Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan
2093, sondan
4144. ayet;
17. sure ve
İsrâ Suresinin
64. ayetidir.
İsrâ Suresi 64. ayetinin kelime sayisi
19, harf sayısı
96 ve toplam ebced değeri ise
6353 olarak hesaplanmıştır.
İsrâ Suresinin toplam ebced değeri
473063 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
واستفزز من استطعت منهم بصوتك واجلب عليهم بخيلك ورجلك وشاركهم في الاموال والاولاد وعدهم وما يعدهم الشيطان الا غرورا
واستفززمناستطعتمنهمبصوتكواجلبعليهمبخيلكورجلكوشاركهمفيالاموالوالاولادوعدهمومايعدهمالشيطانالاغرورا
Vestefziz meni-steta’te minhum bisavtike ve eclib ‘aleyhim biḣaylike veraclike veşârik-hum fî-l-emvâli vel-evlâdi ve’idhum(c) vemâ ye’iduhumu-şşeytânu illâ ġurûrâ(n)
“(Haydi) onlardan gücünün yettiğinin ayağını çağrınla kaydır. Atlıların ve yayalarınla onların üzerine yürü. Onların mallarına ve evlatlarına ortak ol. Onlara vaadlerde bulun.” Hâlbuki şeytan onlara aldatmadan başka bir şey va’detmez.
Şeytan, insanlara vesvese vererek, gizli maksadını ve hedefini anlamayacakları bir dille onları günah işlemeye çağırarak yoldan saptırmak ister (bk. Zemahşerî, II, 367; Şevkânî, III, 273). Bir yoruma göre “süvariler ve yayalar”dan maksat, şeytanın her türlü hileleridir; diğer bir yoruma göre de Allah’a isyan yoluna koyulanlardır. Şeytanın, kendine uyanların mallarına ortak olması, insanlara gasp, hırsızlık, tefecilik gibi haksız işler yaptırmak suretiyle onlara haram servet kazandırmasıdır. Buna göre haram kazanan şeytanın öğüdüne uymuş, onunla ortaklık etmiş olduğu için bu ortaklık kazandığı mal için de söz konusudur. Diğer bir yoruma göre burada Câhiliye Arapları’nın hayvanlarının ve ziraat ürünlerinin bir kısmını cinlerin ve meleklerin sembolleri saydıkları putlarına ayırmaları, onların hizmetine harcamaları şeklindeki uygulamaları kastedilmiştir. Aslında putperestlik şeytanın teşvik ettiği bir inanç şekli olduğu için putperestler putlara adadıklarını da şeytanlara adamış ve böylece onu mallarına ortak yapmış sayılırlar (İbn Âşûr, XV, 154). Daha uygun görünen diğer bir yoruma göre burada insanların mânevî hayatlarına saldırıp tahrip etmeye çalışan şeytan, atlıları ve yayalarıyla bir yeri yağmalamaya gelen eşkıyaya benzetilmiştir (Mevdûdî, III, 123). Bu eşkıya, işgal ettiği yerin halkının zayıf karakterlilerini kendi tarafına çekip hükmü altına alır, onların mallarına ve evlâtlarına ortak olur.
Müşrikler, mallarından ve ürünlerinden putlara pay ayırdıkları gibi çocuklarına da Abdüllât, Abdüluzzâ gibi putlara bağlı isimler verir, onları putperest olarak yetiştirirlerdi. Âyetin ifadesine göre bu, şeytanın mallarında ve çocuklarında onlara ortak olmasıydı. Daha genel olarak insanlar, mallarını haram yollarda harcamak, evlâtlarını da bâtıl inanç ve kötü ahlâk üzerinde yetiştirmekle bu konularda şeytanı kendilerine ortak yapmış olmaktadırlar.
Gücünün yettiği kişileri davetinle (gerçeklerden) uzaklaştır! Süvarilerinle ve yayalarınla onları yaygaraya boğ! Malları ve çocukları (aracılığıyla yapacakları kötülükler)de onlara ortak ol! Kendilerine vaatlerde bulun!” Şeytan, insanlara aldatmadan başka bir şey vadetmez.
Benzer mesaj: Nisâ
4:120.
“Onlardan gücünün yettiği kimseleri davetinle şaşırt; süvarilerinle ve yayalarınla onların üzerine yaygarayı bas; mallarda ve evlatlarda onlara ortak ol, kendilerine vaadlerde bulun!” Şeytan, insanlara aldatmadan başka bir şey vadetmez.
