ki, bu yüzden sağlamca yere basmakta olan ayak sürçebilir; Allah yolundan alıkoymanıza karşılık kötü bir azap tadarsınız ve (ahirette de) büyük bir azaba uğrarsınız.
Yeminlerinizi aranızda fesada araç edinmeyin, aksi halde (İslâm'da) sebat etmişken ayağınız kayar da (insanları) Allah yolundan alıkoymanız sebebiyle (dünyada) kötülüğü tadarsınız. Sizin için (ahirette de) büyük bir azap vardır.
Yeminlerinizi aranızda kötüye kullanmayın ki sağlam basmış ayağınız kayar. ALLAH'ın yolundan saptığınız için perişanlığı tadar ve acı bir azabı hakkedersiniz.
Yeminlerinizi aranızda aldatma ve fesada vasıta edinmeyin, sonra sağlam basmışken bir ayak kayar da Allah yolundan saptığınız için, dünyada kötü azabı tadarsınız. Ahirette de size büyük bir azab olur.
Yeminlerinizi aranızda hud'a ve fesada vesile ittihaz etmeyin ki sonra sağlam basmışken bir ayak kayar ve Allah yolundan saptığınız için fena acı tadarsınız, Âhırette de size pek büyük bir azâb olur
Yeminlerinizi aranızda hıyle ve fesâd (mevzuu) edinmeyin. Çünkü sapasağlam yerleşdikden sonra (öyle) bir ayak kayar (ki)! Allahın yolundan sapdığınıza karşılık (dünyâda) fena azâb tadacaksınız. (Âhiretde) hakkınız (daha) büyük bir azâbdır.
Hem yeminlerinizi aranızda bir hîle edinmeyin; yoksa bir ayak, sebat bulmasından sonra kayar ve (insanları) Allah yolundan saptırmanız sebebiyle (dünyada) kötülüğü(azâbı) tadarsınız! (Âhirette de) sizin için (pek) büyük bir azab vardır.
Aranızda yeminlerinizi istismar vasıtası olarak kullanmayın. Ayaklarınız sağlamca bastıktan sonra kaydırırsınız ve Allah yolundan sapmanızdan dolayı da çok kötü bir azap tadarsınız. Aynı zamanda sizin için (kıyamet günü) büyük bir azap vardır.
Antlarınızı aranızda hileye alet edinmeyin, yoksa ayağınız sabit iken kayar, gider [¹]. Halkı Allah yolundan alıkoymanıza karşı kötü azabı çekersiniz. Âhirette de ayrıca sizin için büyük bir azap vardır.
İsmail Hakkı İzmirli Nahl Suresi 94. Ayet Açıklaması
[1] İslâmda sabit kadem olduktan sonra onun yolundan alârga olursunuz.
Kadri Çelik
Yeminlerinizi aranızda hile ve bozgunculuk vesilesi yapmayın; yoksa bu yüzden sağlamca yere basmakta olan ayak sürçebilir, Allah yolundan alıkoymanıza karşılık kötü bir azap tadarsınız ve (ahirette de) büyük bir azaba uğrarsınız.
O hâlde, ey inananlar! Antlaşma yaptığınız kimseler kâfir bile olsalar, sakın yeminlerinizi aranızda bir aldatma aracı olarak kullanmayın! Aksi hâlde, doğru yolda sapasağlam duran ayaklarınızkayıverir de, hal ve hareketlerinizle insanları dinden soğutup Allah’ın yolundan çevirdiğiniz için yaptığınız kötülüğün acı meyvelerini dahabu dünyada tadarsınız ve ayrıca, âhirette de ağır bir cezaya çarptırılırsınız!
Yeminlerinizi aranızda hile / aldatma sebebi yapmayın!
Derken, sağlam bastıktan sonra bir ayak kayar;
Allah yolundan saptığınız için Kötülüğü tadarsınız.
Size çok büyük bir azap dokunur.
