Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2054, sondan 4183. ayet; 17. sure ve İsrâ Suresinin 25. ayetidir. İsrâ Suresi 25. ayetinin kelime sayisi 12, harf sayısı 53 ve toplam ebced değeri ise 3139 olarak hesaplanmıştır. İsrâ Suresinin toplam ebced değeri 473063 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
ربكم اعلم بما في نفوسكم ان تكونوا صالحين فانه كان للاوابين غفورا
Kuşkusuz ibadet ve ana babaya saygı her şeyden önce bir kalp ve gönül işidir. İbadet ve itaat, insanın içindeki inanç, istek, sevgi ve bağlılıktan kaynaklanırsa bir değer taşır. Âyette “Rabbiniz kalplerinizdekini en iyi bilendir” ifadesiyle bu hususa işaret edilmiştir. Öyleyse insan öncelikle ruhen “sâlih” olmalı, yani ruhunda güzel duygular, niyetler geliştirmeli, iç dünyasını düzeltmelidir. O zaman Allah bu şekilde iç dünyasındaki yanlışları silip atanlara af ve mağfiretiyle muamele edecektir (Şevkânî, III, 249).
Mehmet Okuyan
Rabbiniz kalplerinizdekini çok iyi bilendir. Siz iyiler olursanız (şunu bilin ki) şüphesiz ki O, kendisine yönelenleri çok bağışlayandır.
1- Anne ve babanıza karşı ne düşündüğünüzü. 2- Erdemli, samimi, iyi kimseler.
Ahmet Akgül
Rabbiniz, sizin içinizdekini daha iyi bilir. Eğer siz salih (iyi ve istikamet ehli kimseler) olursanız, şüphesiz O da, (Kendisine) yönelip dönenleri bağışlayıp (affedecek ve ödüllendirecektir).
Rabbiniz içinizden geçenleri çok iyi bilir. Eğer dindar, ahlâklı, hayır-hasenât sahibi itaatkâr müslümanlar, sâlih kimseler olursanız, Allah çok tevbe edenleri koruma kalkanına alan, çok bağışlayandır.
(BU öğütlere karşı) içinizde olanı en iyi Rabbiniz bilmektedir. Eğer dürüst ve erdemli kimseler iseniz, şunu bilin ki Allah kötülüklerden tevbe edenlere karşı son derece bağışlayıcıdır.
Rabbiniz sizin kalplerinizdekini çok iyi bilir. Eğer siz iyi olursanız, şunu bilin ki Allah, kötülükten yüz çevirerek tevbeye yönelenleri son derece bağışlayıcıdır.
Rabbiniz sizin içlerinizdekini en iyi bilendir. Eğer siz iyi kimseler olursanız şübhesiz ki Allah da dâima kendine dönenleri (ve çok tevbe edenleri) cidden yarlığayıcıdır.
(Şunu unutmayın) Rabbiniz içinizden geçirdiğiniz her şeyi bilendir. Eğer siz yaptıklarınızı doğru olarak yaparsanız, Şüphesiz ki O, kendisine yönelenleri bağışlayandır.
Rabbiniz kalbinizde olanları [⁶] daha iyi bilir, ebeveyn haklarında iyilik ederseniz [⁷] Allah sizi yarlıgar, çünkü O günah ettikçe tövbe edenler hakkında yarlıgayıcıdır.
Ey insanlar, bu öğütlere içtenlikle uyun! Unutmayın ki Rabb’iniz, içinizden geçenleri sizden daha iyi bilir. Geçmiş hayatınız günahlarla dolu olsa bile, eğer tövbe eder de, bundan böyle dürüst ve erdemli birer insan olursanız, hiç kuşkusuz Allah, tövbe edip hakka yönelenlerin günahlarını bağışlayacaktır. Bunun için:
İçinizde olanı en iyi Rabbiniz bilmektedir. Eğer dürüst ve erdemli kimseler iseniz, [hatalarınızı bağışlayacaktır]: 29 hem, bilin ki, (günahtan) dönüp Allah'a yönelenler için (gerçek) bağışlayıcı O'dur.
Rabbiniz, ana babanıza hangi niyetle davrandığınızı çok iyi bilir. Eğer Salih kimseler olup iyi davranırsanız, şüphesiz O; kendisine yönelenler için tarifsiz bir bağışlayıcıdır. 2/177, 3/92, 39/33
(Ey insanlar!) Rabbiniz, içinizde olan biteni çok daha iyi bilir;[2252] yeter ki[2253] siz iyiliği özümseyenlerden olun: hiç aklınızdan çıkarmayın ki O, (hatada ısrar etmeyip) kendisine yönelenler için tarifsiz bir bağışlayıcıdır.[2254]
[2252] Zımnen: Allah insan olmanın getirdiği farklı hâller dolayısıyla anne-babanın yanlış algılayıp kırıldıkları kasıtsız söz ve tavırlarınızı, onların altında yatan niyet ve tasavvurlara göre değerlendirir.
[2253] İn edatı, kimi zaman “yüreklendirme” (tehyic) ve “kışkırtma” (ilhab) işlevi görür. Edatın söz konusu işlevine dayanarak bu anlamı tercih ettik.
[2254] Evvâbîn, “geri dönmek, yönelmek, vaz geçmek” anlamlarına gelen âbe fiilinden türetilmiştir. İsm-i fail kalıbıyla tekil olarak kullanıldığı beş yer dışında, çoğul olarak sadece burada kullanılmıştır. Evvâbînin anlamı konusunda ilk yorumcular çok farklı şeyler söylemişlerdir (Taberî). Bunlar arasında “akşamla yatsı arasında namaz kılanlar” gibi, hiçbir delile dayanmayan yorumlar yapılmıştır. Said b. Cübeyr, sözcüğün buradaki işlevinin evladın eyleminin ebeveyn tarafından nasıl algılandığıyla değil, özünde iyi ve hayırlı bir amaç taşıyıp taşımadığıyla ilgili olduğunu söyler (Zemahşerî). Bu durumda ibare, ebeveynlerin, özünde iyilik ve hayır amacı taşıyıp taşımadığına bakmaksızın çocuklarına kırılıp gücenmelerinden dolayı Allah’ın onları sorumlu tutmayacağını ifade etmiş olur. Parantez içi açıklama, Taberî’nin Said b. Müseyyeb’ten yaptığı nakle dayanır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Rabbiniz sizin nefislerinizde olana ziyâdesiyle alîmdir. Eğer siz sâlih kimseler oldunuz ise artık şüphe yok ki, o hakka dönenler için bir ziyâde yarlığayıcı bulunmaktadır.
Rabbiniz ruhlarınızdaki duyguları pek iyi bilir. Eğer siz iyi kimseler iseniz şunu bilin ki Allah kötülüklerden, (özellikle anne ve babasına yaptığı kötü muamelelerden, ) tövbe edenlere karşı, günahları çok affedicidir. {KM, Hezekiel 18, 21; Yoel 2, 12-14; II Tarihler 30, 9}