Onlardan, gücünün yettiğini sesinle¹ ayart. Atlıların ve yayalarınla² onları yaygara ile yönlendir. Mallarında ve çocuklarında onlara ortak ol³. Ve onlara vaatlerde bulun. Şeytanın vadettikleri gururdan⁴ başka bir şey değildir.
1- Söyleyeceklerinle/vereceğin vesvese ile. 2- Bütün gücünü kullanarak. 3- Mallarını ve evlatlarını kullanarak onlara kötülük yaptır, günah işlet. 4- Aldanmaktan.
“(Ey İblis, insanlardan) Onlardan güç yetirdiklerini sesinle (vesvesenle) sarsıntıya uğrat, atlıların ve yayalarınla onların üstüne yaygarayı kopar, mallarda ve çocuklarda onlara ortak ol ve onlara çeşitli (kuruntu) va’adlerde bulun (haydi sana fırsat! denilmişti) .” Ancak şeytan, onlara aldatmadan başka ne va’ad edebilir ki?
Onlardan kime gücün yeterse seslen, oynat yerinden onu, atlı, yaya, bütün ordunla yürü üstlerine, malda, evlatta ortak ol onlarla ve vaadet onlara ve Şeytan, yalandan başka bir şey vaat edemez ki onlara.
Ey şeytan haydi onlardan gücünün yettiklerini sesinle yerinden oynat ayart ve aldat. Onlara karşı atlarınla ve adamlarınla, bütün kuvvetini toplayarak yürü ve yüklen onlara. Böylece onların mallarıyla, çocuklarıyla ilgili olarak, işleyecekleri günahlara yani mal ve çocuklarını kendi yolunda kullandırarak onlara ortak ol. Onlara türlü türlü sözler vererek aldat onları...” Gerçekten şeytan, aldatmadan başka birşey vaadetmez ki onlara.
“Onlardan iğfal etmeye gücünün yettiği kimseleri, gayr-i meşru yayınlarınla saygısızca küçümseyerek huzursuz hale getir, oynat. Allah'a isyan yolunda koşuşturan avanelerini, günah, isyan bataklığına sokmak için dolaşan hempalarını, uzağıyla, yakınıyla her türlü tuzaklarla, onların üzerine sür. Mallarını uğrunda peşkeş çektirerek; çocuklarını-nesillerini zina mahsulü putperestler haline getirerek onlara ortak ol. Onlara hem va'dlerde bulun, hem de onları tehdit et.” buyurdu. Şeytan ve şeytan tıynetli ahlaksız azgınların va'd ve tehdit edeceği şeyler kesinlikle bir aldatmacadan ibarettir.
Onlardan gücünün yettiğini sesinle yerlerinden oynat. Atlılarınla ve yayalarınla üzerlerine yaygarayı kopar, mallarda ve çocuklarda onlara ortak ol ve onlara vaadlerde bulun." Şeytan onlara aldatmadan başka bir şey vaad etmez.
'Onlardan güç yetirdiklerini sesinle sarsıntıya uğrat, atlıların ve yayalarınla onların üstüne yaygarayı kopar, mallarda ve çocuklarda onlara ortak ol ve onlara çeşitli vaadlerde bulun.' Şeytan, onlara aldatmadan başka bir şey vadetmez.
Hem insanlardan gücün yettiği kimseleri, sesinle (Şehevî çalgılarla) kaydır ve fenalığa götüren süvarilerinle, piyadelerinle üzerlerine yaygara kopar. (Haram kazandırmakla) mallarına ve (zina yaptırmakla) evlâdlarına ortak ol; onlara (yalan yere) vaadlerde bulun. Fakat Şeytan, onlara, yalnız bir aldanış vaad eder.
Onlardan gücünün yettiği kimseleri sesinle havalandır, süvarilerinle, yayalarınla onları yaygaraya boğ; mallarına, evlatlarına ortak ol. Kendilerine vaatlerde bulun.” Fakat şeytanın vaadetmesi, aldatmaktan başka bir şey değildir.
Sesin yetiştiğince çağırasın onlara, atlıyı, yayayı yürütesin üstlerine, hem mallarında, hem de çocuklarında onların ortaklık et sen, söz dahi ver onlara, şeytan ancak aldatmakçin söz verir!