(Sakın) yeminlerinizi, aranızda sahtekârlıklarınıza âlet etmeyin. Sonra sapasağlam basan ayak kayar1 ve böylece (insanları) Allah yolundan alıkoymanız sebebiyle (daha dünyada) cezâ(sını) tadarsınız. (Ayrıca) sizin için, (âhirette) çok büyük bir azap da vardır.
1 “Ayak kayması” Arapçada; doğru yolda olan bir kimsenin, kötü yola düşmesinden istiâre olarak kullanılır.
Muhammed Esed
(Bunun içindir ki,) yeminlerinizi aranızda bir aldatma aracı olarak kullanmayın; yoksa ayağ[ınız], sağlamca basmış olduğunuz halde, kayar 119 ve böylece Allah yolundan dönüp uzaklaşmanızın kötü [sonuçlarını] tatmak zorunda kalırsınız; 120 ayrıca bu takdirde sizi [öte dünyada da] çok büyük bir azap bekliyecektir.
Yeminlerinizi aranızda bir aldatma aracı olarak kullanmayın. Aksi takdirde ayağınız sağlam bir zemine basmışken kayar gider ve Allah’ın yolundan ayrılmanız sebebiyle bunun cezasını çekersiniz. Ve korkunç bir azaba mahkûm olursunuz. 2/224-225, 5/89, 16/91
Bir de yeminlerinizi, bir kandırma aracına dönüştürmeyin; yoksa ayağınızı sağlam basmışken (zemin alttan) kayıp gider[2186] ve Allah yolundan uzaklaşmanızın kötü sonuçlarını (yudum yudum) tadarsınız; üstelik (ötede) sizin hakkınız daha korkunç bir azaba duçar olmaktır.
[2186] Zellet kademuhû, iyilikten sonra gelen kötülük, sağlıktan sonra gelen hastalık, varlıktan sonra gelen yokluk gibi durumlar için kullanılan Arapça bir deyimdir (Taberî). Burada, “haktan sonra gelen bâtıl”, “sadâkattan sonra gelen ihanet” anlamında kullanılmıştır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve yeminlerinizi aranızda hileye, (fesada) vesile ittihaz etmeyiniz ki, bir ayak, sabit olduğundan sonra kayar. Ve Allah yolunda men ettiğinizden dolayı fenalığı tadarsınız ve sizin için büyük bir azap da vardır.
Yeminlerinizi aranızda bir aldatma ve fesat aleti yapmayın ki sonra ayağınız sapasağlam bastıktan sonra kayabilir, insanları Allah yolundan alıkoymanız sebebiyle kötülüğün cezasını tadarsınız, âhirette de size pek büyük bir azap olur.
Yeminlerinizi aranızı bozan bir şey yapmayın, sonra sağlam basmış olan ayak, kayar ve Allah'ın yoluna engel olduğunuzdan dolayı kötülüğü(n cezasını) tadarsınız ve büyük bir azaba uğrarsınız.
Aranızda yeminlerinizi bozulabilir saymayın; yoksa ayak sağlam basmışken kayıverir de Allah’ın yolundan dönmenizin kötülüğünü tadarsınız. Sizin için büyük bir azap sebebi olur.
Birbirinizi aldatmak için yemin etmeyin. Eğer böyle yaparsanız, ayak sağlamca yere bastıktan sonra kaymış olur. Allah yolundan saptığınız için azabı tadarsınız. Ve size büyük bir azap dokunur.
Yeminlerinizi aranızda fesat âleti yapmayın; sonra sağlam basan ayaklarınız kayıverir de Allah'ın yolundan saptığınız için kötülüğü tadarsınız; üstelik büyük bir azaba da uğrarsınız.
Yeminlerinizi aranızda hile ve aldatma aracı yapmayın; aksi halde, ayak sağlam bastıktan sonra kayar ve Allah yolundan alıkoyduğunuz için acıyı tadarsınız. Üstelik büyük bir azaba da uğrarsınız.