Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2058, sondan 4179. ayet; 17. sure ve İsrâ Suresinin 29. ayetidir. İsrâ Suresi 29. ayetinin kelime sayisi 13, harf sayısı 55 ve toplam ebced değeri ise 3718 olarak hesaplanmıştır. İsrâ Suresinin toplam ebced değeri 473063 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
ولا تجعل يدك مغلولة الى عنقك ولا تبسطها كل البسط فتقعد ملوما محسورا
Bu ayet genellikle kelime kelime, “Elini boynuna bağlama, onu büsbütün de açma” şeklinde tercüme edilmektedir. “Elini boynuna bağlamak” ve “Elini büsbütün açmak” Arap dilinde “cimrilik etmek” ve “müsrif olmak” anlamlarında birer deyimdir. Biz âyeti, kelime kelime tercüme yerine, dilimizde bu anlamları ifade eden iki deyim ile tercüme etmeyi tercih ettik.
Dördüncü ödev hem cimrilikten hem israftan sakınmaktır. Cimrilik de savurganlık da aşırılıktır, bu sebeple haramdır. İkisinin ortası cömertliktir. Ahlâk kitaplarında savurganlık ifrat, cimrilik tefrit olarak nitelenir. İfrat, aklın ve dinin uygun gördüğü ölçünün ilerisinde veya uygun bulmadığı yollarda harcamayı; tefrit de gerekli yerlere gerektiği ölçüde harcamaktan kaçınmayı ifade eder. İsraf da cimrilik de erdemsizlikler arasında sayılır. İkisinin ortası (itidal, vasat) ise cömertliktir.
Mehmet Okuyan
Elini boynuna kilitleme; onu büsbütün de açma! Sonra kınanmış, (kaybettiklerinin) hasret(ini) çekmiş olarak oturur kalırsın.
(Cimrilik ve bencillik yaparak) Elini boynunda bağlanmış (cebine ve kesesine hayır için hiç uzanmamış) olarak kılma; (elindeki nimetleri) büsbütün de açık tutma (saçıp savurma!) . Sonra (horlanıp) kınanır, hasret (pişmanlık) içinde kalakalırsın.
Ve ne elini boynuna bağlayıp cimri ol ve ne de sonuna kadar açıp, varını yoğunu ortaya döküp savurgan ol. Böyle yaparsan, kendini kınanır durumda ve bir şeye gücün yetmeyerek, pişman bir halde oturur kalırsın.
29.Said bin Mansur`un Seyyar Ebi Hakem`den rivayet ettiğine göre Resulullah (a.s.) bolca veren biriydi. Bir gün kendisine kumaş geldi ve onu hemen etrafındaki insanlar arasında paylaştırdı. Sonra bazı kimseler geldiler ve Resulullah (a.s.)`ın kumaşı tamamen dağıttığını gördüler. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi.İbnu Merdeviye`nin Abdullah bin Mes`ud (r.a.)`dan rivayetine göre de bir çocuk Resulullah (a.s.)`a gelerek annesinin bazı şeyler istediğini bildirdi. Resulullah (a.s.), yanında istediği şeylerin bulunmadığını bildirdi. Çocuk bu kez: "Gömleğini kendisine vermeni istiyor" dedi. Resulullah (a.s.) gömleğini çıkarıp çocuğa verdi ve kendisi evde gömleksiz kaldı. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi.Bir başka rivayete göre de Resulullah (a.s.)`ın Hz. Aişe (r.a.)`den elinde olanların tümünü infak etmesini istemesi, Hz. Aişe (r.a.)`nin de bu durumda yanlarında bir şey kalmayacağını söylemesi üzerine bu ayeti kerime indirilmiştir. Ayeti kerimenin iniş sebebinin bu sayılan olayların tümüyle, hatta daha başka olaylarla bağlantısı olabilir.
Ali Bulaç
Elini boynunda bağlanmış olarak kılma, büsbütün de açık tutma. Sonra kınanır, hasret (pişmanlık) içinde kalakalırsın.