(Haydi) “Onlardan gücünün yettiğini sesinle yoldan çıkar. Atlıların ve yayalarınla onların üzerine yürü. Servet ve evlat edinirken onlara ortak ol ortak ol. Onlara (yalan yere) vaatlerde bulun.” Zaten Şeytanın vadettiği her şey sadece akıl çelmek içindir.
“Sesinle” ifadesi “vesvese ve fısıldama” anlamlarında kullanılmıştır. Şeytanların insanların göğsüne seslenmesi vesvese ve fısıldama şeklinde anlatılmıştır. “İnsanların kalplerine kötü düşünceleri fısıldayan sinsi vesvesecinin şerrinden Allah’a sığınırım.” (Nas
114:4-5)“Atlıların ve adamlarınla onların üzerine yürü” demek; “var gücünle ve bütün entrikalarınla yüklen” demektir.“Servet ve evlat edinirken onlara ortak ol.” Yani servetlerini haram yollardan, haksız kazançtan elde etmeleri için çaba sarfet, evlatlarını da haram yollara sevk etmek için onları ayart anlamındadır.
"Sesinle, gücünün yettiğini yerinden oynat, onlara karşı yaya ve atlılarınla haykırarak yürü, mallarına ve çocuklarına ortak ol, onlara vaadlerde bulun ama şeytan sadece onları aldatmak için vaadeder.
Onlardan gücünün yettiği kimseleri dâvetinle şaşırt; süvarilerinle, yayalarınla onları yaygaraya boğ; mallarına, evlâtlarına ortak ol, kendilerine vaadlerde bulun. Şeytan, insanlara, aldatmadan başka bir şey vâdetmez.
"Onlardan gücünün yettiğini sesinle yerinden oynat, onlara karşı tüm gücünü ve adamlarını seferber et, paralarının ve çocuklarının bir bölümüne ortak ol ve onlara umut ver. Şeytan, onlara ancak sahte umutlar verir."
"Onlardan gücünün yettiğini yerinden oynat. Atlıların ve yayalarınla onların üzerine yaygarayı bas! Mallarda ve çocuklarda onlara ortak ol! Ve onlara vaadlerde bulun." Fakat şeytan onlara aldatmadan başka bir şey vaad etmez.
Hem onlardan gücün yettiğini sesinle oynat, süvarilerin ve piyadelerinle üzerlerine bas gürültüyü, ve mallarına evlâdlarına ortak ol ve onlarla va'dler yap, fakat Şeytan onlara bir aldanıştan başka ne va'd eder?
«Onların içinden gücünün yetdiği kimseleri sesinle yerinden oynat, onlara karşı süvarilerinle, piyadelerinle yaygara çıkar, mallarına, evlâdlarına ortak ol. Onlara va'd et». Şeytan (bu)! Onlara bir aldatışdan başka ne va'd eder o?
“Hem onlardan gücünün yettiği kimseleri sesinle (vesvesenle) yerinden oynat; süvârilerin ve yayalarınla üzerlerine yaygarayı bas; mallarda ve evlâdlarda kendilerine ortak ol ve onlara (yalan) va'dlerde bulun!” Zâten şeytan, onlara aldatmadan başka ne va'd eder?(4)
(4)Şeytanın hîleleri ve bunlardan korunma yolları ile şeytanın yaratılması ve insana musallat edilmesindeki hikmetler için bakınız; (Lem‘alar, 13. Lem‘a, 71-91; Sözler, 21. Söz, 96-100; Mektûbât, 12. Mektûb, 31-33)
“Onlardan gücünün yettiklerine sesinle boyun eğdir veya atlarınla ve adamlarınla onları kendine özendir, mallara ve evlatlara onları (güçlerine) ortak et veya çeşitli vaatlerde bulun. Şeytan ancak insanlara gurur (aldanmayı) vaat eder.”
«— Onlardan gücün yettiklerini sesinle yerinden oynat. Üzerlerine süvarinle, piyadenle yürü, onlar ile emvâlde, evlâtta ortak ol [⁸], onlara vaatlarda bulun [⁹]. Şeytan aldatmadan başka bir şey vaadetmez»;
[8] Çünkü Kureyş mallarını putlara adarlar, «— Bu oğlumu bana filân bağışladı» derlerdi. İşte bunlarda şeytan ortak olur demektir. Yahut veled-i zinada çalman mallarda ortak olur.[9] «Kıyamet yok» de.
“(Ey İblis!) Onlardan güç yetirdiklerini sesinle yerinden oynat, atlıların ve yayalarınla onların üzerine yürü, mallarda ve çocuklarda onlara ortak ol ve onlara çeşitli vaatlerde bulun.” Şeytan, onlara aldatmadan başka bir şey vaat etmez.
“Haydi git; onlardan gücünün yettiğini, yüreklerde çınlayan sesinle yoldan çıkar; gerek yaya, gerek atlı, bütün ordularınla dört bir yandan yürü üzerlerine; haram kazancı teşvik ederek mallarına ve senin istediğin amaçlar doğrultusunda eğitilip yetişmelerini sağlayarak çocuklarına ortak ol ve “Dürüstlük karın doyurmaz, çalmazsan aç kalırsın!” “Sınırsız zevk ve eğlence içinde hayatı doyasıya yaşamak varken; doğruluk, fedâkârlık gibi safsatalarla ne diye keyfini bozacaksın?” “Allah nasıl olsa affeder!” gibi türlü vaadlerle oyala onları! Doğrusu şu ki; şeytanın onlara verdiği sözler, sonu felâketle bitecek bir aldatmacadan başka bir şey değildir!”
“Onlardan gücünün yettiği kimseleri sesinle korkutarak titret!
Atlı ve yayalarınla / doğrudan veya dolaylı olarak onları bağıra çağıra yönlendir!
Onlara Mallar’da ve Evlatlar’da ortak ol!
Onlara vaadde bulun!”.
Şeytan onlara ‘aldatma’dan başka birşey vaad etmez.
(Ve devamla): “...Onlardan gücünün yettiklerini davetinle ayart, atlı ve yaya (adam)larınla onlara yüklen,1 onların mallarına ve çocuklarına ortak ol ve (hatta) onlara (her türlü) vaatlerde bulun...” -zâten şeytan, onlara aldatmadan başka bir şey vâdetmez ki...-
1 “Atlıların ve adamlarınla onlara yüklen” demek; “bütün gücünle yüklen” demektir.
Haydi, şimdi onlardan gücünün yettiğini sesinle ayart; atlarınla ve adamlarınla 77 onların üzerine yüklen ve (böylece) onların, mallarıyla çocuklarıyla 78 [ilgili olarak işleyecekleri günahlara] ortak ol; onlara vaadlerde bulun; çünkü [onlar bilmezler ki] Şeytan'ın vaad ettiği her şey sadece akıl çelmek içindir. 79
Haydi şimdi onlardan gücünün yettiğini vesvesenle ayart, onların üzerine süvarilerinle ve piyadelerinle saldır. Onların mallarına ve evlatlarına ortak ol ve onlara çeşitli vaatlerde bulun! Unutmayın ki şeytanın vaatleri aldatmacadan başka bir şey değildir. 2/168, 3/175, 35/5-6,
Ve onlardan gücünün yettiklerini sesinle yoldan çıkar; atlılarını ve yayalarını sal üzerlerine, servet ve evlat edinirken onlara ortak ol;[2298] dahası onlara vaadlerde bulun! -Ama şeytanın vaadi aldatmadan başka bir şey ifade etmiyor-[2299]
[2298] Yani: Servetlerini ve evlatlarını haram yollardan elde etmeleri için onları ayart. Haksız kazanca ve zinaya bir atıf. Böylesi bir sapma, gerçekte “şeytanla işbirliği” sayılmaktadır.
[2299] İtiraz cümlesi kabilinden olan yan cümleler iki çizgi arasında gösterilmektedir.
«Ve onlardan kime gücün yeterse onu sesin ile oynat ve onların üzerlerine süvarilerinle, piyâdelerinle sayhada bulun ve onlara mallarda ve evlatlarda ortak ol, ve onlara vaadler yap, onları şeytanın vaadedeceği şey ise bir aldatıştan başka değildir.»