[Yani; hiç çalışmamazlık da etme, kendini mahvedecek şekilde de çalışma veya ne çok cimri ol ne de müsrif ol, sırat-ı müstakimde git, diye iki çeşit mana verilebilir. Fakat israf bahsi iki ayet evvel geçtiği ve “mahsura” kelimesi de “yorgun” manasına geldiği için, birinci mana siyak-sibaka daha uygundur. Evet, çok çalışan insan yorulduğu gibi, hiç çalışmayan insan da toplum içinde kınanır.]
Besim Atalay
Elini boynuna bağlamayasın, büsbütün de açmayasın, yoksa pişman olarak, ayıplanmış olarak bir kıyıda kalırsın
Bkz. 25:67Yani Allah’ın verdiği nimetleri paylaşman ve infak etmen gerekirken cimri olma! Hesapsız ve düşüncesiz harcamalar yaparak savurganca davranma ve infak ederken de elindekileri sıfırlama! Cimrilik edersen kınanırsın, savurganca davranırsan pişman olursun, infak adına da olsa her şeyini bağışlarsan çaresiz kalırsın. İyisi mi, her konuda olduğu gibi orta yolu tercih etmek, aşırılıklara, ifrat ve tefrite düşmemek bir Müslümana yakışacak en güzel davranıştır.
Diyanet İşleri (Eski)
Elini boynuna bağlayıp cimri kesilme, büsbütün de açıp tutumsuz olma, yoksa pişman olur, açıkta kalırsın.
Ne öyle ellerini boynuna kelepçeyle bağlamış gibi cimri ol, ne dekeseyi sonuna kadar açan bir savurgan; yoksa ya cimriliğinden dolayı kınanmış bir hâlde, ya da savurganlığından dolayı pişmanlık ve üzüntü içerisinde oturup kalırsın.
1 Âyetin bu bölümünün kelime anlamı, “(Ey Muhammed!) Elini boynuna asıp bağlama ve elini büsbütün de yayma.” şeklindedir. “Elini boynuna asıp bağlamak” cimri olmaktan, “elini büsbütün yaymak” da saçıp savurmaktan mecâz olduğu için yukarıda bu anlamlar tercih edilmiştir.2 Peygamber (s.a.v)’den bir çocuk, bir şeyler ister; o da yanında gömleğinden başka bir şeyi bulunmadığı için gömleğini çıkarıp o çocuğa verir. Bu âyet bu olay üzerine nâzil olur. (Vâhidî)
Muhammed Esed
Ve ne ellerini boynuna bağlayıp kilitli tut, 35 ne de sonuna kadar aç[ıp varını yoğunu ortaya dök]; böyle yaparsan, [yükümlü olduğun kimselerce] kınanan, yapayalnız ve yoksul biri olup çıkarsın.
Ne eli sıkı bir cimri ol ne de saçıp savuran biri. Aksi halde kınanır, pişman olursun. Bu durumda hem dile düşersin ve hem de açıkta kalırsın. 5/64, 25/67
Yine sen (ey insan), ne ellerini boynuna bağlayıp (cimrilik yap), ne de onları büsbütün açarak (saçıp savur);[2257] eğer böyle yaparsan, kınanmış olarak (bir köşeye atılıp) pişmanlık içinde kıvranırsın.
[2257] “El bağlamak-el açmak” deyimleri, cimrilik ve israf veya cimrilikten kinayedir. Parantez içi açıklamalarımızın gerekçesi budur. Harcama ahlâkıyla ilgili bir başka âyet için bkz: 25:67.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve elini boynuna bağlanmış kılma ve onu büsbütün de açma. Sonra fazlaca levme uğramış, hasret içinde kalmış bir halde oturup durursun.
Ellerin boyna bağlanmış olması, cimriliği temsil eder. Ellerin açılması da savurganlıktan kinâyedir. Yani ne öyle ellerini boynuna bağlamış gibi cimri ol; ne de malını saçıp savur. Her iki hal de insanın kınanıp üzüntü içine düşmesine neden olur.
Süleymaniye Vakfı
Ne eli sıkı ol ne de onu büsbütün aç. Yoksa hem dile düşmüş hem de açıkta bırakılmış olarak oturur kalırsın.