Allah sonra şöyle buyurdu: “Onlardan gücünün yettiğini sesinle aldatıp kötülüklere kaydır. Süvari veya piyade olarak bütün kuvvetlerini toplayarak onların üzerine yürü, mallarına ve evlatlarına ortak ol, bol bol vaadlerde bulun onlara! ” Şeytan bu! Onları aldatmadan başka ne vaad eder ki! [19, 38; 14, 22]
Onlardan gücünün yettiğini sesinle yerinden oynat; atlıların ve yayalarınla onların üzerine yaygarayı bas; mallarda ve evladlarda onlara ortak ol; onlara (çeşitli) va'dler yap (va'dlerinle onları oyala); şeytan, onlara aldatmadan başka bir şey va'detmez-.
“Onların içinden gücünün yettiğini sesinle[1] yerinden oynat; atlılarınla ve yayalarınla yönlendir. Mallarına ve çocuklarına ortak ol[2]. Bir de onlara söz ver.” Şeytan sadece aldatmak için söz verir.
[1] Vesvese, fısıldama, seslenme. Melek(cin) grubundan Şeytanların insanların göğsüne seslenme özelliği Nas Suresinde anlatılmıştır. Göğüste olan ruhtur. [2] Onları birlikte yönetin.
İnsanlardan gücünün yettiklerini sesinle titret! Atlı ve yayalarınla onların üzerine yürü! Onların mallarına ve evlatlarına ortak ol, onlara vaadde bulun! Şeytan onlara aldatmadan başka ne vaat edebilir?
“Onlardan gücünün yettiğini sesinle yoldan çıkar. Süvarilerinle, piyadelerinle onların üzerine yürü. Mallarına, evlâtlarına ortak ol. Onlara vaadlerde bulun. Ama Şeytanın onlara vaad edeceği, bir aldatmadan başka nedir ki?
"Onlardan güç yetirdiğini sesinle yerinden oynat. Atlıların ve yayalarınla yaygara çıkarıp üzerlerine çullan. Mallarda, evlatlarda onlara ortak ol, onlara ha bire vaatte bulun." Şeytan onlara bir aldanıştan başka ne vaat eder ki?!
“daħı yiynild ya'nį depret anı kim gücüñ yitti anlardan ünüñ ile [148a] daħı ķındur ḥayķır anlaruñ üzere atlularuñ ile daħı yayalaruñ-ıla daħı ortaķ ol anlaruñ-ıla mallarda ya'nį ħarām mallar daħı oġlanlarda ya'nį zinādan doġanlar daħı va'de vir anlara” şeyŧān illā aldamaķ.
İstiḫfāf eyle kime gücüñ yitişse anlardan ḳıġırmaḳ bile ve azdur anları at‐luñ‐ıla yayaġuñ‐ıla. Daḫı şerīk ol anlara māllarda ve oġlanlarda.Bāṭıl va‘de eyle anlara. Daḫı va‘de eylemez anlara şeyṭān illā aldamaḳ vedoġru yoldan azdurmaḳ.
Onlardan kimi bacarırsansa, səsinlə (vəsvəsənlə) yerindən oynat, atlı və piyadanı onlara qarşı səfərbər et, (onları harama, ziyana sövq etməklə) mallarına və övladlarına ortaq ol, onlara cürbəcür (yalan) və’dlər ver. Şeytan (ona uyanlara) yalnız yalan və’d verər!
And excite any of them whom thou canst with thy voice, and urge thy horse and foot against them, and be a partner in their wealth and children, and promise them. Satan promiseth them only to deceive.
"Lead to destruction those whom thou canst among them,(2254) with thy (seductive) voice;(2255) make assaults on them(2256) with thy cavalry and thy infantry; mutually share with them wealth and children;(2257) and make promises to them." But Satan promises them nothing but deceit.(2258)*
2254 "Do thy worst; but ye are both warned that that path leads to destruction." 2255 Evil has many snares for mankind. The one that is put in the foreground is the voice-the seductive personal appeal, that "makes the worse appear the better part." 2256 The forcible assault of Evil is next mentioned under the metaphor of cavalry and infantry. It is when cajolery and tempting fair-seeming seem to fail that an attack is made in force with weapons of violence of all kinds, like the different arms in an organised army 2257 If the first assaults are resisted, Evil has other weapons in its armoury. Tangible fruits are dangled before the eyes, ill-gotten gains and children of sin, that follow from certain very alluring methods of indulgence in passion. Or it may be children dedicated to sin or worldly gains, etc. And then there are all kinds of promises for the future. 2258 This is a parenthetical clause inserted to show up what the promises of the Evil One are worth.